Bir de bunun kendin için açtığın kapıdan geçip teşekkür dahi etmeyi akıl edemeyen versiyonu var. Henüz toplum içinde yaşamayı öğrenememiş kişilikler...
Yağmur her şeyden önce rahmettir, berekettir.
Üzerine şiirler yazılmış, insanlara derin duyguları, manevî huzuru hissettiren bir doğa olayıdır.
Necip Fazıl' in "Bu Yağmur" şiirinde ve Nurullah Genç' in "Yağmur" naatinda yağmurun verdiği huzuru, dizelerdeki mânada ve ahenkte bulmak mümkün.
"Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin
Sana mümindir sema, sana muhtaçtır zemin."
müzisyenlerin genel fikri piyano olduğu yönündedir. ama tabii insan hangi enstrümanı çalıyorsa o enstrüman sanki en zoruymuş gibi bir hisse kapılır ve başka şeyler denemek ister.
Güney kutbundan kuzeye yani dünyanın tam ortasındaki zaman çizgisinden geçerseniz gece 12 de 24 saat atlarsınız. Sıkı giyinmek gerekiyor ilginçtir mevsimde değişiyor.
Bu dediğim yerde pasific okyanusunda samoa nın 20-50 mill açığında. Tabi hangi adasında olduğunuza bağlı.
2. Nesil yazar ifadesi kendimi ötekileştirilmiş gibi hissetmeme neden oluyor, biliyorum şahsımla ilgili değil kafaya takmamaya çalışıyorum ama her gördüğümde hatırlıyorum yok mu bunun bir çaresi
İnandığı dinin kitabını değil de, onun bunun dediğini hadis adı altında din diye şeriat diye yutturmalarını hiç
Bi zaman anlamıycam.
Allah sizden hiç bi zaman oranızı buranızı kesmenizi, kapatmanızı canınızı yakmanızı istemez. Yok öyle şeyler. Ayet?? Var mı yok.
Ben allahın “eksik ve kusursuz size indirilen kurana” inanın dediğinemi? Yoksa kendini allahın sekreteri ilan eden eksik bırakmışta dur şunu tamamlayayım diyen alim adı altında geçen insanlaramı inanayım.
Gidin bi önce inandığınız dinin kitabını anlayın okuyun.
Güvensizlikten kaynaklanan varoş davranışıdır. Hımm nasıl gidiyor? Deneylerinden umduğun sonucu alabildinmi? Tatmin olabildinmi?
İnsan kendini dener deneyimler. İnsani şartlar altında yanılır, dener öğrenir. Şayet başkaları adına böyle varoş girişimleriniz oluyorsa rahat bi pozisyonda oturup şu soruyu sorun kendinize.
Ben kimim!! Haddimemi? Ee değil tabi!! Bunun farkına varıyor olabilmek bile güzel bi adım. Geçte olsa güzel.
Eğer monolayer bir kültür ortamı varsa ve patolojik bir durum söz konusu değilse hücreler 'abicim ben temas sevmiyorum' diyor ve üremeyi durduruyor. Bu olaya da "kontak inhibisyon" deniyor.