Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

death

shawn shawn · 16.03.2019 23:19 · 197 · #50622
death metal'e önderlik etmiş metal grubu. türe isimlerini vermiştir. chuck schuldiner fazlaca kişi tarafından vokal olarak metal tarihinin en iyisi olarak görülmektedir. symbolic, leprosy, human, the sound of perseverance albümleri çok iyi albümlerdir.
Upvote 0
Downvote 0
0

megadeth

shawn shawn · 16.03.2019 23:04 · 1605 · #50621
thrash metal'in babalarından hatta en iyisi bile denebilir. peace sells but who's buying ile ünlenmiş rust in peace ile doruk noktalarına ulaşmışlardır. r.i.p albümünde özellikle marty friedman'ın soloları çok can alıcıdır.
Upvote 2
Downvote 0
1

yoga

erbakanin adami erbakanin adami · 16.03.2019 22:52 · 2057 · #50615
Bâtıl Hind felsefe sistemi. Bunlar tam bir dalgınlık ve hareketsizlik ile ve çile çekmekle gayelerine ulaşacaklarını sanarlar.
Upvote 1
Downvote 2
1

türk

erbakanin adami erbakanin adami · 16.03.2019 22:44 · 659 · #50611
“Türk” meselesine kavmiyet zaviyesinden bakanlara diyorum ki...

Türk, bir ırk değildir sadece.
Türk, bir tarihtir, bir medeniyettir, bir semboldür.
Haçlı zihniyetinin, Müslüman dendiğinde çok tınmayıp Türk dendiğinde tir tir titrediği, güçlü bir İslam ordusunun simgesidir Türk.
Upvote 2
Downvote 0
2

beynimizde 3 canlı var

nushirevan nushirevan · 16.03.2019 22:34 · 268 · #50610
Mevlana'nın Mesnevi'sini anımsatan iddiadır.

Bakara suresinde Hazreti İbrahim ile Cenab-ı Hak arasında mealen şöyle bir konuşma geçmektedir:
“İbrahim Rabbine;
«–Ey Rabbim! Ölüyü nasıl dirilttiğini bana göster.» demişti.
Rabbi ona;
«–Yoksa inanmadın mı?» dedi.
İbrahim;
«–Hayır! İnandım, fakat kalbimin mutmain olması için (görmek istedim)» dedi.
Bunun üzerine Allah;
«–Öyleyse dört tane kuş yakala, onları yanına al, sonra (kesip parçala), her dağın başına onlardan bir parça koy. Sonra da onları kendine çağır; koşarak sana gelirler. Bil ki Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.» buyurdu"

Hz.Mevlana bu ayetleri şöyle de tefsir ediyor:

"Bu kuşlar; kaz, tavus, karga ve horozdur. Bunlar insanlardaki dört huyu gösterir.

1- Kaz, hırstır. Onun boğazı bir an için olsun durup dinlenmez. «Yiyiniz!» emrinden başka hiç bir ilâhî emre kulak vermez.
2- Horoz, şehvettir.
3- Mevkî, makam ve şöhret de tavus kuşuna benzer.
4- Karga ise; insanlardaki bitmez, tükenmez istekler, dileklerdir. Karganın emeli, sonsuz olmak yahut uzun bir ömür sürmektir. Bunu umar durur.”
Upvote 4
Downvote 1
2

interstellar

nushirevan nushirevan · 16.03.2019 22:27 · 1218 · #50609
Genel olarak konusunu özetleyelim:

Dünyada toprak, su ve hava yaşam için yeterliliğini giderek kaybetmeye başlamıştır. Cooper adındaki NASA 'nın eski pilot/mühendisi iki çocuğu ile beraber çiftçilikle uğraşmaktadır. Bir gün kızının odasındaki bir anomali onu gizli bir üsse götürecek ve dünyanın kaderini değiştirecek görevin başına getirecektir. Görevin başarılı olup olmaması ile ailesini bir daha görüp görememek arasında kalan Cooper 'ın hikayesi zaman zaman gerilimli, kimi zaman dramatik öğeleriyle hafızalarda yer edinmeyi başarıyor.

Şu dakikadan sonra eğer filmi izlemeyen varsa spoiler yiyecektir, dikkat!

Hollywood'un bir şaheser ortaya koyup, bir propaganda alt metni olmadığını daha önce tecrübe etmediğimizi bilirsiniz.

Matrix 'in Neo karakterinin adının Eon, One türevleri ile baba-oğul-kutsal ruh üçlemesine, hristiyanlığın teslis üçlemesine ulaşılabildiğini duymuşsunuzdur. Nitekim aşığı ''trinity''nin anlamı da ''üçleme-teslis'' anlamına gelir. Sahte dünyada ölüp gerçek dünyanın kurtarıcısı olan doğaüstü yetenekli kahramanın Hristiyanlığın mesih inancını desteklediğini söylemeye gerek yok herhalde.

Tıpkı örneklerinde olduğu gibi 3 saatlik Interstellar, hikayenin alt metnine bir hristiyanlık propagandasını esirgememiş bence.. Şimdi gelelim neden böyle düşündüğüme:

Aslında ilk kıvılcım şu sahne ile yandı:

Entry görseli


Cooper 'ın zamanın fiziksel olarak temsil edildiği 3 boyutlu evrene geçiş yapması ve görevini tamamlamasının (kızına verilen mesaj) ardından bir sonraki evrene (gerçek dünyaya) geçiş esnasında: ''peki şimdi ne olacak?'' diye fısıldarken ekranda belli belirsiz şekiller uçuşmaktadır. Uzay gemisinin de belli belirsiz seçildiği şekiller arasında sakallı bir insan yüzü figürü resimdeki gibi dikkatimi çekti. Şu anda isa figürümüzün görünen sağ tarafında geminin bir kısmı göründüğünden tam seçilemiyor olabilir. Frame'ler arasında seçebildiğim bu ama siz sahneyi izleyerek daha net görebilirsiniz.

Daha sonra bu filmi analiz etmeyi düşündüm ki filmin eşsiz müzikleri kulaklarımda yankılandı. Evet! Yanlış duymadınız. Duyduğunuz müzik kilise orgundan başka bir şey değil.

Devam etmeden önce bir sembolden bahsedelim:

Tesseract kimileri için Avengers filminin parlayan mavi küpü zannedilse de, aslında hiperküp kavramını ifade eder. Açılmış bir zarın 3 boyutlusu gibidir ve şuna benzer:

Entry görseli


Hristiyan sembolizminde tahmin edebileceğiniz gibi bu bir İsa'nın gerildiği çarmıhı anımsatır. Bu sembol sanat eserlerinde de kendini göstermektedir:

Entry görseli


Cooper 'ın sadece sevgi ile müdahale edebildiği 3 boyutlu zaman evreni de tesseract'lardan oluşur:

Entry görseli


''Kardeşim siz de bulmak isteyince herşeyin ucundan buluyosunuz! Üçgen yapsa ayrı dert koni yapsa ayrı dert!'' diyenleriniz az sabretsin. Alegori sadece bu kadar da değil.

Cooper kızını 10 yaşında dünyada bırakır. Aradan 23 yıl geçtiğinde seçilen kişinin kendisinin değil, kızı olduğunu fark eder. (10+23=33) İsa'nın 33 yaşında çarmıha gerildiği bilinir. Cooper'ın kızı da 33 yaşında incildeki tıpkı İsa gibi dünyayı kurtaracaktır.

Sadece bu kadar değil. ''Baba'' Cooper, uzaydaki serüveninin ardından tesseract ile birleşip ''ruh'' (ghost) olur. Çocuğu ile beraber kutsal üçlü/teslis inancı yeniden tamamlanır. Üstelik hristiyanlıktaki baba/kutsal ruh ayrımını da çok net bir şekilde ifade eder.

Filmin izleyicileri hatırlayacaklardır. Cooper ve ekibinin kara delik yolculuğundan önce Nasa uzaya 12 astronot daha göndermiştir zaten.. 12 havari olabilir mi? Ama onlardan haber alınamamış. Sadece birisine ulaştıklarında ise o, Cooper'a ihanet ediyor. Judas'ın hikayesini anımsadınız mı?

Devam edelim. Nasa bu projeyi ''Lazarus projesi'' olarak adlandırıyor. Lazarus İncil'de bahsi geçtiği üzere İsa'nın ölüyken dirilttiğine inanılan bir kişi. Yani yeniden dirilme anlamını taşıyor.

Cooper'ın mürettebatının Plan A ve Plan B olarak iki hedefi var. Bunlardan birisi, yaşam barındıran gezegeni bulduktan sonra orada üremek ve kolonileşmek. Yani insan türünün başlangıcı.. Adem ve Havva benzerliği ortada.

Son olarak sürekli soyadıyla çağrılan Cooper'ın adını söyleyelim. Senaryoya göre tam adı ''Joseph A. Cooper'' ama ortadaki ''A'' nedir?

Yeni ahitte İsa'nın babası Meryem'in kocasının adı Joseph'tir. Hatta ''Arimathealı Joseph'' derler. ''A''nın sırrı da çözüldü böylece..
Upvote 3
Downvote 0
1

hazır cevap olmak

nushirevan nushirevan · 16.03.2019 22:16 · 1939 · #50607
Lafı saniyesinde gediğine oturtma sanatına sahip kişidir.

Derler ki Mehmet Akif meclis toplantısında bir vekille ters düşer. Adam onu küçük düşürmek için Akif'in veterinerliğine atıf yapar:
- Siz.. Siz baytardınız öyle değil mi?
Cevap saniyesinde gelir:
+ Evet bir yerleriniz mi ağrıyor?
Upvote 1
Downvote 0
0

ben kadınım

nushirevan nushirevan · 16.03.2019 22:10 · 1234 · #50606
Kadınların belli durumlarda kendilerini haklı çıkarmak için etraftan paye toplama çabasına hizmet eden cinsiyetçi söylem.

Hani suç bastırmak, olayı odak noktasından uzaklaştırmak için bazı kalıplar kullanılır:

Misal bir trafik kazası olmuştur, arkadan vuran kadın, bir de inip bağırmaya başlar. Zaten sinir stres ile dolusundur, "suç sizde bir de bağırarak konuşmayın" dersin.

Cevap, konu ile alakasız ve çevreden destek toplama gayreti içindedir:

"Ben kadınım!"
"Ben anneyim!"

Ulan kimse sana sen nesin, kimsin, doğurganlığa sahip misin diye sormuyor ki.. İşin garibi; bu savunma sistemi az gelişmiş kültüre hitap eder. Olayı hiç görmeyen bi taksici durup: "Bağırmasana ulan KADINa! Geçmiş olsun bağyan.." der.

Bak ne oldu? 8'de 8 suçlu o.. Bağıran o.. Destek toplayan o.. Neden? Çünkü "o bir kadın" veya "o bir anne"

Milletvekili dokunulmazlığı mı lan bu her b*ku yedikten sonra kendini aklayabileceğinizi zannediyorsunuz?

Bak sen o kadına "polis bekleyelim" desen, arabada bekleyen çocuğunu kucağına alıp emzirmeye başlamazsa hiç bir şey bilmiyorum.. Veya bir yaşlı varsa, torpido gözünden ilaçlarını çıkarıp kaza tutanağına bırakacaktır.

Olay tamamen trafik ile ilgili değil miydi? "Ne oluyoruz?" demeden araya diğer şoförler, esnaflar filan girer. "Hadi kardeşim, anlaşın polis molis uğraşmayın" diyerek gönüllü arabuluculuk yapma çabasına girer. Neden? Çünkü hiç bir erkek, kolay kolay bir kadının gözyaşını görmezden gelemez. Kadın bunun pekâlâ farkındadır ve bu kozu sonuna kadar oynar. Çevrede toplanan kalabalık ne kadar çoksa, zekâ seviyesi de o kadar geri çekilir.Sen elini cüzdanına atıp, kimliğini çıkarırken kadın "ne yapacaksın? dövecek misin bir de!" derse hepten s*çtın demektir. "Huuoop bilader ayıboluyo!"cular etrafına kümelenmeye başlar. Bak ne oldu şimdi? Olmayan cinsiyetçilikle başlayan olaylar, olmayan kadına şiddete evrildi..

"Ben bir kadınım!" haykırışları ne kadar yüksekse -ki kadınların çok yüksek seviyelere ulaşabileceğini tahmin etmek zor değil- etki alanı da genişler. "Kadın mı? Karı var la!" diyen kekolar da uzaktan sesini duyup, görmediği olay mahaline intikal eder. Bir giriş selamı olarak "ulan o*ospuçocuğu..." ile başlayan cümleyi duyduğunda; kaza şoku, kendini ifade edememenin verdiği sinir katsayısı ve edilen küfür sınırları aşar ve patlama noktasına gelir. Ağzından kekoya çıkardığın "Ne diyon lan sen!?" kelime öbeği, karşı tarafta "emanet" denilen bıçakla karşılanır. Keko bıçağını çeker, vücudundan geride tuttuğu bıçak, baygın gözlerle, en afilli tehdidini savurur. Araya girecek muhtemel agresif abilerle arasında bir itiş kakış başlar. Ne oldu? Olay toplumsal bir kavgaya dönüşmek üzere..

Bütün bunlar olurken, o "kadın", o "anne" ne yapmaktadır? İyi niyetli ya kendisi.. Bu defa seni korur gibi "aaa ne gerek var bunlara" diyerek, insanların zihinlerine "bak nasıl da iyi niyetli kadın kaza yaptığı adamı savunuyor" algısı yerleştirir.

Küçük çaplı kavga dağıldığında, artık her çözümü kabullenecek bir ruh hali ile bir an önce oradan uzaklaşmak istersiniz. Kadına bir miktar kaza bedeli öder hızla uzaklaşır bunları unutmaya çalışırsınız.

Bu olayda iradesini koruyan, planını gerçekleştiren ve bunu yaparken taraftar toplayabilen kadın olduğu için, illüzyona bakın ki aslında onun lehine sonuçlanan olay berabere bitmiş gibi görünüyor.

Madem konuya girdik, bir yerlere de bağlayalım:

Son yıllarda FETÖ ve yardakçılarının en çok dile getirdiği
"şu kadar kadın hapishanede.." veya "şu kadar bebek içerde özgürlüğüne ağlıyor" dramasının ardında -terörist başının talimatını saymazsak- aynı psikolojik altyapıyı kullanma gayreti, aynı acındırma ve aklama metodu gizli.

Kimse bir bebeğin hapishanede olmasından; bir kadının, bir annenin özgürlüğünün kısıtlanmasından yana değil ama sizin orada olmanızın, bu nedenlerle bir ilgisi yok.

Sizin söndürdüğünüz hayatlarla, hain işbirliklerinizle ve islamdaki takiyenizle ilgisi var.
Upvote 3
Downvote 0
1

ayasofya cami olursa türkiye ab’ye giremez tehdidi

Tolgg Tolgg · 16.03.2019 22:09 · 337 · #50605
Olay açıklama Türkiye düşmanı Kati piri'den geldi. Avrupa Parlamentosu'nun şartlarını hatırlatarak aba altından sopa göstererek, Ayasofya cami olursa Türkiye'nin AB'ye gireyemeceğini vurguladı.
Geçtiğimiz günlerde yapılan "Müzakereler durdurulsun" oylaması olumlu yönde sonuçlanırken, AB'nin Türkiye'yi yeniden müzakere masasına çağırması için oldukça tepki çeken maddeler önergeye sokuldu.
Dikkat çeken maddeler arasında;
Türkiye'nin terörle mücadelesini durdurması öncelikle istenirken(!) bir diğer tepki çeken madde de “Ayasofya camii”, "tarihi ve dini yapıt" şeklinde tanımlanan Ayasofya'nın "görüntüsünün değiştirilip camiye dönüştürülmesine karşı" olduğuna dair bir cümle de eklendi.

Avrupa Parlementosu "gümrük birliği, vize serbestisi ve AB fonları konusunda mutlak yetkiye sahip olduğuna" dikkat çekerek üstü kapalı tehditte bulunup Türkiye'yi tekrardan bir pazarlığın daha doğrusu başını ezmenin yolunu aralamışlardır.

Gelen eleştiriler üzerine Türkiye düşmanı olarak anılan bayan Piri şu açıklamaları ilave etmiştir;
“Türk Hükümeti beni sevmiyor olabilir ama benden sonra gelecek raportörle çok daha zor anlar yaşayacaklar." diye konuştu.( tehdit etti)
haberin tamamını okumak için
Upvote 3
Downvote 0
2