la corda d'oro isimli animede viyolin çalan bir karakter.
her ne kadar soğuk birisi olsa da, alaycı replikleri bazen insanı gülmekten yerlere yatırabiliyor.
aslında japonca ismi 月森 蓮 (tsukimori ren) olsa da, nedense len ismini kullanır. artistlik olsun diye sanırım.
"insanların evinin önünde ne haltlar karıştırıyorsunuz?" gibi efsane bir repliği vardır ki her ne kadar adam ciddi bir ses tonuyla söylese de gülmekten yerlere yatırır.
kadın-erkek karakter sayısı arasında uçurumların olduğu anime türü. evet japonlar da bu türe harem diyor.
ya bir erkek ve onlarca kadın, ya da bir kadın ve onlarca erkek karakter vardır bu animelerde. hatta bazılarında sadece kadın veya sadece erkek de bulunur ama bu tür animeler de genelde lgbti konseptli olur. olmayanı vardır ama geneli böyle.
la corda d'oro gibi eğitici-öğretici olanları da vardır, çok acayip fantezilere kayanı da.
bir de genelde lise hayatını konu alıyor bu animeler.
ingiltere'de yayılması türkler sayesinde olan tütün mamülü.
ingilizler eskiden tütün için sadece pipo kullanırlarmış. ama osmanlı askerleri arasında sigara kullanımı epey yaygınmış. haliyle ingilizler kırım savaşı sırasında bizim osmanlı subaylarına epey özenmişler ve gazete kağıtlarına tütün sarıp içmişler.
48 yaşımdayım der demez insanları itinayla kaçırtıyorum. sanıyorum ben sizin ananızım. sadece ben ne dersem o olmuyor. tamam lan yakında ölcem biraz daha nazik davranabilirsiniz idareten. ara ara gelir kimseyi rahatsız etmeden yazar giderim.
ilkyaz şiirinde geçen
"Ah, kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya" dizeleriyle kendini tanımlarken bizlerin de zihnine kısacık ama çok önemli bir mesajı kazımış 1933 yozgat- 2015 ankara arasındaki tire çizgisini layıkıyla doldurmuş şair ve yazar.
eski bir düş sokağı sakinleri şarkısı. murat yılmazyıldırım'ın ustalığını konuşturduğu muhteşem bir parça. 1999 çıkışlı, "üç" isimli albüme ait. eskiden denk geldiğiniz bir şarkı ise çok güzel bir nostalji imkanı tanıyacaktır. yeni dinliyorsanız da aynı şekilde sizi başka yerlere götürebilecek güçte bir şarkı.
"Yakın gel gülen mor yel
Yakın gel kara düşlerime"
inceliklerin şairi gülten akın tarafından 17 yaşında idam edilen erdal eren için hissettiklerini anlattığı şiirdir.
"büyüyüp de on yedine geldiğinde
baban sana idamlar alacak"
Ukde beyaz zenci
Soad.
Loneyl day şarkısını çok sevdiğim ermeni asıllı metal grubu.
bir konserleriyle alakalı "türkler ve köpekler giremez" cümlesini de hatırlıyorum ama Detayları hatırlamıyorum .