“Bitmeyen var mı ki” şeklinde nickname alıp tekrardan üye olsam diye iç geçirmeme vesile olan sevgili 1. Nesil yazarımıza hoş geldiniz diyorum.
Demet Akalın'ın djliğini yaptığı onursal gecemizde kırmızı halıdan aheste aheste adımlarını atarken Sevgili yazarımız, arka fonda şu şarkı yankı yapıyordu;
-Bittim gözün aydın, bittim helal olsun-
kırlent
yatak, koltuk vb. üzerine konulan işlemeli küçük yastık.
küçükken akşamları babamın eve gelip televizyonun karşısına geçmesiyle olduğumu hissettirdiği şey. *
- baba, resim yapalım mı?
- biraz dinleneyim, yaparız.
- baba, şimdi yapalım mı?
- şşşt. haberleri izliyorum şimdi. uslu durursan yaparız.
- baba, bitti bak. hadi yapalım ya da istemezsen oyun oynayalım.
- sessiz ol, şunu da izleyeyim. bak çok önemli.
- baba?
- hı?
- ...
- iyi geceler baba. benim uykum geldi.
- iyi geceler kızıııım...
sözlükteki babalara tavsiyemdir: çocuklarınıza daha çok vakit ayırın. onların size karşı sorumlulukları olduğu gibi sizin de onlara karşı sorumluluklarınız var. tek sorumluluğunuz onları yedirip içirip güvende tutmak ve ceplerine harçlık koymak değil. ayrıca hiçbir şey onlardan daha önemli değil. 2 saat televizyon izliyorsanız 1 saate düşürün. kalan vakti çocuğunuza ayırın. çocuğu eğitmek, onunla ilgilenmek yalnızca annesinin ve öğretmenlerinin görevi değil.
küçükken akşamları babamın eve gelip televizyonun karşısına geçmesiyle olduğumu hissettirdiği şey. *
- baba, resim yapalım mı?
- biraz dinleneyim, yaparız.
- baba, şimdi yapalım mı?
- şşşt. haberleri izliyorum şimdi. uslu durursan yaparız.
- baba, bitti bak. hadi yapalım ya da istemezsen oyun oynayalım.
- sessiz ol, şunu da izleyeyim. bak çok önemli.
- baba?
- hı?
- ...
- iyi geceler baba. benim uykum geldi.
- iyi geceler kızıııım...
sözlükteki babalara tavsiyemdir: çocuklarınıza daha çok vakit ayırın. onların size karşı sorumlulukları olduğu gibi sizin de onlara karşı sorumluluklarınız var. tek sorumluluğunuz onları yedirip içirip güvende tutmak ve ceplerine harçlık koymak değil. ayrıca hiçbir şey onlardan daha önemli değil. 2 saat televizyon izliyorsanız 1 saate düşürün. kalan vakti çocuğunuza ayırın. çocuğu eğitmek, onunla ilgilenmek yalnızca annesinin ve öğretmenlerinin görevi değil.
evlilik teklifi etme şekilleri
Liseden bir erkek arkadaşım, uzun zamandır platonik aşkla bağlı olduğu, aptal görünümlü abdal kıza tutulur. Hepimiz aynı lisedeydik, kızımız da bizden bir alt dönemdeydi. Çocuk kız yüzünden Türkiye derecesi yapsa da üniversiteye gitmemiştir. Onu 1 sene daha görebilmek adına aynı dershaneye gider.
Neyse kız X şehrinde tıp kızanır, Oğlumuz da Y şehrinde iyi bir bölüm kazanmıştır. Şehirlerin tercihlerini bile kıza göre yaptı ama denk gelmedi.
Kızımızın olduğu şehre her hafta sonu gelip, tüm tıp fakültesiyle arkadaş olur. Kızımızla da arkadaşlıkları ilerletmişler ancak henüz ortada resmi bir şey yoktu. Neredeyse Salya sümük her akşam karşımızda ağlayıp; ''ne olacak bizim iş?'' diye veryansın etmesi vicdanıma dokunmaya başlamıştı.
En kötü karar kararsızlıktan iyidir dedim.
Kızımızla ilişkileri başka boyutlara dönüşmeye başlamıştı.
(Bu arada kalabalık kız grubumuzla her akşam tüm olan bitenden haberdar ediyor, hepimiz tüm kelimeleri ve mimikleri analiz edip sonuca varıyorduk. Bildiğiniz her akşam tez hazırlıyorduk)
Kızımız aile yapısının mutaassıplığını bahane ederek, benim ilişkim olmadan önce karşımdaki kişinin 'evlilik' niyeti olduğunu bilmem lazım dedi.
Bingo!
Oğlumuz akşamdan hazır bu müjdeli haberi aldığımızda hepimizin yaşı 18'di. Ne evliliği? diyorduk ama nafile...
İŞ başa düştü. Baldız baldan tatlıdır hesabı; büyük organizasyonumuza başlamıştık.
Önce yüzük tabi.
Beğendiği yüzük olsun diye tıp fakültesinde ailesi kuyumcu olan bir arkadaşını bulup,yüzük katalogu alıp kızımıza öylesine bir arkadaşı getirerek modeli haberi olmaksızın seçmesine vesile olur.
-Nur; ''Çok güzelmiş değil mi şu, yoksa bu mu?'' diyerek beğendiği modeli uzaktan anladık.
Ev arkadaşı, 'Nur' uyurken parmağına iplik geçirerek parmağının çeperini ölçmüştür.
Yüzük tamamdı.
Eeee mekan ne olacaktı?
Şehrin en ünlü mekanını tek geceliğine kapattık. Normalde mümkün değildi kapatmak, araya kimlerin kimlerin girdiğini bilseniz. Bu arada bizim vizeler de başladı, Bizler de yusuf yusuf! Hepimiz farklı şehirlerdeyiz; X, Y,Z şehirlerinde bermuda şeytan üçgenini tamamlıyor, üçgenin iç açılarından birini negatif buluyorduk!
Neyse mekanda hazır, yemekten sonra tekne ve kemancı eşliğinde evlilik teklifi olayı da tamamdı. Kızımızın adı kısa olduğu için bulutlara isminin şekil verilsin diye kalın harfli lazer bulmaya çalıştığımız o birkaç günü unutmayayım.
Efendim bu kadar en ince detayına kadar düşündüğümüz olayda, Kızımızın tüm arkadaşları dahil herkesin içinde en sevdiklerimizle bu mutlu an ölümsüzleşsin diye umut ettiğimiz bu yolda olayın devamı şu şekilde gerçekleşti.
Evet kızımız bir bahaneyle o mekana getirtildi, Yemekler yendi romantik dakikalar kuşları kıskandırdı. Evet o tekneye de gidildi.
Ya sonra!
Oğlumuz diz çökme muhabbetinden hoşlanmadığı için diz çökmedi ama tam hava adeta ışıklar içerisinde renk cümbüşüne dönüşmüşken cebinden çıkardığı yüzüğü ve sonrasında evlilik teklifi ağzından çıktığı sırada; ellerimizi alkış tutmaya hazır ederken, Kızımız yüzüğü aldı sonra tokat attı.
-''Ne münasebet!'' dedi.
-''Sen böyle bir şeyi nasıl yaparsın dedi!
Diz çökmeyen oğlumuz o an çöktü tüm dünyanın yüküyle...
Bu arada bu kız aynı anda 2 kişiyi daha idare ediyormuş, şimdi kız evlendi ama parmağında halen o teklifini kabul etmediği arkadaşımızın yüzüğünü taşıyor.
Anlamıyordum, anlayamayacaktım.
Değerli sözlük sitemizin beyefendileri&hanımefendileri; Eminim sizlerin de şahit olduğunuz hikayeleriniz vardır. Teklif şekli arayanlara ön ayak olabilmeniz için lütfen bildiklerinizi paylaşınız.
Sevgiler.
admininiz ricada bulunuyor
Neyse kız X şehrinde tıp kızanır, Oğlumuz da Y şehrinde iyi bir bölüm kazanmıştır. Şehirlerin tercihlerini bile kıza göre yaptı ama denk gelmedi.
Kızımızın olduğu şehre her hafta sonu gelip, tüm tıp fakültesiyle arkadaş olur. Kızımızla da arkadaşlıkları ilerletmişler ancak henüz ortada resmi bir şey yoktu. Neredeyse Salya sümük her akşam karşımızda ağlayıp; ''ne olacak bizim iş?'' diye veryansın etmesi vicdanıma dokunmaya başlamıştı.
En kötü karar kararsızlıktan iyidir dedim.
Kızımızla ilişkileri başka boyutlara dönüşmeye başlamıştı.
(Bu arada kalabalık kız grubumuzla her akşam tüm olan bitenden haberdar ediyor, hepimiz tüm kelimeleri ve mimikleri analiz edip sonuca varıyorduk. Bildiğiniz her akşam tez hazırlıyorduk)
Kızımız aile yapısının mutaassıplığını bahane ederek, benim ilişkim olmadan önce karşımdaki kişinin 'evlilik' niyeti olduğunu bilmem lazım dedi.
Bingo!
Oğlumuz akşamdan hazır bu müjdeli haberi aldığımızda hepimizin yaşı 18'di. Ne evliliği? diyorduk ama nafile...
İŞ başa düştü. Baldız baldan tatlıdır hesabı; büyük organizasyonumuza başlamıştık.
Önce yüzük tabi.
Beğendiği yüzük olsun diye tıp fakültesinde ailesi kuyumcu olan bir arkadaşını bulup,yüzük katalogu alıp kızımıza öylesine bir arkadaşı getirerek modeli haberi olmaksızın seçmesine vesile olur.
-Nur; ''Çok güzelmiş değil mi şu, yoksa bu mu?'' diyerek beğendiği modeli uzaktan anladık.
Ev arkadaşı, 'Nur' uyurken parmağına iplik geçirerek parmağının çeperini ölçmüştür.
Yüzük tamamdı.
Eeee mekan ne olacaktı?
Şehrin en ünlü mekanını tek geceliğine kapattık. Normalde mümkün değildi kapatmak, araya kimlerin kimlerin girdiğini bilseniz. Bu arada bizim vizeler de başladı, Bizler de yusuf yusuf! Hepimiz farklı şehirlerdeyiz; X, Y,Z şehirlerinde bermuda şeytan üçgenini tamamlıyor, üçgenin iç açılarından birini negatif buluyorduk!
Neyse mekanda hazır, yemekten sonra tekne ve kemancı eşliğinde evlilik teklifi olayı da tamamdı. Kızımızın adı kısa olduğu için bulutlara isminin şekil verilsin diye kalın harfli lazer bulmaya çalıştığımız o birkaç günü unutmayayım.
Efendim bu kadar en ince detayına kadar düşündüğümüz olayda, Kızımızın tüm arkadaşları dahil herkesin içinde en sevdiklerimizle bu mutlu an ölümsüzleşsin diye umut ettiğimiz bu yolda olayın devamı şu şekilde gerçekleşti.
Evet kızımız bir bahaneyle o mekana getirtildi, Yemekler yendi romantik dakikalar kuşları kıskandırdı. Evet o tekneye de gidildi.
Ya sonra!
Oğlumuz diz çökme muhabbetinden hoşlanmadığı için diz çökmedi ama tam hava adeta ışıklar içerisinde renk cümbüşüne dönüşmüşken cebinden çıkardığı yüzüğü ve sonrasında evlilik teklifi ağzından çıktığı sırada; ellerimizi alkış tutmaya hazır ederken, Kızımız yüzüğü aldı sonra tokat attı.
-''Ne münasebet!'' dedi.
-''Sen böyle bir şeyi nasıl yaparsın dedi!
Diz çökmeyen oğlumuz o an çöktü tüm dünyanın yüküyle...
Bu arada bu kız aynı anda 2 kişiyi daha idare ediyormuş, şimdi kız evlendi ama parmağında halen o teklifini kabul etmediği arkadaşımızın yüzüğünü taşıyor.
Anlamıyordum, anlayamayacaktım.
Değerli sözlük sitemizin beyefendileri&hanımefendileri; Eminim sizlerin de şahit olduğunuz hikayeleriniz vardır. Teklif şekli arayanlara ön ayak olabilmeniz için lütfen bildiklerinizi paylaşınız.
Sevgiler.
admininiz ricada bulunuyor
seni aldattım diyen sevgiliye söylenecek ilk söz
Böyle bir söz yoktur. Tek kelime etmeden arkanızı dönüp gitmek yapacağınız en güzel ve mantıklı şey olacaktır.
yeis
içinde ümitsizlik içeren keder ve derin üzüntüdür.
koineks
Türkiye'de bitcoin atmsi olan ilk ve tek borsa
uskumru
Uskumrugillerden, sıcak ve ılık denizlerde sürü durumunda yaşayan, çizgili bir deniz balığı (Scomber scombrus).
burçlara inanmamak
Burçlara neden inanılsın ki? Yıldıza bakarak insanın kişiliğini tahmin etmek, geleceği hakkında bir şeyler söylemek ne kadar mantıklı olabilir? Bu ancak insanlara duymak istediklerini söylemenin bir yolu olabilir.
öldükten sonra
Bir Muzaffer Tayyip Uslu şiiri
Diyecekler ki arkamdan
Ben öldükten sonra
O, yalnız şiir yazardı
Ve yağmurlu gecelerde
Elleri cebinde gezerdi
Yazık diyecek
Hatıra defterimi okuyan
Ne talihsiz adammış
İmanı gevremiş parasızlıktan.
Diyecekler ki arkamdan
Ben öldükten sonra
O, yalnız şiir yazardı
Ve yağmurlu gecelerde
Elleri cebinde gezerdi
Yazık diyecek
Hatıra defterimi okuyan
Ne talihsiz adammış
İmanı gevremiş parasızlıktan.
çocuklarvebiz
Geçen yıllarda minik bir suriyeli kız çocuğundan kan alacaktım. Şu koca memlekette,şu buz gibi havada çocuğun üstündeki kıyafetler biraz canımı sıktı. Hazırlığımı yaparken biraz konuşup heyecanını ve korkusunu tartayım dedim. Baktımki çocuğun gözlerinde "ne olabilir ki, ne kadar canımı yakabilirki, ben evimi,okulumu,anılarımı,memleketimi bırakıp gelmişim" havası esiyor. Sakin mülayim bir çocuktu. Turnikeyi bağladım böylesi sakin çocuklardan kan almak oldukça kolay olur doğrusu. Kan alma işlemine başladım göz ucuyla yüzünü ve tepkilerini kontrol ederken sessizce göz yaşı döktüğünü gördüm. İçim parçalandı. Çok acıyor diye çığlık atsa bu kadar etkileyemezdi beni.. sanki bağırmaya,ağlamaya hakları yokmuş gibiydi. Sanki aldıkları hizmeti ellerinden kaybetmemek için ölesiye susmaları gerekiyor gibi. "Çok cesaretliydin bu yüzden sana bir ödül vereceğim" diyip bir oyuncak bebek uzattım kendisine. Gözleri parladı ama nasıl bir parıltı. Ayakkabısının yıpranmışlığı,kıyafetinin inceliği,renklerin ağarmışlığı, başındaki tokanın maydanoz lastiği oluşu hiç önemli değildi. Elindeki bebeği annesine göstererek yanımdan uzaklaştı. Hiçbir çocuğun bu duyguları hissetmesini kabullenemiyorum. Bazı duygular yetişkinler içindir ve çocuklara yakışmaz..