Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

kan tutması

Nurse Nurse · 29.05.2020 00:55 · 637 · #74697
Muhteşem kanlı vakalarda bulundum hiç biri beni stajerken hastane personelinin girdiği ameliyat kadar etkilemedi.. Ameliyathane nin lokal odası vardı. Yusuf abi 55 yaşlarında yıllarca temizlik personelliği yapmış o dönemde de lokal masasında doktorları asiste ediyordu. Birgün vakayı içeri aldık hazırladık, hasta suriyeli bacağının iç kısmında bir ceviz kadar miyom var o alınacak. Sonra doktor geldi acil işi çıktığını söyledi. 'Yusuf sen halledersin' dedi.

Yani normalde ilk önce küçük bir insizyon yapılır sonrasında o parça alınır bu sırada hastaya lokal anestezi verildiği için hissetmez.. Ama o gün hastanın işlem yapılacak bölgeye anestezi verilmesine rağmen hasta kıvrım kıvrım kıvranıyor, bağırıyor, ağlıyor. Yusuf abi insizyon yerine parçayı bütün olarak kesti, aslında kesmedi, parçalara ayırdı..

Benim rengim sarardı, elim ayağım titredi, oracığa kusuverdim.. Daha fazla dayanamadım odadan çıktım.

Kamu spotum:
Sağlık sektörüne hiç güvenmiyorum.
Upvote 4
Downvote 0
1

hidroksiklorokin

nushirevan nushirevan · 28.05.2020 22:44 · 102 · #74696
Bir süredir koronavirüs tedavisinde kullanılan, işe yarayıp yaramadığı henüz netlik kazanmayan ancak abd başkanı trump dahil, bir çok etkili isim tarafından da kullanılan ilaç.

İlacın tedaviye olumlu etkisi var mı bilinmiyor ama tedavi olanlar arasında bu ilacı kullanıp iyileşenlerin sayısı fazla olunca bu ihtimal git gide güçlendi. dünya sağlık örgütü ve kimi avrupa ülkeleri ilacın yan etkileri sebebiyle tedavide kullanımını durdurdu.

Adını televizyondan duyduğumda anlamamıştım ama bu ilacı zaten 1 yıldır düzenli olarak kullandığımı fark ettim.

Aslında ilaçla tanışmam çok önceye dayanır. Yaklaşık 15 yıldır; zaman zaman şişen bir sol dizim var. Dizin içindeki eklem sıvısı artarak dizi şişiriyor ve hareketi kısıtlıyor. Yıllar arayla, 4 defa dizimden artroskopi de oldum. Ne romatologlar, ne ortopedi uzmanları bir çare bulamamıştı. Nihayet tv'de gördüğüm ve vizitesi 2000 tl olan bir profesöre başvurdum. 10 dakika inceledi dizimi "al şunu kullan, geçer" dedi ve elime bir reçete tutuşturdu. İlaç, deri döküntüsü yapan sedef hastalığının tedavisinde kullanılıyormuş. Umutsuz bir şekilde ilacı kullanmaya başladım. 2 günde netice aldım. Dizimin ağrısı dinmiş ve şişlik yavaşça azalmaya başlamıştı. Tamamen iyileştikten sonra da ilacı bırakmamı söylemişti profesör. Nitekim öyle de yaptım.

4 yıl sonra yeniden şişti ve tekrar kullanmaya başladım. Yine faydasını gördüm, hatta bırakma evresine yakınım.

Korona sürecinde ilacın fellik fellik arandığını, reçete yazdırmak için sıraya girildiğini gördükçe Allah'ın benim için takdirine şükrettim. Belki virüsü çoktan kaptım ama ilaç sayesinde ucuz atlattım. Kim bilir?
Upvote 5
Downvote 0
4

çocukken cevabı merak edilen sorular

merdumgiriz merdumgiriz · 28.05.2020 21:47 · 1082 · #74695
Öğretmenler odasında ne konuşulur?

İlkokuldayken öğretmenler odasında ne konuşulduğunu merak ederdim. İçeri girmenin yasak olduğu o oda, benim için ülkeyle ilgili en önemli kararların alındığı cumhurbaşkanlığı ofisinden farksızdı. Ortaokuldayken "nöbetçi öğrenci" sıfatınının bana verdiği yetkiyi kullanarak odaya giriş yaptığımda, beni hızlı hızlı dışarı çıkarmaya çalışmaları merakımı iyice körüklerdi.

Nihayet bir gün daha büyük bir sıfatla o odaya girecektim: Stajyer öğretmen. Yıllardır beklediğim o an gelmişti sonunda. Kafamın içinde çalan UEFA Şampiyonlar Ligi Müziği eşliğinde odaya giriş yaptım ve boş bulduğum bir sandalyeye oturup etrafı incelemeye başladım. Odada benim haricimde 5 kişi vardı. Benim gelmemle ortam bir anda sessizleşmişti. Kim olduğumu sordular, cevap verince pek önemsemeyip kaldıkları yerden devam ettiler sohbete:

- Ee, akşama misafir gelecek demiştim. Tatlı olarak ne yapayım sence? Kek mi iyi gider kurabiye mi?
- Kek yap bence. Güzel bir tarif var. Atarım onu sana.
- İyi bari. Çocukları okuldan almaya vakit kalmayacak. Murat'ı arayayım da işten gelirken o alsın.
Upvote 5
Downvote 0
3

makas

mahur mahur · 28.05.2020 12:39 · 578 · #74693
Mutfakta da kullanılan bir alettir. O kadar kolaylık sağlar ki kendinizi makas eller gibi hissetmenize neden olur. Sebzeleri kesmek, maydonoz doğramak, çiğ veya pişmiş etleri kesmek, bölmek, börek pizza kesmek ilk aklıma gelen kullandığım alanlardır. Bu kadar çok kullanınca makas bana dayanamadı ve kırıldı. Makas alayım dememle ne kadar çok çeşit oldugunu gormek ve ucuzdan pahalıya birçok seçenek kafamı allak bullak etti. Düne kadar sadece bir makastı.
Upvote 2
Downvote 0
2

eve ayakkabı ile girmek

merdumgiriz merdumgiriz · 28.05.2020 04:42 · 1347 · #74690
Türk dizilerindeki olmazsa olmaz zenginlik alameti. Dizideki zengin karakter eve ayakkabıyla girmek zorundadır, aksi hâlde karakterin maddî durumu seyirci tarafından anlaşılmaz. Kahramanımızın eve ayakkabısını çıkararak girdiği gün iflas ettiği gündür.
Upvote 3
Downvote 0
2

kan tutması

merdumgiriz merdumgiriz · 28.05.2020 04:27 · 637 · #74689
Kan, açık yara görünce eş zamanlı yaşanan tansiyon düşmesi, bulantı ve baş dönmesi durumudur. İlkyardım konusunda kendisini geliştirmek isteyip öte yandan elini kesse ağlamaklı hâlde en yakınındakine koşan bireyler için çok tanıdık gelebilir.
Upvote 3
Downvote 0
0

kanı donmak

nushirevan nushirevan · 28.05.2020 01:31 · 492 · #74688
Gördüğü, yaşadığı, tecrübe ettiği olay veya durum karşısında ürpermek, olağanüstü şaşırmak ve ayrıca bir ekrem imamoğlu beyanı.

İstanbul'da Metrobüs seferlerinin azaltıldığı iddiası üzerine, sosyal medyada otobüsün kalabalık görüntüsü çekilmişti. Bu sosyal mesafeden yoksun görüntü, oldukça tepki aldı. İBB sözcüsü Murat Ongun kalabalığın organize bir şekilde otobüse dolduğunu, amacının da İBB 'yi ve başkanını zor duruma düşürmek amacı güttüğünü ifade etti. Fazilet parkı durağından 47 kişinin aynı anda bindiği ifade edildi. Yetmedi, Ekrem Bey "organize kötülük" dediği olay hakkında fox tv'de konuşurken "ben görüntülerini izledim, kanım dondu ya!" dedi.

YouTube video

Bunun üzerine bazı gazeteciler, olayın üzerine gidilmesi için dava açtılar. Dava neticesinde, metrobüs kayıtlarında böyle bir olayın vuku bulmadığı da ortaya çıktı. Bir çok kişi, çalışmak zorunda oldukları için sabah işe gitmekten başka bir şey yapmamışlardı. Ortada kötülük olmadığı gibi, organize bir faaliyet de tespit edilemedi. Nitekim davanın sonuçlanmasına kadar iddiasını sürdüren Murat Ongun, nihayet yanlış anlattığını itiraf etti. Olayı "organize kötülük" olarak lanse eden İBB olayı "canım tamam tek bi duraktan binmemişler de, bir çok duraktan binmişler"e getirdi.

YouTube video

Şimdi soru şu: Ekrem İmamoğlu'nun

"Ben görüntüleri izledim, kanım dondu!" dediği görüntüler neydi?

Ortada 2 kişi var, biri yalan söylüyor belli ki..
Upvote 2
Downvote 0
1

güven sözlük 1. bayram çekilişi

mavikaranlik mavikaranlik · 27.05.2020 22:38 · 422 · #74687
Bu yoğun ( swh ) katılım için teşekkür ederiz.
Çekiliş sonuçları aşağıdaki linkten incelenebilir

[url] https://analiz.r10.net/cekilis-araci/1590598781[/url]

kazanan: [yazar]merdumgiriz[/yazar]
yedek: [yazar]nushirevan[/yazar]

kazanan arkadaşımız kargolama için iletişim bilgilerini bize mesaj yolu ile gönderebilir.
almak istemez ise hak yedek talihliye geçecektir.
Hayırlı olsun, tüm yazarlarımıza teşekkür ederiz.

edit: merdumgiriz yazar çekilişe katılmak istememiş, o nedenle asil ve yedek talihlide düzeleme yapalım çekiliş linkindeki sıralamaya göre:

asil kazanan: [yazar]nushirevan[/yazar]
yedek: [yazar]nurse[/yazar]
Upvote 4
Downvote 0
3

gezi parkı

nushirevan nushirevan · 27.05.2020 22:11 · 686 · #74686
Video kayıtları ve bulunan delillerle, sponsorlu bir darbe girişimi olduğu netlik kazanan anarşizm eylemleri.

"Çiçek topladılar, kitap okudular vs." bu hareketin makyaj kısmı. Evet, kimi insanlar demoktatik ve barışçıl bir eyleme imza atmak istemiş olabilirler. Ancak bu hasletleri gezinin anarşi eylemleri ile ayıran kısımları var. Geziyi gündeme taşıyan çadırda kitap okuyanlar değil, belediye otobüsünü ateşe verip duvarlara "zulüm 1453'te başladı" yazanlardı. Yani eylem, başladığı noktadaki amacından saptı. Bu sapmayı görüp hâlen geziye sahip çıkan varsa, anarşizmi savunmuş olur. Bu ayrım net yapılmadan, gezi eylemlerine sahip çıkmak, darbeye alkış tutmaktan farksız. Anarşizm, histerik bir salgındır. kissinger'ın da dediği gibi, "kitle büyüdükçe zekâ seviyesi de aynı oranda düşer" Geziyi başlatan barışçıl grubun arasında sızıp, daha sonra eylemin odağına geçen anarşizm yanlıları da, bu salgın nedeniyle geziye sahip çıkanları da kendi arzularına alet ettiler.
Kendimi çoğu zaman o ilk grubun arasında hayal ediyorum: Ağaçların kesilmemesi için vücudumu siper etmişim. Kitaplar okuyor, şarkılar söylüyor, orantısız da olsa mizahın dibine vuruyoruz.

Sonra kızıl flamalar çıkıyor meydanlara.. Yüzlerini kapatmış, terör örgütlerinin paçavralarını taşıyorlar. Belediye otobüslerini ateşe verip, Atatürk heykelinde pkk şovuna kalkışıyorlar. Dillerinde küfür, bellerinde sopalar, ceplerinde taşlar.. "Başladığımız noktadan epey saptık" diye düşünür oradan ayrılırdım. Ve dahi bir daha bu olayların parçası olduğu düşüncesinden sıyrılırdım. Bu anarşizme sahip çıkmazdım.

anarşizm medeni evrimini tamamlayamamış ara formların ideolojisidir. Gezi parkı olayları anarşizmin bu topraklardaki narkozsuz sezaryeniydi.
Upvote 4
Downvote 0
3

babil'de ölüm istanbul'da aşk

mahur mahur · 27.05.2020 13:02 · 413 · #74683
iskender pala'nın Aşk ve macera dolu kitabıdır. Aşk bir sarmaşık gibiymiş. Ustundeki agaci kurutmadan bırakmazmış. Aski, gercek aski anlatan bir kitap. Hikaye, en başında Dicle kıyılarında bir çileğin kagit olmasıyla başlar. oradan hilleli şair fuzuli kağıtları satın alır ve ölümsüz eseri leyla ve mecnun'u yazar. Bu eser diyardan diyara sürüklenir. Bazen bir köşeye atılır bazen sabahlanarak başında ağlatır. Birçok acıya veya sevince tanıklık eder. Uzun yıllarca sürüklenir gider. Özellikle şairlerin elinde kıymeti bilinir. Hikaye şiir ve edebiyatla beslenirken, gizli orgutlerlerin elindeki zamanlarda bir sır kitap olarakta okuyucu meraklandirilir.
Bu kitap, Kitaba verdiği anlam acısından bile okunmaya değer. kitaplara başka bir gözle bakmama sebeb oldu. Onlarda bu hayatta sürüklenirken, üstünde kimbilir kaç kişinin izini taşıyordur, diye düşünüyorum. Kütüphanedeki kitaplarımın da akıbeti ne olacak? çocuklarımız, torunlarımız onlara ne kadar değer verecekler. Aslında elinizde tuttuğunuz bir kitap değil, canı kalbi olan çok ama çok değerli varlıklar olarak hissetmenizi sağlayacaktır bu kitap.
Upvote 2
Downvote 1
1