\"ateşin tam ortasında
soğukta yıkandım\"
karanlık
Şu mısrada dostlaşan aydınlık olmayan yer, mekan durumu:
"Kimsesiz karanlıklar, derdime şifa verin. / Kalbimdeki yaralar daha çok daha derin."
{ Seyyan Hanım - Hasrer Türküsü }
"Kimsesiz karanlıklar, derdime şifa verin. / Kalbimdeki yaralar daha çok daha derin."
{ Seyyan Hanım - Hasrer Türküsü }
yerli plaka
Yerli malı yurdun malı hoş geldin .
hamla
Kürek çekilirken küreklerin denize daldırılıp üstüne abanılarak çıkarılması hareketinin bir seferine verilen isim.
at the mountains of madness
namıdiğer deliliğin dağlarında.
1936 yılı çıkışlı bir howard phillips lovecraft uzun hikâyesidir ama esasen 1931 yılında yazılmıştır, tarzı modern korkudur.
antarktika'ya jeolojik kazılar yapmak üzre giden bir ekibin başına gelenleri konu alıyor.
olayları profesör william dyer'ın gözünden okuyoruz. okuyup bitirdiğim 2. kitap olma özelliği taşır ayrıca fakat bitirene kadar göbeğim çatladı. sebebi üşengeçliğimden ziyade okumakta çektiğim zorluktu. çünkü tasvirler çok teknikti ve tahayyül etmekte zorluk çektim. yazılanları olduğu gibi kafamda canlandırabilmem için çok iyi coğrafi, mimari ve biyoloji bilgim olması şarttı ki bunlar da yoktu bende tabi. teknik tabirlerden dolayı sıksa da merakı diri tutmasından dolayı okunabilir her daim.
2006'da guillermo del toro romanın filmini çekmeye başladı hatta ilerleyen senelerde fragmanı bile yayınlandı.
Bkz;
fakat film yılan hikayesine döndü ve piyasaya çıkmadı. "şu son senelerdeki eksantrik film teselsülüne bu da eklense nolur yani?" diye iç geçirmiyor değilim. inşallah görürüm o günleri.
1936 yılı çıkışlı bir howard phillips lovecraft uzun hikâyesidir ama esasen 1931 yılında yazılmıştır, tarzı modern korkudur.
antarktika'ya jeolojik kazılar yapmak üzre giden bir ekibin başına gelenleri konu alıyor.
olayları profesör william dyer'ın gözünden okuyoruz. okuyup bitirdiğim 2. kitap olma özelliği taşır ayrıca fakat bitirene kadar göbeğim çatladı. sebebi üşengeçliğimden ziyade okumakta çektiğim zorluktu. çünkü tasvirler çok teknikti ve tahayyül etmekte zorluk çektim. yazılanları olduğu gibi kafamda canlandırabilmem için çok iyi coğrafi, mimari ve biyoloji bilgim olması şarttı ki bunlar da yoktu bende tabi. teknik tabirlerden dolayı sıksa da merakı diri tutmasından dolayı okunabilir her daim.
2006'da guillermo del toro romanın filmini çekmeye başladı hatta ilerleyen senelerde fragmanı bile yayınlandı.
Bkz;
fakat film yılan hikayesine döndü ve piyasaya çıkmadı. "şu son senelerdeki eksantrik film teselsülüne bu da eklense nolur yani?" diye iç geçirmiyor değilim. inşallah görürüm o günleri.
yıkım
Yıkmak işi.
sosyoloji
toplumların yapısını, toplum içi ilişkilerini ve bunun gibi konuları inceleyen bilim dalı.
depresyona girmek isteyenlere kitap önerileri
Portekizli karaktersiz diye tanımladığım bir yazar var: Fernando pessoa
Karaktersiz diye tanımlıyorum çünkü çıkardığı Kitaplar, farklı kimliklerle olup hepsi de birbirinin aynısı mı neymiş. Madem tek tip/düze yazacaksın farklı isim neden? Bu adamı sevmememin bir başka sebebi çünkü o arkadaşım, bu adalım kitapları sayesinde bunalımda idi ve bir müddet sonra vefat etti....
itiraf gibi oldu ama karaktetsizliğini tanımlamış oldum.
Karaktersiz diye tanımlıyorum çünkü çıkardığı Kitaplar, farklı kimliklerle olup hepsi de birbirinin aynısı mı neymiş. Madem tek tip/düze yazacaksın farklı isim neden? Bu adamı sevmememin bir başka sebebi çünkü o arkadaşım, bu adalım kitapları sayesinde bunalımda idi ve bir müddet sonra vefat etti....
itiraf gibi oldu ama karaktetsizliğini tanımlamış oldum.
stil
Üslûp, biçem, tarz.
toygar ışıklı
Ben küçükken toygar ışıklının ilk sesini duyduğumda, yaprak dökümündeki şevket olduğunu sanmıştım.
