elveda rumeli
sütçiiii sütçiiiiii diye bağırarak geçimini sağlamaya çalışan ramiz ve ailesinin etrafında dönen makedonya olayları.
en çok da müzikleri ile anılası.
yanana yanane
mendilimin yeşili
zilli de maşa darbuka
en çok da müzikleri ile anılası.
yanana yanane
mendilimin yeşili
zilli de maşa darbuka
cumhuriyet halk partisi
Cumhuriyet Halk Partisi, 9 Eylül 1923'te kurulan, Atatürkçülük ve sosyal demokrasi görüşlerini benimsemiş bir merkez sol Türk siyasî partisidir. Parti tüzük ve programında belirtilen bu görüşlerin yanında sosyalist ve sosyal liberal eğilimler de barındırmaktadır.
12 eylül 1980 sonrası bir dönem kapatıldı tekrar açıldı.
Kuruluş tarihi: 7 Eylül 1919, Türkiye
Genel merkezi: Ankara
Genel Başkanı. Kemel kılıçtaroğlu.
12 eylül 1980 sonrası bir dönem kapatıldı tekrar açıldı.
Kuruluş tarihi: 7 Eylül 1919, Türkiye
Genel merkezi: Ankara
Genel Başkanı. Kemel kılıçtaroğlu.
bedelli askerlik
yararlananlar içinde bulunduğum uygulamadır, cumartesi itibariyle de erzincan'da 21 günlük deneyimim başlayacak kısmetse, döndüğümde editleyeceğim inşallah.
edit : salı günü terhis oldum, yazacak enerjiyi yeni buldum kendimde :), öncelikle korkacak hiç bir şey yok özetle uzun bir süre ayakta beklemekten ibaret diyebilirim, yemek sırası, içtima, form sırası, kantin sırası vb. yanınıza dudak kremi ve güneş kremi mutlaka alın, koğuştaki çoğu insan kıpkırmızı oldu herkes benden krem istemişti nadir beyazlardandım :) 40 kişi aynı koğuşta uyumaya çalışacaksınız, muhtemelen minimum 3 4 kişinin ağır horultusu sizi rahatsız edecektir, istihkaklar dağıtılınca size kulak tıkacı da verecekler onu kullanabilirsiniz. ayrıca istihkaklar dağıtılınca botunuzu 2 numara büyük alın. kimseyle çok fazla samimiyete girmeye çalışmayın, yalnız kalırım korkusu olmasın yalnız kalmazsınız ama diğer türlü fazla samimiyet maraz doğurabilir. eğitimler çok yorucu olmuyor sadece ayakta uzunca beklemek yorucu oluyor, eğitimde zaten komutanlar yorulanlar ayrılsın diye uyarıyor. bere takıldığı için saça çok dikkat etmiyorlar yanlar kısa olduğu sürece, ama sakal traşı günlük olunması gerekebilir bu komutanınıza kalmış bir şey o her gün olmanızı isteyecektir ama gün aşırı olmanıza göz de yumabilir onu test edip duruma göre gün aşırı traş olabilirsiniz, ben ilk hafta günlük oldum sonra gün aşırına bağladım. mümkünse kimseyle polemiğe girmeyin, hepi topu 17- 18 gün askerlik yapacaksınız dişinizi sıkın geçin. (yol izninden dolayı askerlik süresi 21-3 ya da 21-4 oluyor.) nakit paraya ihtiyaç olmuyor her yerde kart geçiyor, muhtemelen çoğu ihtiyacınızı kantinden karşılayabilirsiniz. bende son hafta sanki hep oradaymışım ve sivil hayatım hiç yokmuş gibi bir intiba oluştu diğer arkadaşlarda da bu oluşmuş, fazla adaptasyon :) komutanlar genelde anlayışlı oluyor, genelde de sivil kökenli asteğmenler bedelli askerlerin komutanları oluyor ve asteğmenlerle iletişim sorunu pek olmuyor ama asker kökenli astsubay ve uzmanlar biraz takıntılı ve kompleksli olabilirler bilmekte fayda var. atış eğitimi alacaksınız komutanınız defalarca silahın tepebileceği ve bunun içinde omuza dayandırılması gerektiğini söyleyecektir oraya çok girmeye gerek yok. bu arada atış yapmak zorunlu değil. aklıma gelenler bunlar, gitmeden önceki fikrimdeyim askerlik vatani görev falan değildir askerlik rütbeliye hizmettir, devlete yüktür. 19 20 yaşındaki insanların en verimli çağlarında beyinlerini uyuşturan, zamanını çalan, karşısındaki komutan annelerine küfretse bile emredersiniz komutanım demesini emreden, rütbelilerin egolarını tatmin etmesi için uydurulmuş çoğu zaman insanlık suçuna dönüşen bir uygulamadır, bu çağda hala zorunlu olması da izah edilemez bir şeydir.
edit : salı günü terhis oldum, yazacak enerjiyi yeni buldum kendimde :), öncelikle korkacak hiç bir şey yok özetle uzun bir süre ayakta beklemekten ibaret diyebilirim, yemek sırası, içtima, form sırası, kantin sırası vb. yanınıza dudak kremi ve güneş kremi mutlaka alın, koğuştaki çoğu insan kıpkırmızı oldu herkes benden krem istemişti nadir beyazlardandım :) 40 kişi aynı koğuşta uyumaya çalışacaksınız, muhtemelen minimum 3 4 kişinin ağır horultusu sizi rahatsız edecektir, istihkaklar dağıtılınca size kulak tıkacı da verecekler onu kullanabilirsiniz. ayrıca istihkaklar dağıtılınca botunuzu 2 numara büyük alın. kimseyle çok fazla samimiyete girmeye çalışmayın, yalnız kalırım korkusu olmasın yalnız kalmazsınız ama diğer türlü fazla samimiyet maraz doğurabilir. eğitimler çok yorucu olmuyor sadece ayakta uzunca beklemek yorucu oluyor, eğitimde zaten komutanlar yorulanlar ayrılsın diye uyarıyor. bere takıldığı için saça çok dikkat etmiyorlar yanlar kısa olduğu sürece, ama sakal traşı günlük olunması gerekebilir bu komutanınıza kalmış bir şey o her gün olmanızı isteyecektir ama gün aşırı olmanıza göz de yumabilir onu test edip duruma göre gün aşırı traş olabilirsiniz, ben ilk hafta günlük oldum sonra gün aşırına bağladım. mümkünse kimseyle polemiğe girmeyin, hepi topu 17- 18 gün askerlik yapacaksınız dişinizi sıkın geçin. (yol izninden dolayı askerlik süresi 21-3 ya da 21-4 oluyor.) nakit paraya ihtiyaç olmuyor her yerde kart geçiyor, muhtemelen çoğu ihtiyacınızı kantinden karşılayabilirsiniz. bende son hafta sanki hep oradaymışım ve sivil hayatım hiç yokmuş gibi bir intiba oluştu diğer arkadaşlarda da bu oluşmuş, fazla adaptasyon :) komutanlar genelde anlayışlı oluyor, genelde de sivil kökenli asteğmenler bedelli askerlerin komutanları oluyor ve asteğmenlerle iletişim sorunu pek olmuyor ama asker kökenli astsubay ve uzmanlar biraz takıntılı ve kompleksli olabilirler bilmekte fayda var. atış eğitimi alacaksınız komutanınız defalarca silahın tepebileceği ve bunun içinde omuza dayandırılması gerektiğini söyleyecektir oraya çok girmeye gerek yok. bu arada atış yapmak zorunlu değil. aklıma gelenler bunlar, gitmeden önceki fikrimdeyim askerlik vatani görev falan değildir askerlik rütbeliye hizmettir, devlete yüktür. 19 20 yaşındaki insanların en verimli çağlarında beyinlerini uyuşturan, zamanını çalan, karşısındaki komutan annelerine küfretse bile emredersiniz komutanım demesini emreden, rütbelilerin egolarını tatmin etmesi için uydurulmuş çoğu zaman insanlık suçuna dönüşen bir uygulamadır, bu çağda hala zorunlu olması da izah edilemez bir şeydir.
uludağ sözlük
bir dönem bu sözlükte ciddi ciddi yazarlık yapıyordum. güzel faydalarını da gördüm, kaliteli dostlar da edindim. ama şunu farkettim.
moderasyon, trollerin sözlükte cirit atmasını istiyor. çünkü ilk hesabım, birkaç basit format kuralı ihlalinden dolayı uçuruldu. oysaki sözlükte format kurallarını ihlal eden bir sürü yazar var, onlara hiç bir şey olmuyor.
ikinci bir hesap açtım. ama sonra, zamanla sözlükteki kaliteli yazarların ya kendi isteğiyle sözlükteki hesabını silik ettiğini ya da moderasyon tarafından ara ara çaylak yapıldığını farkettim. eskisi gibi yazasım da kalmamıştı. derken sözlükte yazmayı bıraktım. uzun bir veda yazısıyla.
moderasyon, trollerin sözlükte cirit atmasını istiyor. çünkü ilk hesabım, birkaç basit format kuralı ihlalinden dolayı uçuruldu. oysaki sözlükte format kurallarını ihlal eden bir sürü yazar var, onlara hiç bir şey olmuyor.
ikinci bir hesap açtım. ama sonra, zamanla sözlükteki kaliteli yazarların ya kendi isteğiyle sözlükteki hesabını silik ettiğini ya da moderasyon tarafından ara ara çaylak yapıldığını farkettim. eskisi gibi yazasım da kalmamıştı. derken sözlükte yazmayı bıraktım. uzun bir veda yazısıyla.
yaşamak için en ideal ülke
Hem mimari estetik hem de damak tadı için kesinlikle (gizli:italya) dır.
şu an okunan kitap
leyla ile mecnun. kitabı okurken karakterleri ve mekanları dizideki gibi hayal etmek gerçekten çok zevkli.
on beş yılı karşılarken
Mithat Cemal Kuntay tarafından kaleme alınmış şiirdir.
Kim derdi yarılsın da nihayet yerin altı,
Bir anda dirilsin de şu milyonla karaltı.
Topraklaşan ellerde birer meşale yansın.
Kim der ki şu milyonla adam birden uyansın.
Kim derdi seher yıldızı doğsun da bir evden,
Kaçsın da cehennemler o bir damla alevden,
Canlansın ışık selleri olsun da o damla
Beş devletin öldürdüğü devlet bir adamla.
Kim der ki en son rakamlar da delirsin.
On beş asır on beş yılın eb'adına girsin.
Dünyaları bir fert evet oynattı yerinden,
Sarsıldı demirler evet azmin demirinden.
Mazi yıkılıp gitti evet fesli, kafesli;
Lâkin bugünün ey granit bünyeli nesli.
Bir şey ele geçmez şerefin sade adından.
Sen arşı bırak, varsa haber ver kanadından.
Gökten ne çıkar? Gök ha büyükmüş ha değilmiş,
Sen alnını göster ne kadar yükselebilmiş.
Gökler çıkabildin, uçabildinse derindir;
Tarihi kendin yazıyorsan eserindir.
Bahsetme bugün sade dünün mucizesinden,
İnsan utanır sonra yarın kendi sesinden.
Asrın yaşamak hakkını vermez sana kimse;
Sen asrını üstünde izin varsa benimse.
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır;
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.
Kim derdi yarılsın da nihayet yerin altı,
Bir anda dirilsin de şu milyonla karaltı.
Topraklaşan ellerde birer meşale yansın.
Kim der ki şu milyonla adam birden uyansın.
Kim derdi seher yıldızı doğsun da bir evden,
Kaçsın da cehennemler o bir damla alevden,
Canlansın ışık selleri olsun da o damla
Beş devletin öldürdüğü devlet bir adamla.
Kim der ki en son rakamlar da delirsin.
On beş asır on beş yılın eb'adına girsin.
Dünyaları bir fert evet oynattı yerinden,
Sarsıldı demirler evet azmin demirinden.
Mazi yıkılıp gitti evet fesli, kafesli;
Lâkin bugünün ey granit bünyeli nesli.
Bir şey ele geçmez şerefin sade adından.
Sen arşı bırak, varsa haber ver kanadından.
Gökten ne çıkar? Gök ha büyükmüş ha değilmiş,
Sen alnını göster ne kadar yükselebilmiş.
Gökler çıkabildin, uçabildinse derindir;
Tarihi kendin yazıyorsan eserindir.
Bahsetme bugün sade dünün mucizesinden,
İnsan utanır sonra yarın kendi sesinden.
Asrın yaşamak hakkını vermez sana kimse;
Sen asrını üstünde izin varsa benimse.
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır;
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.
ruhsatsız
Yapılması, kullanılması vb. için gerekli izni olmayan, ruhsatı olmayan.


