itiraf köşesi

martilara simit atan kadin martilara simit atan kadin · 05.01.2019 04:56 · 6793 · #29112
Hocanın biri bir kitabında 'sinema bir sanat değildir' demiş. 2 dönemdir sanat tarihi bölümünden sinema tarihi diye bir ders alıyorum; 4 yıllık güzel sanatlar fakültesinde sinema bölümü var ve sinemanın bir sanat olmadığını iddia eden kişi bir edebiyat fakültesi akademisyeni.

1 saattir adamı boğma, asma, çarmıha germe ve sinir uçlarına elmas tozu basma hayalleri kuruyorum. Bir miktar sadist olabilirim, azıcık. Mini minnacık...

Neyse ki içimdeki iflah olmaz sadiste genellikle sahip çıkabiliyorum.

Not: Keşke bazı gevşek insanlar gibi 'Kontrolümü kaybettim, kendime engel olamadım' diyip bir kaç sapığa uygulasam şunları... otokontrol sahibi olabilmek evet mükemmel bir şey ancak her mükemmellik iyi değil maalesef.
Upvote 2
Downvote 0
1

sözlüğe giriş yapınca gelen huzur

serendipity serendipity · 20.01.2019 13:56 · 1036 · #31737
Size de oluyor mu hiç?
Hani iş çıkışı, günün stresinden bunalmışsınız, trafik yoğunluğu da cabası! Yetmiyormuş gibi şemsiyen kırılmış, topuklu ayakkabının topuğu Arnavut kaldırımı arasındaki derze sıkışmış.

Yani anlayacağınız berbat bir gün geçirmişsiniz.

Yüzünüz bir Nemrut-Süphan dağı aralığında sirke satmak için depar atmaktadır.

Ama bir şey var.
Her şeye rağmen o güzel şey.

Bu arada anahtarı da unutarak kapıya istemsiz tıklatıp nihayet evine varmanın “eh iştelik” huzuru var. Kapıyı açarken bir çift göz Çipil çipil sizlere bakarken, ağzının içinde galaksinin tüm yıldızlarını toplamış ve güneşi sığdırmış sıcaklığında kocaman bir “hoş geldin” havasından Sonra antreye henüz adımlarınızı atmışken mutfaktan gelen o sıcacık siz deyin 5 ben diyeyim 7 dakika önce pişmiş hatta Aralık bırakılmış fırından sızan o eşsiz vanilyalı kurabiyelerin kokusu tüm bedeninizi sarmıştır.
Biraz önceki yorgunluktan eser kalmamış halinizle, şöminenize birkaç odun daha atıp berjerinize uzanıp anın tadını çıkartmaya başlamıştırsınız çoktan.

Tam olarak siteye giriş yaptığımda bana da böyle şeyler oluyor.
Upvote 5
Downvote 0
4

deist olmak

nushirevan nushirevan · 20.10.2021 00:43 · 1233 · #76264
Herhangi bir dinden olmak ile ateist olmaktan bile beter bir durumdur. Çünkü deistler, iki şeyi kati surette reddederler: Birincisi; insan zekâsının, kainatı yaratan varlığın varlık izdüşümlerini kavramaya bile erişemeyeceğini kabul eder. Evrenin yaratıcısının yüceliğini vurgularken, insanın akletme melekelerini de küçümser. Dolayısıyla "bu yüce varlığı, bizim ilkel donanım ve yazılımlarımız kavrayamaz" derler. Bakın varlığı hissetmekten, onun varlık yapısından bahsetmiyoruz burda. Onun gerçekten varlığından ötürü oluşan neticeleri bile reddediyorlar. Örneğin güneşi yaratmış, tek bir varlığa inanan deistler, güneşi görüp hissettiği halde bunu, tanrının varlığına bilimin varoluşundan bile önce kanıt sunan dini metinlere rağmen kabul etmiyorlar.

Peki ikinci reddiyeleri ne? İşte bu kısmı tamamen feslefik bir boyutta -ki bu da deistlerin nasıl bir çıkmazda olduğunu kanıtlar nitelikte- evrendeki sebep sonuç ilişkisi arasında mantığın devreden çıktığını kabul ediyorlar. Hemen açalım: Bir arsanız var. Üzerine bir ev yapmak istediniz. Ustalığınız da var. Temelinden çatısına kadar toplu iğne ucu kadar kusursuz bir ev inşa ettiniz. İnşaat öyle kusursuzlukta ki, hiç bir noktasında hata bulunamıyor. Elektrik, su, doğalgaz ve internetle donattınız. Güzelce boyadınız, çevresindeki peyzajı düzenlediniz. Çevresine, zarar görmesin diye aynı kusursuzlukta çitler döşediniz. Mülkünüz tamamlandığında ne yaptınız? Öylece bırakıp gittiniz... Terk ettiniz.. Çimlerin kuruması, boyanın solması, sıvaların dökülmesini izlemeye koyuldunuz. Tahta kuruları, o güzelim giriş kapısını kemirirken sadece seyrettiniz. Eviniz, yavaş yavaş yok olurken, onu kurtarmak adına sorumluluk almadınız.. Çünkü tahta kuruları, o evin kapısını kendi güç mücadelelerine kaynak olsun diye kullanıyorlar!

Mantıklı geldi mi? Elbette çoğunuz bunu kabul etmedi. Kimi evine, kimi emeğine, kimi üretim zekâsına acıdı ve bu sorumsuz davranışın mantıksız olduğu kanaatine vardı.

Düşünün ki biz ev ustasıyız, sadece insanız ve bu aşamada bile bunu kabul etmiyoruz. Deistlere göre, sonsuz genişleyen evrende, tek bir boşluk bırakmadan, kusursuz bir kainat yaratan varlığın zekâsı, öngörüsü ve sorumluluk bilinci bizim kadar değil..

Hristiyan olanın, musevi olanın, şamanın ve hatta ateistin bile kendi kabul örgüleri arasında belli bir düzen var. Bu paradigmalar arasında kendi içinde tutarlılar. Ancak deizm bu seviyenin en altında maalesef.

Aslında bunları deizmin yükselme nedeni başlığı altında yazacaktım ama buraya nasip oldu. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa kemal atatürk'ün deist oluşu, laikliği getirmesi ve sonradan gelenler tarafından eğitim sisteminin deizme göre şekillenip müfredatı oluşturması sonucu, deizm literatüre girmese bile sosyal hayatımızın içine girdi. Eski ilim adamlarına bakın: örneğin İbni Sina bir çok ilimde çağının en üstün akademisyeni olmakla birlikte, hafızlık okumuş, fıkıh ve kelam alimidir. Fransız devrimiyle adeta dikte edilen din ve bilimin ayrılması gerektiği tezi yüzünden bir daha ibni sina çıkaramadık. Din, bilimi destekler nitelikteydi o zamanlar. Birileri bize "olur mu canım 'allahın hikmeti' der çekilir bilim adamı dinle ilgilenirse" diye anlatmadan kısa süre önce hem de. Anlatacak çok şey var da, konumuz bunlar değil şimdi.
Upvote 3
Downvote 0
3

pathos

Nurse Nurse · 11.08.2022 14:10 · 2144 · #78646
Yaygın bir sarmaşık türü olan pathos yaşam alanı olarak hiç ayrım yapmaz. Karanlık bir koridordada yetişir aydınlık bir odada da ve güneş vuran bir köşede de... neon türleri var ve yetiştirilesi en güzel bitkiler bence.
Upvote 3
Downvote 0
1