yazarların yürek sızlatan çocukluk anıları

pikachu pikachu · 27.10.2018 20:06 · 1682 · #11863
bir gün arkadaşımı tozun toprağın içinde binanın altında cips yerken yakalamıştım. 8 yaşındayım o zamanlar. neyse. sonra gidip ben de yiyim bari diyerekten çocuğun yanına gitmek istedim ama gidemedim hapşurmaktan. meğersem toza alerjim varmış. 2 yıl sonra ortaya çıktı. hala var..
Upvote 2
Downvote 0
0

bakire olmayan kızla evlenen erkek

consensus consensus · 07.12.2018 03:51 · 4318 · #24799
sevdiği insanda bekaret arayacak erkek önce kendi bakir mi ona bir bakması lazım 2019 yılında hala bu konuları aşamadan tartışıyor olmamız bile içler acısı.aranızda böyle düşünmenin amiyane tabirle gavatlık olduğunu düşünenler olabilir klişe olsada seksin çeşitlerini bi araştırsın derim.
Upvote 5
Downvote 0
3

neşet ertaş

bombastik bombastik · 02.12.2018 03:00 · 4142 · #33139
anadolu nun ve türk kültürünün mihenk taşlarından bir isim. kültürümüzü sonuna kadar koruyan, naif, hoşgörülü, düşünceli, güler yüzlü, yüce gönüllü ulu insan.

sene 2005 falan, emin değilim. denildi ki neşet baba gelip halk konseri verecek. (gizli:kırıkkale) de oturuyoruz o zamanlar ben de küçüğüm. abim dedi ki gel seni götüreyim. konser akşamdı, babam farklı bir yerde çalıştığı için evde annem tek kalacaktı, bizim de o saatte sokakta olmamızı istemedi annem. gitmedik o konsere. en o gün ağladım, neşet babayı ölesiye sevdiğimden değil hani, ilk defa konsere gidecektim gidemedim diye. o zamana kadar hep türküler dinlemiştim. bilen bilir bozlak dinlenir oralarda hep, düğünlerde bile oyun havası az çalınır, hep bozlaktır. öyle öyle büyüdüm bu yaşa geldim. neşet babanın öldüğünü öğrendiğim an yaşadığım şok hâlâ bilincimdedir.

allah rahmet eylesin bozkırın yüce gönüllü ustası...
Upvote 0
Downvote 0
0

türkiye'de habercilik

gazelle gazelle · 27.10.2018 15:41 · 896 · #11805
sadece ülkemiz de öyle olduğunu zannediyoruz ama tüm dünya da basın özgürlüğü bu şekildedir çünkü basın en büyük silahtır ve güçlü olan en güçlü silahı kullanandır
Upvote 0
Downvote 0
0

pablo neruda

monica ziyagildurulay monica ziyagildurulay · 11.11.2018 05:12 · 1199 · #15939
“şiirlerin en hüzünlüsünü yazabilirim bu gece. ben onu sevmiştim, ve bazen o da beni sevmişti. " demiş sosyalist ve aşkı en güzel anlatan yazar, şair. Nazım'ın arkadaşı ve hasret duyanı.

Asıl adı Ricardo Eliecer Neftali Reyes Basoalto olan bu büyük şair 12 Temmuz 1904'te Şili'nin Parral şehrinde doğdu. Annesi öğretmen, babası işçiydi.

Ufakken annesini kaybediyor, 13 yaşında dergiler de makale yazmaya başlıyor ama hala Pablo değil 1920 yılında Çek şair Jan Neruda'dan aşırdığı soyadı, Pablo adına ekleyip bir dergide yazmaya başlıyor. O, bu ad ve soyadın geçici olduğunu düşünüyordu ama öyle olmuyor. Ömrünün geri kalanında hep bu adla anıldı. Pablo neruda.

Bazıları dokunmayı biliyor, kelimeleri süslemeyi.

bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim

şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu
Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta
şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı.

bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara.

kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece
kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında
sevdi beni o
ben de bir ara onu sevdim
o durgun, iri gözler sevilmez miydi ama

bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim.

yokluğunu düşünüp, yitmesine yanmakla
duyup geceyi, onsuz daha engin geceyi.

ota düşen çiy gibi, düşmekle şiir cana
ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa.

gece yıldız içinde, o yoldaş değil bana
Hepsi bu. uzaklarda şarkı söylüyor biri.
yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
gözlerim arar onu, yaklaştırmak ister gibi
yüreğim arar onu, o yoldaş değil bana

artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim
sesim arar rüzgarı ulaşmak için ona
ellere yar olur. öpmemden önceki gibi.
o ses, ışıl ışıl ten ve sonsuz bakışlarla
artık sevmiyorum ya severim belki yine
ne uzundur unutuş
ah ne kısadır sevda
böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü
yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca

Belki bana verdiği son acıdır bu acı
Belki son şiirdir bu yazdığım şiir ona.

Ve tabi,


Neden öldün Nâzım?
Senin türkülerinden
yoksun
ne yapacağız şimdi?
Senin bizi karşılarkenki gülümseyişin gibi bir pınar
bulabilecek miyiz bir daha?
Senin gururundan, sert sevecenliğinden yoksun
ne yapacağız?
Bakışın gibi bir bakışı nereden bulmalı,
ateşle suyun birleştiği
Gerçeğe çağıran, acıyla ve gözü pek bir sevinçle dolu?
Kardeşim benim, nice yeni duygular, düşünceler
kazandırdın bana
Denizden esen acı rüzgâr katsaydı önüne onları
Bulutlar gibi, yaprak gibi uçarlar
Düşerlerdi orada, uzakta.
Yaşarken kendine seçtiğin
Ve ölüm sonrasında seni kucaklayan toprağa.
Sana Şili'nin kış krizantemlerinden bir demet
sunuyorum
Ve soğuk ay ışığını güney denizleri üzerinde parıldayan
Halkların kavgasını ve kavgamı benim
Ve boğuk uğultusunu acılı davulların, kendi yurdundan...
Kardeşim benim, adanmış asker, dünyada nasıl da
yalnızım sensiz.
Senin çiçek açmış bir kiraz ağacına benzeyen
yüzünden yoksun
dostluğumuzdan, bana ekmek olan,
rahmet gibi susuzluğumu gideren ve kanıma güç katan
Zindanlardan kopup geldiğinde karşılaşmıştık seninle
Kuyu gibi kapkara zindanlardan
Canavarlıkların, zorbalıkların, acıların kuyuları
Ellerinde izi vardı eziyetlerin
Hınç oklarını aradım gözlerinde
Oysa sen parıldayan bir yürekle geldin
Yaralar ve ışıklar içinde.
Şimdi ben ne yapayım? Nasıl tanımlanır
Senin her yerden derlediğin çiçekler olmaksızın bu dünya
Nasıl dövüşülür senden örnek almaksızın,
Senin halksal bilgeliğinden ve yüce şair onurundan yoksun?
Teşekkürler, böyle olduğun için!
Teşekkürler o ateş için
Türkülerinle tutuşturduğun, sonsuzca.

Unutmadan, Kendisi Nobel ödüllü bir diplomattır.
Upvote 2
Downvote 1
1

kan revan içindeyim

mavikaranlik mavikaranlik · 30.10.2018 01:05 · 839 · #12447
eski bir murat yılmazyıldırım şarkısı. en ünlü şarkılarından birisi olma ünvanını taşır. geçtiğimiz dönemlerde cem adrian ile birlikte söyleyip taçlandırmıştır.


YouTube video


Bağışlayın beni sevdalarım
Kendimi parçalara (ahh!) ayıramadım
Alın gidin korkularımı
Saçlarımı ellerinizle okşayın
Hiç bir ayrılık yeniden yeniden yaratmıyor artık beni
Alın gidin korkularımı
Saçlarımı ellerinizle okşayın
Ve bütün ayrılıklar sabah olunca alıyor nefesimi

Kanrevan içindeyim
Gönlümün derdindeyim
Yerlerin dibindeyim
Kurtar ne olur, ne olur
Kanrevan içindeyim
Yarimin peşindeyim
Cennetin izindeyim
Kurtar ne olur

Aşk ağır yükler bindirdi
Küçülen omuzlarıma
Kalplerinizden kaçtım hep
Varıp gittim en karanlıklara
Yağmur ıslak mazeretler yükledi büyüyen yangınıma
Cehennemden düştüm hep
Beni hiç görmediler
Yağmur ıslak mazeretler yükledi büyüyen yangınıma
Seviştim ve yoruldum
Varıp gittim en yalnızlıklara

Kanrevan içindeyim
Gönlümün derdindeyim
Yerlerin dibindeyim
Kurtar ne olur
Kanrevan içindeyim
Yarimin peşindeyim
Cennetin izindeyim
Kurtar ne olur
Upvote 7
Downvote 0
4