
kendi halimde
Sabah yada gece dinlemek inanılmaz hoş.
gülten akın
ilkyaz şiirinde geçen
"Ah, kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya" dizeleriyle kendini tanımlarken bizlerin de zihnine kısacık ama çok önemli bir mesajı kazımış 1933 yozgat- 2015 ankara arasındaki tire çizgisini layıkıyla doldurmuş şair ve yazar.
"Ah, kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya" dizeleriyle kendini tanımlarken bizlerin de zihnine kısacık ama çok önemli bir mesajı kazımış 1933 yozgat- 2015 ankara arasındaki tire çizgisini layıkıyla doldurmuş şair ve yazar.
anın fotoğrafını paylaş
dağınıklık yazılımcıların hayat tarzıdır.

yazarların yürek sızlatan çocukluk anıları
İlkokul 2 ya da 3. Sınıf ilk ve son kez bi kız elimi tutmuştu acı olan o hissi bir daha yaşayabileceğimi sanmıyorum. Yıkıklar sağ baştan say 1..
pazarcı
Değişik günlerde kurulan pazarlarda mal satan kimse.
ehliyetsiz yakalanan öğretmenin polis memuruna çığlıkları
Ekşi de olayın iç yüzünü anlatan bir öğrencisinin alıntısını aşağı bırakıyor. ( bu vesile ile düşünmeden konuşanlara güzel bir ders olur umarım. )
malum olayda adı geçen öğretim üyesi dr. özlem atan tarlacı'nın daha önce iki dersini almış ve kendisini 5 senedir tanıyan birisiyim, gerek derslerde gerekse ders dışında son derece sakin ve anlayışlı olan özlem hocayla ilgili çıkan haberin videosunu izlediğimde fazlasıyla şaşırarak hocamı arama gereği duydum.
olay tahmin ettiğim gibi kamuoyuna yansıtılandan çok farklı şekilde bizzat hoca tarafından anlatıldı, şu an kendisi savcılıkta, kendisinin söylediklerini sözlükte duyuracağımı belirttiğim ve kabul ettiği için burada paylaşıyorum, sizlerden ricam twitter ve diğer sosyal medya uygulamalarında kendisine gerekilen desteği vermenizdir, çok klişe olacak biliyorum ama bu olayı sizin bir yakınınızın yaşamaması sadece tesadüftür.
özlem hoca konuşmamızda olayı şu şekilde anlattı;
"üniversitede gerçekleşen önemli bir toplantıya yetişmek üzere aracımı sürüyordum, bu esnada trafik polisi durmamı istedi, ehliyet ve ruhsatı kendilerine verdiğimde ehliyetimin kırık olduğunu öne sürerek bu ehliyeti kabul etmeyeceklerini bildirdiler, kendilerine ehliyetimin olduğunu ve ehliyetsiz araba kullanmaktan ceza veremeyeceklerini söyledim, önemli bir toplantıya yetişmek durumunda olduğumu belirttim, kendileri bana herhangi bir şey söylemeden uzun bir süre beklettiler, kendimi tanıtarak sizin gibi bir çok polis öğrencim var bana saygıda kusur etmezler, ben sizleri onlardan ayırmıyorum dedim, o sırada polis "banane öğretmensen, hocaysan" dedi ve ehliyetim olmasına rağmen ehliyetsiz araba kullanmaktan ceza kesti, uzlaşmacı bir tavırla memur olduğunu sabit bir gelire sahip olduğumu bu cezanın hem ağır hem de lüzumsuz olduğunu söyledim diğer polis cebinden çıkardığı telefonla beni videoya kaydetmeye başlayınca sinir krizi geçirdim, ben de polis memurlarının ve polis arabasının fotoğraflarını çektim, toplantıya gitmek üzere yola koyuldum aradan 1 ay geçtikten sonra video görüntülerinin basına servis edildiğini üzülerek öğrendim, hukuki olarak sürecin takipçisi olacağım."
yazar : highwaytoheel
malum olayda adı geçen öğretim üyesi dr. özlem atan tarlacı'nın daha önce iki dersini almış ve kendisini 5 senedir tanıyan birisiyim, gerek derslerde gerekse ders dışında son derece sakin ve anlayışlı olan özlem hocayla ilgili çıkan haberin videosunu izlediğimde fazlasıyla şaşırarak hocamı arama gereği duydum.
olay tahmin ettiğim gibi kamuoyuna yansıtılandan çok farklı şekilde bizzat hoca tarafından anlatıldı, şu an kendisi savcılıkta, kendisinin söylediklerini sözlükte duyuracağımı belirttiğim ve kabul ettiği için burada paylaşıyorum, sizlerden ricam twitter ve diğer sosyal medya uygulamalarında kendisine gerekilen desteği vermenizdir, çok klişe olacak biliyorum ama bu olayı sizin bir yakınınızın yaşamaması sadece tesadüftür.
özlem hoca konuşmamızda olayı şu şekilde anlattı;
"üniversitede gerçekleşen önemli bir toplantıya yetişmek üzere aracımı sürüyordum, bu esnada trafik polisi durmamı istedi, ehliyet ve ruhsatı kendilerine verdiğimde ehliyetimin kırık olduğunu öne sürerek bu ehliyeti kabul etmeyeceklerini bildirdiler, kendilerine ehliyetimin olduğunu ve ehliyetsiz araba kullanmaktan ceza veremeyeceklerini söyledim, önemli bir toplantıya yetişmek durumunda olduğumu belirttim, kendileri bana herhangi bir şey söylemeden uzun bir süre beklettiler, kendimi tanıtarak sizin gibi bir çok polis öğrencim var bana saygıda kusur etmezler, ben sizleri onlardan ayırmıyorum dedim, o sırada polis "banane öğretmensen, hocaysan" dedi ve ehliyetim olmasına rağmen ehliyetsiz araba kullanmaktan ceza kesti, uzlaşmacı bir tavırla memur olduğunu sabit bir gelire sahip olduğumu bu cezanın hem ağır hem de lüzumsuz olduğunu söyledim diğer polis cebinden çıkardığı telefonla beni videoya kaydetmeye başlayınca sinir krizi geçirdim, ben de polis memurlarının ve polis arabasının fotoğraflarını çektim, toplantıya gitmek üzere yola koyuldum aradan 1 ay geçtikten sonra video görüntülerinin basına servis edildiğini üzülerek öğrendim, hukuki olarak sürecin takipçisi olacağım."
yazar : highwaytoheel
şerefsiz türkler
Bir yarışma düzenlenir...
Çakallar, köpekler, tilkiler, sırtlanlar ve çıta yarışacak...
Start verilir hepsi koşar... Biri hariç... Çıta yerinden kipirdamaz..
Sorarlar neden koşmaz? Birinci olmak mı istemez!
Çıta kendimde öldüğüne emin olduğum şey için mücadele vermek ve ispatlamak kendime ihanettir der...
Şimdi o suriyeliye birşey dememek gerek...
Çakallar, köpekler, tilkiler, sırtlanlar ve çıta yarışacak...
Start verilir hepsi koşar... Biri hariç... Çıta yerinden kipirdamaz..
Sorarlar neden koşmaz? Birinci olmak mı istemez!
Çıta kendimde öldüğüne emin olduğum şey için mücadele vermek ve ispatlamak kendime ihanettir der...
Şimdi o suriyeliye birşey dememek gerek...
necabet
İçinde bulunan harfleri karıştırıp yani bir kelime oluşturup farklı manaya gelmesini sağlayan bir kelime.
