Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

güven sözlük yazarlarının hikayeleri

christian rosenkreuz christian rosenkreuz · 30.12.2018 04:20 · 1364 · #28268
günlerdir ne bir satır, ne bir kelime yazabildim. aklıma gelen fikirleri bir türlü kağıda dökemiyorum...

ne şiirler, ne roman temaları, ne hikayeler geldi aklıma. ama ne zaman daktilomun başına otursam saatlerce bir şey yazabilmek için bekliyorum.

yine böyle, hiçbir şey yazamadığım günün gecesinde dışarı çıktım. ne sevgilim, ne de bir arkadaşım olduğu için yıllardır yalnız dışarı çıkıyordum ve bu duruma alışmıştım artık.

"belki 1-2 kadeh şarap içersem yine yazma isteği gelir..." diye düşünerek her zaman gittiğim bara gittim. herkes ya flört ediyor ya da arkadaşıyla beraber... ben hariç...

artık garsonlar da beni tanıdığı için gelir gelmez şarabımı önüme koyuyorlar. garsonlarla bile çok fazla konuşmuyorum bu sebeple.

bu sefer bir şeyler farklıydı ama. sanki bir çift göz bana bakıyor gibiydi.

ilk başta umursamadım ama kadının hala bana baktığını fark edince kadehimi kaldırdım. başımla selam verip tekrar kendi dünyama döndüm.

ama anlaşılan o ki kadın beni dünyamda rahat bırakmak istemiyordu. karşıma oturdu.

"bugün yalnızınız sanırım?"

"sadece bugüne mahsus bir durum değil..."

"belki bugün yeni bir başlangıç olur hayatınızda?"

"hiç sanmıyorum... beni tanımadığınız için böyle diyorsunuz..."

"o halde tanışalım?"

işte bu beklemediğim bir durumdu. böyle şeylere çok yabancı olduğum için ne yapacağımı bilemedim.

"giray afşar, ya siz?"

"ayça akaltın"

"yoksa o ayça akaltın mı?"

ayça akaltın... neredeyse 50 yıldır hiç değişmeyen şarkıcı...

"evet"

dedikleri kadar varmış... gerçekten de çok güzel...

"çok şaşırdım. sizinle burada karşılaşmak... ve gerçekten çok güzelsiniz... b.. ben..."

güldü.

"evet, hep bu tepkiyi alıyorum."

"ama insanlar haklı değil mi? siz şarkıcılığa başladığında annem ve babam bile doğmamıştı neredeyse..."

"tanıştığım erkekler arasında en genç olanısınız o halde."

yüzünde tatlı bir gülümseme belirdi.

"neden başbaşa kalabileceğimiz bir yere gitmiyoruz giray bey? hem belki size bir şarkı söylerim?"

"b... be... ben... bilmiyorum... gitsek mi ki?"

ne yapacağımı bilemez haldeydim... karşımda 50 yıldır güzelliğinden kaybetmemiş bir kadın var, ama bir yandan da içimde kötü bir his...

"siz bilirsiniz?"

"peki o zaman, gidelim..."

en azından belki yazacak ilginç bir olay yaşarım diye teklifi kabul ettim. ama yine de içimde kötü bir his vardı.

doğrusunu söylemek gerekirse bunlardan başka o gece ne olduğunu hiç hatırlamıyorum. gözümü açtığımda evdeydim ve yanımda da bir zarf vardı. zarfı açtığımda içinde "eğer sen de kabul edersen, hayatın tamamen değişecek" yazıyordu.

ne yapacağımı gerçekten bilmiyorum...
Upvote 2
Downvote 0
0

evli çiftlerin asla yapmaması gerekenler

annapolly annapolly · 30.12.2018 04:04 · 1139 · #28259
her kişinin kendine özgü özel alanları ve zamanları olacağını unutmak. nihayetinde 1 yuva kuruluyor ama siz 2 kişisiniz. elbette kendi özel alanınıza ayıracağınız zaman çok önemlidir. eşinizle birlikte geçirdiğinizden daha çok zamanı farklı kişilerle geçirmeye başlarsanız bu evliliği bitirir. benim de evliliğimi bitirme nedenimdir ayrıca.
Upvote 3
Downvote 0
2

sir arthur conan doyle

christian rosenkreuz christian rosenkreuz · 30.12.2018 04:03 · 399 · #28258
tarihi kurgu konusunda vasat bir yazar olan yazar.

açıkçası sherlock holmes'da çitayı öyle bir noktaya koymuş ki adam tarihi romanlarını okuduğunuzda üçüncü sınıf fantastik kurgu romanı okuyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz.
Upvote 0
Downvote 0
1

evlendiğimde 48 kiloydum

annapolly annapolly · 30.12.2018 03:46 · 920 · #28254
kendim de dahil çevremdeki kadınlara baktığımda bir türlü mümkün gibi gelmeyen durumdur. 45 değil, 50 değil, 55 değil illa 48. bak yeminle bunu sosyolojik bir araştırma konusu yaptım. kime sorsam 48 kiloydum diyor.

belki benim yetişkinlikten sonra tabi hayatım boyunca hiç 48 kilo olamayışımdan kaynaklanan bir komplekstir bu.

tanım bir anne sözü olup yıllar içinde katlanarak artan kilodur.
Upvote 3
Downvote 0
0

doğalgaz faturası

annapolly annapolly · 30.12.2018 03:30 · 1391 · #28249
her ay belirli tarihlerde gelen ve çalışanın nihahahaha kahkahaları atarak kapıya bıraktığını düşündüğüm lanet. evet bir tür lanet olmalı.

bu ay 450 lira geldi. sanki şatoda yaşıyorum. kimle yazışsam hemen bunu yazıyorum. onun için beni dertleşmelik yazar veritabanına almayın.

edit: doğalgaz bitişik yazılıyor olabilir mi? lütfen düzeltilsin. teşekkürler.
Upvote 3
Downvote 0
1

kar

muskulpesent muskulpesent · 30.12.2018 03:17 · 2019 · #28241
orhan pamuk'un 2002 yılında yayınlanan romanıdır. kendi ifadesiyle kitabının siyasal yanı olduğunu söyler. kitapta ülkenin kronikleşmiş bazı sorunlarını ele almış ve halkın bu konularda sömürüldüğünü anlatmıştır.
Upvote 1
Downvote 0
0

behlül dana

normal adam normal adam · 30.12.2018 03:05 · 1437 · #28237
Ukalâ-yı mecânînin en meşhûrlarından biri olan Behlûl Dânâ hakkındaki bilgilerin büyük bir kısmı menkıbe mâhiyetindedir. Meşhûr halîfe Hârûn Reşîd devrinde yaşamışdır. İlâhî bir cezbeye tutuldukdan sonra acâib bir hâle bürünmüş, sözleri nükteli, davranışları mürşidâne bir hâl almışdır...Menkıbelere göre, mezarlıklarda ve harâbelerde dolaşır, yalnızlığı sever, zaman zaman çocukların maskarası olur, onlar tarafından taşlanır, ama bunları hep hoş karşılarmış...

Bazı kaynaklara göre Behlûl Dânâ, Hârûn Reşîd'in kardeşi, bazılarına göre yeğeni, bazılarına göre ise musâhibi yani nedîmidir. Halîfe Hârûn Reşîd'e gerçekleri hiç çekinmeden söylediği, bu kudretli hükümdârın hatâlarını hiç korkmadan yüzüne vurarak onu irşâd ettiği, bunun için eline geçen fırsatları hiç kaçırmadığı rivâyet edilir...

Muhyiddin İbnü'l-Arabî ve Abdülvehhâb eş-Şa'rânî gibi büyüklerin eserlerinde O, bir "meczûb-i ilâhî" olarak gösterilmişdir. Ferîdüddin Attâr Hazretlerinin İlâhînâme'sinde ve Mevlânâ Celâleddîn Rûmî'nin Mesnevî'sinde de ona âit menkıbeler anlatılmışdır...

Bütün büyük mürşidler gibi Muzaffer Efendi Hazretleri de zaman zaman, münâsebet düşdükçe Behlûl Dânâ'nın menkıbelerini anlatırlardı...Ses kayıtları ile tesbit edebildiklerimizden ve hatırımızda kalanlardan bazılarını sizlerle paylaşmak istedik...

--alıntı--

[url] defter-i-ussak.blogspot.com/...[/url]
Upvote 2
Downvote 1
0

kar

normal adam normal adam · 30.12.2018 03:01 · 2019 · #28236
eskişehir semalarından soğuklarından ardından çıkan bir assolist gibi şarkısını söyleyip yer küreyi beyaza boyamaya başlamış. baharın kuşları neyse kışın eşsiz kuşları da kardır. geceye beyaz örtüyü çekerken yer yüzüne sükunet bulaştırmış . hiç bitmeyecek gibi sevinen insanların gözünde yeniden bir ışıltı oysaki sokaklar evsizlerle dolu , dolu ama bereketiyle gelen kar onlara da bir çözüm bulacaktır muhakkak ki . insan beyaza aşıktır aslında kar bir aracı şeytan siyah melek kar gibi değil miydi ? sanrılara bulanmış san bir sokak ışıklar tabelalar yaşlanmış sanki . fuzuli bir uğraş olsa da kartopu savaşı zaten hayatta ne değil ki fuzuli. ah keşke sözleri olsa da şu beyazların bize anlatsa güzelliği belki de sessizliği seçerdi . belki de beyazlar içinde getirirdi ...
Upvote 2
Downvote 0
0

ekmek

annapolly annapolly · 30.12.2018 03:00 · 1531 · #28235
ekmek ilk başlarda iki büyük taş parçası arasında buğday, çavdar, darı, mısır ve arpanın ezilip un haline getirilmesi ve suyla karıştırılması sonucu yapılandır ki mısırlıların duvar resimlerinde vardır.

tabii ki günümüzdeki ekmek gibi mayalı ekmek ilk defa yine mısırlılar tarafından mö. 2000 li yıllarda anlatılanlara göre mısırlı bir fırıncının hamuru güneş altında unutmasıyla ortaya çıkmış. mö. 1. yy'da da yunanlılar közde pişirme yerine bir tarafı açık fırında pişirmeyi bulmuşlar.

bugün öğleden sonra 2. kahvaltımı yaparken aklıma geldi benim. çıtır çıtır bir ekmeği hele de sıcaksa ne kadar çok seviyorum. hem iyi bir şey bu ekmek hem de değil. ekmeğe abanan bir milletin sağlıklı beslendiğini düşünmüyorum. her ne kadar bize bu derece keyif verse de. alışkanlık bence. hem de kötü bir alışkanlık.
Upvote 2
Downvote 0
1