bittibenimki

serendipity serendipity · 27.11.2018 03:32 · 159 · #20451
“Bitmeyen var mı ki” şeklinde nickname alıp tekrardan üye olsam diye iç geçirmeme vesile olan sevgili 1. Nesil yazarımıza hoş geldiniz diyorum.

Demet Akalın'ın djliğini yaptığı onursal gecemizde kırmızı halıdan aheste aheste adımlarını atarken Sevgili yazarımız, arka fonda şu şarkı yankı yapıyordu;

-Bittim gözün aydın, bittim helal olsun-
Upvote 1
Downvote 0
1

çekirdek kabuğu taşıyan karıncayı izleyen nesil

serendipity serendipity · 20.11.2018 16:35 · 284 · #17788
Çocukluğuma dair hatırladığım nadir detaylardan biri çekirdek olmalı.
Etrafımda tüketiminin çok olmasında değil, meşhur caddelerin çekirdek kabuklarıyla dolup taşmasından mütevellit, sürekli ayakkabıma yapıştığını görüp, kötü bir şey olduğunu zannederek babamın bacağına sarıldığım o kırmızı pabuçlu yıllarım..

O kadar çoklardı ki; belediye kimin dönemine denk geliyordu bilmiyorum ama temizliğin de berbat olduğu, Ülkenin kriz altında olduğu o malum yıllardı kesin!

Eski çekirdeklerin ebatları daha büyüktü hatırlayan olursa.
Çekirdekleri çekirge zannedecek kadar da büyüktü sanırım..

Haliyle korkuyordum.

2 yaşındaydım yahu!

Genelde ömrüm beklemekle geçtiği için, kesin yine birilerini beklerken, boyumun algıladığı alan sınırlaması gereği sadece yere bakıyordum. Yerde de hep karınca ve çekirdek kabuklarını görüyordum.

Karıncalar benim gibi minik olduğundan daha çok seviyordum.
Cadde üzerinde adamın biri karıncanın üstünden geçip öldürdü diye gıyabi cenaze töreni düzenletmişliğim var. Sağolsun eşrafımda beni kırmamışlar cenazeye katılım sağlamışlardı.

Karıncalar diyordum..
Sizce de tatlı değiller mi?
Çalışkanlığın, bereketin timsali

Yine bir gün en az dört karıncanın başının üstünde çekirdek kabuğu götürdüğünü izledim.Ya içi boşsa diye üzüldüm. Anneme çekirdek aldırıp, hepsinin içini çıkarttırıp yuvalarına bırakmıştık..
benim melek annem

Bugün ne çekirdek kabukları var, ne de karıncalar...

Bugün kırkayak benzeri bir canlının sokaktaki plastik mavi kapağı sırtlayıp götürdüğünü görünce bir anda canlandı o koskoca mazi.
Upvote 3
Downvote 0
2

hildegard von bingen

christian rosenkreuz christian rosenkreuz · 30.11.2018 22:28 · 1026 · #21645
1098-1179 yılları arasında yaşamış olan benedikten rahibesi, yazar, filozof, mistik, besteci ve daha sayamayacağımız tonla ünvanı olan alman kadın.

kendi isteğiyle manastıra girdiği söylense de başka bir söylenceye göre de babasının politik işleri sebebiyle manastıra girmiştir. manastırda jutta isimli yaşlı bir kadınla çok yakın arkadaş olmuşlardır. jutta, hildegard'a okuma ve yazma öğretmiştir. ayrıca 10 telli bir arp çalmayı da yine jutta'dan öğrenmiştir. lakin notaları jutta değil de volmar adında birinin öğrettiği söyleniyor ki volmar da hildegard'ın takipçilerinden biriymiş.

kendisi, 3 yaşından bu yana gördüğü vizyonları sadece jutta'ya anlatsa da jutta vizyonlarını başkalarına da anlatması konusunda hildegard'ı yüreklendirmiştir. böylece vizyonlarını yazmaya başlamıştır.

kendisinin çalışmaları sadece din alanında sınırlı değildir. müzik, doğa bilimleri, tıp, eczacılık ve daha bir çok konuda çalışması vardır.

kendisinin ürettiği bir yapay dil ve yapay alfabe de mevcuttur. bunları ise çalışmalarının çalınmasını engellemek amacıyla yapmıştır.

işte böyle acayip dahi bir kadındır hildegard von bingen. helal olsun kendisine diyor ve bu girdimi de kendisinin ilahileri ile sona erdiriyorum.


YouTube video
Upvote 1
Downvote 0
1