kral çıplak

can can · 24.09.2018 14:13 · 1564 · #413
kral çıplak
hikayeyi bilmeyenimiz yoktur. megaloman kralın, dalkavukları yüzünden düştüğü hali hikaye eden bu kıssayı kısaca hatırlatayım isterseniz.
giyimine düşkün kral, bir gün emirerini çağırıp, ülkedeki terzilere duyuru yapmasını ister. duyuru şudur: kim en güzel elbiseyi dikerse, onun sandıklar dolusu altınla ödüllendirileceği, beğenilmez ise kellesinin gideceğidir.
ilanı duyan terziler saraya koşar, ama çoğu bu cesaretinin bedelini kellesi ile öder. fakat uyanık bir terzi saraya giderek krala bu işe talip olduğunu söyler. nihayetinde işi alan terzi, haftalar sonra, sadece akıllıların görebildiği ama aptalların göremediği elbiseyi getirir. doğal olarak, kral ve adamları, aptal konumuna düşmemek için “ortada elbise falan görünmüyor” diyemezler. kral ilk törende, halkının huzuruna, bu sadece akıllıların görebildiği elbiseyle çıkar. tabii kralın dalkavukları bu arada elbisenin özelliklerini halka anlatmışlardır. aynı şekilde halk da aptal durumuna düşmemek için kralı alkışlar ve tezahuratlarla karşılarlar. ama gel gör ki, bu tür entrikalara aklı ermeyen ufak bir çocuk, gördüğü manzara karşısında kendini tutamaz ve “anneee bak, kral çıplak” diye bağırır. olayın büyüsü bozulur ve halk, kral çıplaaak diye bağırmaya başlar…
Upvote 2
Downvote 0
1

westerositis hastalığı

serendipity serendipity · 15.04.2019 17:34 · 115 · #65119
Amerika'da ''HBO'' Westeros adlı bir dünyada geçiyor. Diziyi izleyebilmek için hasta olduğunu iddia ederek işe gelemeyen kişilerin 'Westerositis' hastalığına yakalandığı esprisi yapılmaktadır. .Yani dizi hastalığının vücut bulmuş halidir.
Upvote 2
Downvote 0
1

çocukluk korkularımız

serendipity serendipity · 25.12.2018 05:09 · 2327 · #27707
Çocukken cahillikten mi bilmiyorum hiçbir şeyden korkmuyordum. Kertenkeleyi alır, yanağına buse kondururdum. Kurbağayı elimin üstüne alır dilini çıkarttıkça kahkaha atardım( ne alakaysa)
Aşırı yaramaz olduğum için cesaret gösterilecek her konuya atlar elimden gelenin de üstüne çıkarak yaramaz kuzen ve arkadaşlarımızla dediklerimizi yapardık. İşte en net hatırladığım yüksek katlı binaların salonlarının penceresinden penceresine geçerdik. Arada uzun menzil olmasına rağmen!
İşte tır geçer karayolunun kenarından helekopter ayağını uzatır, tekerlekler üstünden geçer ayağının, örgü şişini boğazına sokar, çıplak elektrik teli alır ölemez vs milyon tane örneğim var ancak tüm maddeselliklerim ve cesaretime rağmen öyle bir korkum var dı ki; ailemizde hatrı sayılır büyük bir yakınım vardı. Kendisine hürmet gösterirdim. Allah var beni de çok sever sayardı ancak kendisi o kadar serttti ki müşterileri bile korkuyordu ondan. Hatta iş yerinin bulunduğu kaldırımdan rahat 20 yaşıma kadar geçmedim sırf kızar diye. Yani nasıl korkuttuysa bilmiyorum acayip sert bir adamdı şu an yazarken bile irkilmedim değil ama haksız yere sesini yükseltir gereksiz moralini bozar, seni ağlatıp evine gönderir öyle değişik biri olsa da iyi bir insandı. Eskiden hayvanlardan korkmayıp insanlardan korkuyorsam şimdi tam tersini belki de yaşıyor olmam bu Mümtaz kişiye borçluyum. Yani korkulma konusunda öyle Nam Salmış ki; ziyaretime gelen arkadaşlarım bir gün telefonum çaldı baktım o kişi arıyor. Arkadaşlarımın hepsi ağzını tuttu, kazara söylediği cümlelerinden harf eksikliği olurda duyamazsam vay halime! Zaten ağzının içinden konuşuyor ve aklındaki şeylerin ortasını sana anlatıyor yani diyor ki; bağırsağımdan geçenleri oku!
Empati kurma yeteceğimi ben bu adama borçluyum!
Gerçekten insanların içinden ne geçtiğini, aklından o an da geçen alt metni okuyabiliyorum. Bazen bu durum yanlış anlaşılsa da şartlar bizi bu duruma getirdi.
Heee tabi bu arada bu adam gereksiz yere korku sebebim olmuş, bütün korkularımla yüzleşip karşısına dikildim birgün. Söyleyebileceği en kötüsünü, yapabileceği en kötü şeyler yapılmış zaten daha ne olabilir ki dedim, halt edip ona akıl vermeye kalktım. Halbuki hiç kimsenin aklını beğenmez. Ama hiç tahmin ettiğim gibi olmadı. Tam tersi o gün bugündür şeytan kulağına evladı bile kendisinden korkuyorken ben istediğimi yapabiliyorum.
Belki de korkularımız kafamızda büyüttüklerimizdi.
kaybetmekten korkmayanlar derneği
Upvote 6
Downvote 0
1