Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

doritos

leyyal leyyal · 11.06.2020 20:48 · 753 · #74838
çizi diye başlık var, doritosun başı kel mi ona da bir başlık açalım. ayak kokan o turuncu paketli cipsi ef sa ne. ayrıca son 'logo yok' temalı reklamı da artık ne kadar bilindiğini gözler önüne seriyor. Aşşırı sağlıksız aynı oranda da lezzetli.
Upvote 3
Downvote 0
2

çizi

leyyal leyyal · 11.06.2020 20:46 · 750 · #74836
'çiizi atıştırın açlığınızı yatıştırın' sloganıyla akıllara kazınan, bir çiftlikte tavuğun peşinden koşan amca reklamıyla zihinlere kazınan atıştırmalık. tam bir fiyat-performans ürünü.
Upvote 6
Downvote 0
4

leyyal

leyyal leyyal · 11.06.2020 20:36 · 385 · #74832
Kullanıcı adımı görünce, son girdilerime binaen birilerinin sövdüğünü düşünmüştüm, hatta bi an 'acaba yazarlıktan atıldım mı' bile dedim. 'Hoşgeldin' temalı yorumları görünce de pek bi sevindim.

leyyal, Farsçadan arapçaya geçmiş, 'leyl' kökünden türemiştir. ' Leyl' gece demek, 'leyyal' ise çokça gece olan, gecenin en karanlık vakti demek.

Bu isim Trt1'de, 2014 yılında yayınlanan Şubat dizisindeki Beyrutlu kadın karakterin ismiydi. Çok hoşuma gitmişti. Kalbim ısındı. Birçok yerde de kullandım şimdiye kadar.
Upvote 5
Downvote 0
3

leyyal

mahur mahur · 11.06.2020 20:07 · 385 · #74830
Sözlüğe yeni katılan yazarımız, sözlük için yeni bir kandır, candır. Allah kalemine kuvvet versin, birliktelimiz daim olsun. Hepiniz hoşgeldiniz, sefalar getirdiniz.
Upvote 3
Downvote 0
2

ihtilaf

nushirevan nushirevan · 11.06.2020 18:38 · 217 · #74829
Anlaşmazlık. Çoğu zaman hilaf ile karıştırılan terimdir.

İhtilaf, ulaşım yollarının farklı, maksadın bir olduğu şeylerde olur:

- Kabe'yi ziyaret için Bağdat'tan Mekke'ye giden kimse ile
- Kabe'yi ziyâret için Şam'dan Mekke'ye giden kimse gibi..

Bunların ulaşım yolları farklı olsa da maksatları birdir ki o da, Kabe'yi ziyarettir.

Bunun için peygamber efendimiz "Ümmetimin ihtilâfı rahmettir" der.

Hilaf, iki kişi arasında olur.

Bunlardan her biri diğerinin zıddını yapar;
biri doğuya diğeri batıya giden iki adam gibi.

Bunların yolu da, maksatları da farklıdır.
Upvote 3
Downvote 0
1

bahar temizliği

Nurse Nurse · 11.06.2020 15:54 · 479 · #74827
Tüm bağğyanların yapmış olduğu, çalışan bayanları çatlatırcasına o çarşafları, battaniyeleri balkona serdikleri, tüm binadan Yumoş ve Arap sabunu kokusu yayılan dönemsel temizlik.. Hiç hatırlamamki bahar temizliğini baharda yaptığımı.. Ya yaz aylarına kalır bazende kış temizliğiyle bir arada yaparım. Vel hasıl sözüm o ki Tüm sözlük arkadaşlarımı evime birlikte el atmak, bu bahar temizliğini baharda yapmak adına bana bekliyorum. Sonrada size bir çay demler çiğ köfte yaparım bgv
Upvote 1
Downvote 0
1

çizi

Nurse Nurse · 11.06.2020 15:40 · 750 · #74826
Köy peyniri kokusunda bir bisküvi. O peynir kokusu beni metrelerce geriye sürüklerken, bir gün arasında krema olan çizi viçle tanıştım. Ne kaa lezzetliymiş
Upvote 3
Downvote 0
1

halide edip adıvar

mahur mahur · 11.06.2020 12:29 · 501 · #74825
Türk yazar. Amerikan kız kolejinden mezun olmuştur.
II. Meşrutiyet'in ilanı ile birlikte yazarlığa başlayan Halide Edib; yazdığı yirmi bir roman, dört hikâye kitabı, iki tiyatro eseri ve çeşitli incelemeleriyle Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemleri Türk edebiyatının en çok eser veren yazarlarındandır. sinekli bakkal adlı romanı, en bilinen eseridir. 
1909'da ilk kadın derneği olan teali-i nisvan (kadınların yücelişi) derneğini kurdu. 1923'te kadınlar halk firkasini kurmaya çalıştı ama başarısız oldu.

Milli mücadelede haberleşmeyi desteklemek amacıyla yunus nadi ile birlikte anadolu ajansını kurmuş, gazetecilik yapmıştır.
1920 yılında milli mücadeleye desteklerinden dolayı padişahın daha dogrusu işgalci ingilizlerin ölüm emri listesindeydi. Ama daha sonra milli mücadeledeki emeklerine ragmen atatürk ve arkadaslarina ters düşüp hain ilan edilmiş ve bunun sonucunda ülkesini terk etmek zorunda bırakılmıştır. 1925'ten 1939'a kadar sürgün hayatı yaşamıştır. Amerikadan yardım alma düşünceleri mandacilikla suçlanmıştır. Liderlerin ilahlastirilmasi, şapka kanunu ve harf devrimi konusundaki karşı görüşleri yüzünden meclisten dışlanmıştır. 1940'da ülkesine geri dönünce ingiliz dili ve edebiyati bölümünü kurmuş ve türkiye'in ilk kadın profesörü olmuştur.
Upvote 2
Downvote 0
0

ayasofya

nushirevan nushirevan · 11.06.2020 11:53 · 581 · #74824
Mimarisi ve tarihi açısından ana rahmi'ni temsil eden, ortodoks ve katolikler için bir kâbe konumundadır. Oraya girip dua eden haçlı, yeniden doğduğuna veya günahlardan temizlendiğine inanır. Fatih sultan mehmed han'ın yaptırdığı minareler, yüzyıllardır ciğerlerinde bir ok yarası gibi kanar. Camii olması demek, bu iki haçlı mezhebinin ortak düşmanı ilan edilmek manasını taşır. Ortodokslar, olaya dinî açıdan bakarlar. Söz gelimi Kâbe'nin müzeye çevrilmesi bizi suud'a ne kadar düşman ederse, Ayasofya'nın camii olması da yunanı, rus'u, bulgar'ı deliye çevirir. Ege'de bir deniz savaşı kaçınılmaz hale gelir. Rusya ile ilişkileri bu kadar düzeltmişken, yeni bir ambargo anlamına gelir.

Öte yandan, katolikler için ayasofya, tek kâbe değildir. Bu yüzden ortodokslar gibi olaylara dinî açıdan değil, siyasi nazarla bakma eğiliminde olur. Çünkü iki mezhebin bir gün birleşebileceği umudu, ayasofya'nın kubbesinin altında saklıdır. Tarih boyunca bu iki mezhebin savaşmaktan başka altına beraber imza attığı tek metin olan "kalkedon konsili" neticesinde de ayasofya'da bulunmak mevcuttu. Hani bizim yeni osmanlıcılarımızın "bir gün ayasofya'da cuma namazı kıldıracak başkanımız" diye ettikleri umuda benzer bir umut bunlarınki de. Bir gün bu iki haçlı anlayışı, aynı amentüye imza atıp bunu ayasofya'da perçinleyecekler sözde. Bu denli önemli hristiyanlık açısından.

Ayrıca Katolik lobi, avrupa birliği demektir. Ayasofya'nın dönüşümü, ab ile ilişkilerimiz de kopacaktır.

Bir zamanlar akıllı bir adama camii olma fikrini sorduklarında "siz önce bi sultanahmet'i doldurun" demişti.

Çünkü müslüman kişi akıllı ve feraset sahibi olmalıdır. Bir eylemin neticesini öngörmeli ve muhtemel kâr ve zararını hesap edebilmelidir. Ebu Zer hazretleri, islam'la şereflenince gidip hâlen putlarla dolu olan kâbe 'de "ben islam oldum" diyerek kelime-i tevhidi haykırdığı ve kafirlerden bi posta dayak yediği bilinir. Yetmemiş, sonraki bir zaman kâbe örtüsünün altına girip tekrar aynı kelâmı tekrar etmiş. Bu sefer sopalarla dövülmüş. Hz.peygamber, durumu düzeltmesi için Ebu Bekir Sıddık'ı görevlendirmiş. Ne var ki, öngörüden daha fazla manevî duygularıyla hareket eden Ebu Zer, bir kez daha dayak yerken bu defa Ebu Bekir hazretlerinin de dayaktan nasibini almasını sağlamış. Ancak ondan sonra vazgeçmiş bu huyundan.

Ayasofya camii olsun mu? Olsun tabii. Fatih'in emanetidir, vasiyetidir. Olmalıdır da. Ama Ebu Bekir'e bizim yüzümüzden bir fiske gelecekse, sultanahmet'i doldurmakla mükellef kalalım.
Upvote 3
Downvote 0
3