ilkokul öğretmenine mesajın

sunset sunset · 17.03.2019 04:48 · 2446 · #50751
Kesinlikle cinsiyet kimliğine saygısızlık yapmak istemediğimi baştan belirtmek isterim.
2000-2001 senesi sınıf öğretmenimiz gül gibi saygılı ve hoşgörülü bir eğitim gönüllüsüydü, emekli oldu. 2001-2002 dönem öğretmeni ise yerine gelmiş bir öğretmendi. Ufak çocuğuz, herkesin kafasında bir soru işareti var. "bu hoca kadın mi yoksa erkek mi?".
Herkes bu sorunun cevabını merak etmekte, sert bir karaktere sahip olan bu eğitmenin başlarda kadın olduğunu sanmaktaydık, ilköğretimden ortaöğretime geçişte bir kadınla birlikte olduğuna şahit olduk. Her neyse konuyu pek dağıtmadan toparlayalım. Cinsiyet önemli değil, asıl konumuz bu değil zaten.
Amacımız bu eğitmen olacak şahsiyete kısa bir not bırakmak olacaktır. hayatında hiçbir başarı elde edemeyecek, insanlıktan hiçbir şey öğrenemeyecek olan bir eğitmene dair kısa bir anektod paylaşalım: Zengin-fakir öğrenci ayrımı, başarılı kızların/kadınların (bilgi sahibi olan her derste tahtaya kaldırılan/kalkan akıllı öğrenciler) ayrı bir yerde tutulması, sürekli söz hakkı verilmesi, poh pohlanması pozitif ayrımcılığın örneklerinden birisidir.
Erkeklere gelecek olursak itilen kakılan, bir şeylerden anlamayan bom boş öğrenci olduğunu zanneden, sürekli azarlanan yeri gelince de azarlanan öğrenci potansiyeline sahiptik. Birkaç erkek öğrenci hariç (yine zengin kesim).
Sınavlarda hemen hemen aynı şeyleri bildiğimiz, bilebildiğimiz halde bizim sınavlarımız düşük gelirdi, kızlar takdir veya teşekkür ile mükafatlanırken bizler birkaç puanlarla teşekkür ya da takdiri kaçırmış olurduk. Böyle bir eğitmen yüzünden de okuldan soğumalar gerçekleşmiş olurdu, aylak öğrenci olma statüsünde emin adımlarla ilerlerdik. Okul hayatı boyunca bir baltaya sap olamama, bilgi ve beceri (kabiliyet) eksikliği ve buna benzer şeylerle itham edildik desek yeridir.
Kıssadan hisse konuyu toparlayalım derken daha da içime ettik gibi bir his oluştu, her neyse yine toparlamaya çalışalım madem.
İşin özeti eğitmen, saygı ve sevgiyi öğrencilerine hissettirebilmeli. Yeni bir bilgiyi karşı tarafa en iyi şekilde ulaştırabilmeli. Her öğrenciye eşit olarak katkı sağlayabilmeli, aynı değeri alan çocuğu hayata olumlu bakmasına alıştırabilmeli.
İlk eğitimi aldığımız yerde, öğrenci okuluna isteyerek ve severek gidebilmeli. Hata yapan öğrenci cezalandırılırken yanlışını bilebilmeli ve öğrenebilmeli, dayak bir çözüm olmamalı (dayak yemedim, yiyen arkadaşlarım çoktu hepsi de aylak tayfadan).
Yaklaşık 20 sene olmak üzere, ben bu anektodu paylaşırken burada da öğretmen olma adayında bulunan arkadaşlara nasıl yol izlemeliler, neler yapmasalar daha iyi bir bağ kurabilirler derdindeyim. 19 yıl önce bana saygı gösteren bir öğretmenim olmuş olsaydı, belki farklı bir yerde olabilirdim. Aynı sınıfta okuduğumuz arkadaşlarımızın birçoğu iyi yerlerde, demiyorum ki hocadan kaynaklı. Farklı olabilirdi diye varsayımda bulunuyorum.
Son olarak; "sayın eğitmenim, sizin ben var ya!" demek yerine, "umarım daha iyi bir eğitmen olmuşsunuzdur ve ilerideki nesillere iyi bir izlenim bırakmışsınızdır" diyerek notumu tamamlıyorum.
Ayrıca; "Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır" alıntısını da şöyle bir köşeye bırakmak istiyorum.
Upvote 6
Downvote 0
3

elektrik faturası açıklaması

hayatmemat hayatmemat · 17.03.2019 00:03 · 449 · #50639
Günlük ortalama kullanımın 5.368 (kWh/gün) olan 30 günlük fatura tutarı 35 TL iken günlük ortalama kullanım 4.868 (kWh/gün) olan 60 günlük fatura tutarı 166 TL geldi bunun bilimsel açıklamasını yapabilecek arkadaş arıyorum not( 60 günün 15 günü evde hiç kimse yoktu sadece kombi en düşük derecede ve buzdolabı çalışıyordu yetkili birimede şikayette bulundum kontrol ettiklerini bir sorun olmadığını söylediler)
Upvote 4
Downvote 0
0

romanya

christian rosenkreuz christian rosenkreuz · 25.12.2018 01:04 · 273 · #27677
balık tüketiminin çok az olduğu ülke. genelde domuz etine abanırlar.

bir de şarap ve biradan ziyade cider seviyorlar.

ayrıca buranın insanları kardan nefret eder.

çavuşesku döneminde tarihi eserlerinin çoğu harap edilmiştir. mesela roma'ya ait bir kalıntının üzerine futbol sahası yapılmıştır. dacialılardan kalma mezarlık ve tapınaklar tarım alanı açma bahanesiyle harap edilmiştir.

ayrıca macaristan ile transilvanya bölgesi için kavga edip dururlar. sebebi ise bu bölgedeki hayvani altın rezervidir.

ikinci dünya savaşı sonunda sscb bu ülkeyi cezalandırmak için moldova bölgesini bağımsız yapmış ve moldova'da hiç yoktan rus yerleşimi oluşturmuştur. bu sebeple moldova, çok istemesine rağmen, bir türlü romanya ile birleşememektedir. zira ruslar tatsızlık çıkarmaktadır.

bir de burası çingene ülkesi değildir. roman ayrı, romen ayrı şeydir. romanyalılar çoğu avrupalı gibi çingeneleri sevmez.
Upvote 3
Downvote 0
0