Konuşmak bi yana ben kendi kendime soru sorup cevaplıyorum.
+bugün bu yoldan mı eve yürüsem?
-çok karanlık ya, her zamanki yoldan gideyim.
+bir şey lazım mı acaba eve?
-yok ya, değil bence.
+zaten açık market yoktur bu saatte.
Bazen trip bile atıyorum kendime.
+bu giydiğin yakıştı mı hiç şimdi sana?
-aman sanane be slk
Aynadan bide dudak kıvırma hareketi ile göz kırpıyorum.
Şu zamana kadar bi sıkıntı yaşamadım ama varsa önereceğiniz bi klinik vs talibim. Güzeldir be insanın kendi kendine konuşması. Psikolojik bir sorunun olduğunu gösterir mi bilemem.
saçaklı
Saçağı olan.
feministler için espriler
Ne bayan ne de kadın, hanımefendi o tamam mı (bkz: Swh)
kimse bilmez
BULUT GEÇTİ
GÖZYAŞLARI KALDI ÇİMENDE
GÜL RENGİ ŞARAP
İÇİLMEZ Mİ BÖYLE GÜNDE
SEHER YELİ
ESER,YIRTAR ETEĞİNİ GÜLÜN
GÜLE BAKTIKÇA
ÇIRPINIR YÜREĞİ BÜLBÜLÜN
BU YILDIZLI GÖKLER
NE ZAMAN BAŞLADI DÖNMEYE?
KİMSE BİLMEZ,KİMSE BİLMEZ...
30 yaşına gelip hl sözlükte yazmak
30 yas cok buyuk bir yas degil tam kivaminda bir yastir
engin ardıç
sabah gazetesi köşe yazarı. bugün ki yazısında "10 kasım günleri tiyatro, sinema, gazino her yer kapalıydı, genelev de kapalı mıydı; çocuktum bilmiyorum!" gibi anlamsız bir cümle kullandığı için linç edilmektedir.
kaynak
kaynak
raging bull
jake la motta'nın hayatını konu edinen martin scorsese filmi. martin scorsese filmi özellikle siyah beyaz çekmiştir. bu renkli filmlerin dayanıksızlığına karşı bir protesto maksadı taşımaktadır. robert de niro'nun performansı gayet üst düzeydedir, oynadığı fimler arasında belki de en iyi filmidir.
spoiler (tıkla)
karakteristik yapısı sürekli yenme arzusu güden bir boksörün kendisini ve etrafında bulunan kişilerle iletişimini konu edinir. ana karakterimiz de niro hırçın, yenme arzusu güden ve kıskanç bir yapıdadır.
jake la motta karakterinin bilerek kaybettiği maçtan sonra soyunma odasında ağlayışı, abisine sarılıp öptüğü sahne, hapishanede tek başına sinir krizi geçirdiği sahnede robert de niro yine oyunculuğunun zirvesindeydi.
de niro'nun taxi driver filmindeki "you talkin' to me?" repliği, kızgın boğa filminde ise de niro'nun kardeşi ve menajeri olan joe pesci'ye sarfettiği "did you fuck my wife?" (kıskançlık boyutunun aşırı ilerlemesi) filmin en güzel sahnelerinden birisidir.
bir boksörün hırs uğruna en yukarıya kadar ulaşıp seri bir çöküşle yıkımını gösteren bu film gayet başarılı olmuştur.
filmin sonlarına doğru 25 kilo almış jake la motta'nın komedyenlik yapmaya çalışırken batırması, ortamı germesi, seyircilerle polemiğe girmesi durumu o kadar güzel oynanmış, aktarılmıştır ki, seyirci adeta o anı yaşar. bütün duyguyu kapar.
jake la motta karakterinin bilerek kaybettiği maçtan sonra soyunma odasında ağlayışı, abisine sarılıp öptüğü sahne, hapishanede tek başına sinir krizi geçirdiği sahnede robert de niro yine oyunculuğunun zirvesindeydi.
de niro'nun taxi driver filmindeki "you talkin' to me?" repliği, kızgın boğa filminde ise de niro'nun kardeşi ve menajeri olan joe pesci'ye sarfettiği "did you fuck my wife?" (kıskançlık boyutunun aşırı ilerlemesi) filmin en güzel sahnelerinden birisidir.
bir boksörün hırs uğruna en yukarıya kadar ulaşıp seri bir çöküşle yıkımını gösteren bu film gayet başarılı olmuştur.
filmin sonlarına doğru 25 kilo almış jake la motta'nın komedyenlik yapmaya çalışırken batırması, ortamı germesi, seyircilerle polemiğe girmesi durumu o kadar güzel oynanmış, aktarılmıştır ki, seyirci adeta o anı yaşar. bütün duyguyu kapar.
anın fotoğrafını paylaş
Kankam ve ben

sözcü gazetesi
Gazetelerin bir siyasi örgütün arka bahçesi olarak kullanımının bir başka örneği. Oysa gazeteciliğin özünde objektivite vardır. Her siyasi örgütte var bunlar. Kendi seçmenine bariz "biz haklıyız b'olum, bize diyenler yalan söylüyor" diye algı kasmaya çalışıyor. Tamam, tarafsız olmak zordur orasını anlarım ama işi poh pohlamaya taşımayın. Bu sözcü için de geçerli yeni akit için de..
