ozan manasın seslendirdiği derbeder bir şarkıdır. .
Dilimde ismi kalmış, kara geceler
Elimde resmi kalmış, kara geceler
Vuslat bana küs mü kalmış, kara geceler
Feryatlardan sus mu kalmış, kara geceler
Başım toz duman olur
Dilim feryat figan olur
Halim perişan yaman olur
Kara geceler
Yıldızları sönük sönük, kara geceler
Uykularım bölük bölük, kara geceler
Şarkılarım yanık yanık, kara geceler
Şiir sanık, mumlar tanık, kara geceler
Başım toz duman olur
Dilim feryat figan olur
Halim perişan yaman olur
Kara geceler
demokrasinin özgürlük sorunsalı
Demokrasiyi kullanmayı bilmeyenlerin sorunsalıdır.
Yüzyıllar boyunca "İslam'a göre yönetim şekli nedir?" sorusu, cevabını yine yüce kitapta, rasulallahın uygulamalarında ve islam tarihinde bulur.
İslam, kalıp olarak bir yönetim şekli, rejim belirlemez. İslam, tıpkı insana yaptığı gibi, devletler için de ahlâk, adalet ve faydaya dayalı optimist bir çerçeve belirler. Bu çerçeve içerisinde kalmak suretiyle, insan da, devlet de iradesi ve seçimlerinde özgürdür. Bu kısıtlı seçim iradesinin, insana bırakılması zamanın içinde değişen konjonktüre ayak uydurmayı kolaylaştırmak içindir.
Tarihten iki örnek:
Hz.Musa ve halkı, Allah'ın izni ile halkını mucizevi bir şekilde denizden geçirdikten sonra, çölde putlara tapan bir kavim görürler. Dönüp peygambere derler ki "Ey Musa sen de bize bir ilah yap da, ona tapalım" Dünya tarihinde hayal kırıklığının adıdır bence Hz.Musa'nın kavmi.. O kadar mucizeye şahit olduktan sonra, Kızıldenizin ikiye bölünüp yarılmasından Firavun'un bile secdesini gördükten sonra nasıl bir zeka halen peygambere böyle bir teklif getirebilir? Peygamberin yerinde kim olsa, ağız dolusu küfür eder bu nankörleri yanından uzaklaştırırdı ama Hz.Musa'nın cevabı manidardır: "Siz gerçekten cahil bir topluluksunuz.."
İstanbul 'un muzaffer komutanı Fatih Sultan Mehmed Han, tebdili kıyafet pazara uğrar. Bir esnaftan alışveriş yapacak olur. Esnaf: "Kusura bakma molla efendi, ben satış yaptım ama şu yan komşum daha siftah yapmadı. Benden değil, ondan alışveriş yap" diyince, Hz.Peygamberin hadisine mazhar olan komutan, halkının bu yüce gönüllülüğüne hayran kalır.
Örneklerdeki iki ayrı anlayış seviyesindeki halkı, aynı rejimle yönetmek başarılı sonuçlar doğurmaz. Halkın bilinç seviyesi ile yönetim şeklindeki baskı unsuru ters orantılıdır. Neler olduğunu anlamayan halkların, olayların farkında olanları tarafından baskı ile yönetilmesi halkın yararınadır. Eğer toplumsal bilinç seviyesi gelişmiş işe, özgürlük alanları da genişlemelidir.
Peki özgürlük kelimesinin yan yana kullanıldığı Demokrasi, islâmî rejimin ana gövdesini mi oluşturur?
Buna cevap vermeden önce demokrasinin temel tarifine göz atalım:
Mealen demokrasi "devlet yönetiminde kararı halka soralım, çoğunluk ne istiyorsa o olsun"dur.
Peki ya bu kanunlar, kurallar Yüce Allah'ın kanunları ile çelişiyorsa?
Örneğin X devletinde bir referandum yapılsa ve halka "domuz eti yensin mi?" diye sorulsa, Hz.Musa'nın kavminin özelliklerini taşıyan halk "yiyelim tabi" diyebilir. Ne oldu? Demokrasi islam ile çelişti..
Öte yandan halifelik makamının seçimlerinde, çoğunluğun kararına uyulduğu da görülüyor islam tarihinde.. Ne oldu? Demokrasi İslama uydu..
İslami yönetim şekli içerisinde, hangi rejimin gerekli olduğu halka sorulabilir. Monarşi, parlamenter meclis veya başkanlık rejiminin, şeklinin, şablonunun bir önemi yoktur. Önemli olan o X devletinin islâmî kaidelere uyup uymayacağı, o dairede kalıp kalmayacağıdır.
Demokrasiyi islamın üstünde tutarsanız, 40 yıl Sina çölüne müstahak olursunuz..
İslâmı demokrasi ile desteklerseniz, peygamberin övgüsüne mazhar olanlardan olursunuz..
Yani daha önce akıllı bir adam tarafından da söylendiği gibi "demokrasi amaç değil, araçtır"
Yüzyıllar boyunca "İslam'a göre yönetim şekli nedir?" sorusu, cevabını yine yüce kitapta, rasulallahın uygulamalarında ve islam tarihinde bulur.
İslam, kalıp olarak bir yönetim şekli, rejim belirlemez. İslam, tıpkı insana yaptığı gibi, devletler için de ahlâk, adalet ve faydaya dayalı optimist bir çerçeve belirler. Bu çerçeve içerisinde kalmak suretiyle, insan da, devlet de iradesi ve seçimlerinde özgürdür. Bu kısıtlı seçim iradesinin, insana bırakılması zamanın içinde değişen konjonktüre ayak uydurmayı kolaylaştırmak içindir.
Tarihten iki örnek:
Hz.Musa ve halkı, Allah'ın izni ile halkını mucizevi bir şekilde denizden geçirdikten sonra, çölde putlara tapan bir kavim görürler. Dönüp peygambere derler ki "Ey Musa sen de bize bir ilah yap da, ona tapalım" Dünya tarihinde hayal kırıklığının adıdır bence Hz.Musa'nın kavmi.. O kadar mucizeye şahit olduktan sonra, Kızıldenizin ikiye bölünüp yarılmasından Firavun'un bile secdesini gördükten sonra nasıl bir zeka halen peygambere böyle bir teklif getirebilir? Peygamberin yerinde kim olsa, ağız dolusu küfür eder bu nankörleri yanından uzaklaştırırdı ama Hz.Musa'nın cevabı manidardır: "Siz gerçekten cahil bir topluluksunuz.."
İstanbul 'un muzaffer komutanı Fatih Sultan Mehmed Han, tebdili kıyafet pazara uğrar. Bir esnaftan alışveriş yapacak olur. Esnaf: "Kusura bakma molla efendi, ben satış yaptım ama şu yan komşum daha siftah yapmadı. Benden değil, ondan alışveriş yap" diyince, Hz.Peygamberin hadisine mazhar olan komutan, halkının bu yüce gönüllülüğüne hayran kalır.
Örneklerdeki iki ayrı anlayış seviyesindeki halkı, aynı rejimle yönetmek başarılı sonuçlar doğurmaz. Halkın bilinç seviyesi ile yönetim şeklindeki baskı unsuru ters orantılıdır. Neler olduğunu anlamayan halkların, olayların farkında olanları tarafından baskı ile yönetilmesi halkın yararınadır. Eğer toplumsal bilinç seviyesi gelişmiş işe, özgürlük alanları da genişlemelidir.
Peki özgürlük kelimesinin yan yana kullanıldığı Demokrasi, islâmî rejimin ana gövdesini mi oluşturur?
Buna cevap vermeden önce demokrasinin temel tarifine göz atalım:
Mealen demokrasi "devlet yönetiminde kararı halka soralım, çoğunluk ne istiyorsa o olsun"dur.
Peki ya bu kanunlar, kurallar Yüce Allah'ın kanunları ile çelişiyorsa?
Örneğin X devletinde bir referandum yapılsa ve halka "domuz eti yensin mi?" diye sorulsa, Hz.Musa'nın kavminin özelliklerini taşıyan halk "yiyelim tabi" diyebilir. Ne oldu? Demokrasi islam ile çelişti..
Öte yandan halifelik makamının seçimlerinde, çoğunluğun kararına uyulduğu da görülüyor islam tarihinde.. Ne oldu? Demokrasi İslama uydu..
İslami yönetim şekli içerisinde, hangi rejimin gerekli olduğu halka sorulabilir. Monarşi, parlamenter meclis veya başkanlık rejiminin, şeklinin, şablonunun bir önemi yoktur. Önemli olan o X devletinin islâmî kaidelere uyup uymayacağı, o dairede kalıp kalmayacağıdır.
Demokrasiyi islamın üstünde tutarsanız, 40 yıl Sina çölüne müstahak olursunuz..
İslâmı demokrasi ile desteklerseniz, peygamberin övgüsüne mazhar olanlardan olursunuz..
Yani daha önce akıllı bir adam tarafından da söylendiği gibi "demokrasi amaç değil, araçtır"
benim oyum ile dağdaki çobanın oyu
O köprünün altından çok sular sular aktı. Geçiniz...
sarjkablosu
sarjkablosu olarak başladığım sözlük hayatına, yaşanan bir iki teknik sıkıntıdan ötürü tekinsiztip olarak devam etme kararı aldım. sözlük yönetimine de bu transfer sırasında bana yardımcı oldukları için teşekkürlerimi sunuyorum.
şarj kablosunun da modası geçecek zaten, temassız falan oluyormuş artık diyorlar.
şarj kablosunun da modası geçecek zaten, temassız falan oluyormuş artık diyorlar.
türk bayrağını yırtan yunan milletvekili
Yunan ırkçı sağ parti Altın Şafak'tan kısa süre önce ayrılan bağımsız milletvekili Lagos, Avrupa Parlamentosu'nda konuşma yaparken kürsüde Türk bayrağını yırtarak büyük bir provokasyona imza attı.
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Twitter hesabından "Şanlı bayrağımıza uzanan elleri nasıl kırdığımızı, denize nasıl döktüğümüzü en iyi bu ırkçı kafalar bilir" mesajını paylaştı.
AK Parti Sözcüsü Çelik ise "AP'de bayrağımıza saygısızlık yapan faşist Yunan milletvekili, sadece kendi karaktersizliğini göstermiş oldu" dedi. Irkçı vekile kendi ülkesinden de tepki geldi.
Kendi ülkesinden de(?) tepki gelen sabıkası kabarık milletvekilini dedelerimizin denize atalarını nasıl döktüğünü hatırlamasıyla galeyana gelerek bu manasız harekete teşebbüs edip, kendisini rezil ettiğiyle kalması daha manidar olmuştur.
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Twitter hesabından "Şanlı bayrağımıza uzanan elleri nasıl kırdığımızı, denize nasıl döktüğümüzü en iyi bu ırkçı kafalar bilir" mesajını paylaştı.
AK Parti Sözcüsü Çelik ise "AP'de bayrağımıza saygısızlık yapan faşist Yunan milletvekili, sadece kendi karaktersizliğini göstermiş oldu" dedi. Irkçı vekile kendi ülkesinden de tepki geldi.
Kendi ülkesinden de(?) tepki gelen sabıkası kabarık milletvekilini dedelerimizin denize atalarını nasıl döktüğünü hatırlamasıyla galeyana gelerek bu manasız harekete teşebbüs edip, kendisini rezil ettiğiyle kalması daha manidar olmuştur.

sami hazinses
Asıl adıyla Samuel agop uluçyan.
yeşilçam'ın emektar, yüzü unutulmayan oyuncularındandır.
1925 yılında Ermeni bir ailenin evladı olarak Diyarbakır'da dünyaya gözlerini açmıştır.
Bir rivayete göre aşık olduğu kadına kavuşamayınca ailesi de istemeyince evi terk ederek İstanbul'a gelir.
İstanbul'da dokuma fabrikasında çalışırken zeki müren ile tanışır ve yazdığı şarkıyı zeki müren seslendirir. bundan sonra şöhret yolları kendisi için açılmaya başlar. Şöhret sonrası gerçek kökenini saklamak adına adını değiştirerek “sami hazinses” olarak kullanır.
film yapımcılarından mümtaz alpaslan yardımıyla, bir yan rolle sinemaya adımını atar. sinema sektöründe iken bestelerini yapmaya devam eder. Bestekar yönünü bilen ise çok azdır. Ekmeğini daha çok besteleri sayesinde kazanmıştır.
yeşilçam'ın emektar, yüzü unutulmayan oyuncularındandır.
1925 yılında Ermeni bir ailenin evladı olarak Diyarbakır'da dünyaya gözlerini açmıştır.
Bir rivayete göre aşık olduğu kadına kavuşamayınca ailesi de istemeyince evi terk ederek İstanbul'a gelir.
İstanbul'da dokuma fabrikasında çalışırken zeki müren ile tanışır ve yazdığı şarkıyı zeki müren seslendirir. bundan sonra şöhret yolları kendisi için açılmaya başlar. Şöhret sonrası gerçek kökenini saklamak adına adını değiştirerek “sami hazinses” olarak kullanır.
film yapımcılarından mümtaz alpaslan yardımıyla, bir yan rolle sinemaya adımını atar. sinema sektöründe iken bestelerini yapmaya devam eder. Bestekar yönünü bilen ise çok azdır. Ekmeğini daha çok besteleri sayesinde kazanmıştır.

3 ocak 2019 manchaster city liverpool maçı
liverpool'un kazanacağını düşündüğüm maçtır.
skor tahminim: 2-4
skor tahminim: 2-4
rambling man
uzun zaman sonra tekrar aktif olmuş yazarımız, hoş gelmiş.

