zevkli ve bir o kadar da heyecan verici atraksiyon.
bmx bisikletim vardı çocukluk yıllarımda. kırmızı renkte, modifiye ettirip kontra fren sistemi yaptırmıştım. pedala geri geri basınca anında kilitlenirdi arka tekerlek.
sonra dönerek dururdum, tozlar havada falan. ah ah.
komisyon
Alt kurul, encümen, komite.
s-400
sürekli alacağımız konusunda haber olan,
rusya tarafından sıklıkla gösterilen ama elleyemediğimiz
hava savunma sistemi.
rusya tarafından sıklıkla gösterilen ama elleyemediğimiz
hava savunma sistemi.
saplantıların esiri olarak yaşamak
Beylik beylik lafların kibrine isyan bayrağı açıyorum.
Direnişimi ise hemencecik kendim bastırıyorum.
Hiçliğe uzanan bir yolda, pusulasız kaldığımızın farkında değiliz.
Peşin fiyatına 24 aya varan taksitle yaşadığımız hayatlarımızı;
yeşile, kızıla veya gökkuşağının tüm renklerine aynı anda boyuyabiliyoruz.
Bir de saf beyazlarımız var.
Simsiyahların gaddarlığından ise olabildiğine kaçıyoruz.
Tam da şu anda ağzımda sigaram masamda çayım şu satırları yazarken, müzik çalarımdan Neşet Ertaş sesleniyor:
"Ah yalan dünyada, yalan dünyada
yalandan yüzüme gülen dünyada."
Sonu olan bir yoldayız.
Ancak hiç bitmeyecek gibi koşuyor, koşuyoruz.
Aymazlığın dibini buluyoruz.
Her şeyimiz tastamam gibi bizden öte tüm farklılıkları irdeliyor, eksikler arıyoruz.
Yaşamlarımızın aktörleriyiz işte.
Sanatçı kaprislerimiz var.
Artistliklerimizin bini bir para.
"Biraz" diyorum, "Rahat mı bıraksak kendimizi?"
Örneğin;
keyifle veya isyanla başlayan yazılarımızı bir sonuca bağlamadan mı bitirsek?
Beklenildiği gibi değil, istediğimiz gibi...
Direnişimi ise hemencecik kendim bastırıyorum.
Hiçliğe uzanan bir yolda, pusulasız kaldığımızın farkında değiliz.
Peşin fiyatına 24 aya varan taksitle yaşadığımız hayatlarımızı;
yeşile, kızıla veya gökkuşağının tüm renklerine aynı anda boyuyabiliyoruz.
Bir de saf beyazlarımız var.
Simsiyahların gaddarlığından ise olabildiğine kaçıyoruz.
Tam da şu anda ağzımda sigaram masamda çayım şu satırları yazarken, müzik çalarımdan Neşet Ertaş sesleniyor:
"Ah yalan dünyada, yalan dünyada
yalandan yüzüme gülen dünyada."
Sonu olan bir yoldayız.
Ancak hiç bitmeyecek gibi koşuyor, koşuyoruz.
Aymazlığın dibini buluyoruz.
Her şeyimiz tastamam gibi bizden öte tüm farklılıkları irdeliyor, eksikler arıyoruz.
Yaşamlarımızın aktörleriyiz işte.
Sanatçı kaprislerimiz var.
Artistliklerimizin bini bir para.
"Biraz" diyorum, "Rahat mı bıraksak kendimizi?"
Örneğin;
keyifle veya isyanla başlayan yazılarımızı bir sonuca bağlamadan mı bitirsek?
Beklenildiği gibi değil, istediğimiz gibi...
sinir anında cep telefonunu yumuşak yere fırlatmak
bazen, arasıra, nadiren gerçekleşen eylem.
cem yılmaz
can yılmazın kardeşi olan komedyen..
amblem
Soyut bir şeyin, bir kavramın sembolü olan varlık veya eşya, belirtke.
hırçın
Belirli bir sebebi olmadan sinirlenip huysuzluk eden (kimse).
emel taşçıoğlu
sesi kadar yorumu da bir o kadar güzel olan halk müziği sanatçısı.

