Okuldayken tahta kalemi,
Yolculukta bozuk para,
Kafede telefon ...
else
Metallica'nın en sevdiğim şarkılarından olan -nothing else matters- içinde de yer alan ifadeyi bana hatırlatan 1. Nesil yazarımızdır.
“Muhtemelen bir “başka” olduğumu göremediniz mi?” tepkisinden dolayı bu güne kadar tek bir entrysini dahi bizimle paylaşmamıştır.
Hatamızı telafi etmek adına geç te olsa “hoş geldiniz” diyorum.
“Muhtemelen bir “başka” olduğumu göremediniz mi?” tepkisinden dolayı bu güne kadar tek bir entrysini dahi bizimle paylaşmamıştır.
Hatamızı telafi etmek adına geç te olsa “hoş geldiniz” diyorum.
pazartesi
Günleri tek gün olarak yaşarken ,cumartesi ve pazarı pazartesi 3 gün olarak yaşama.
virajlı
Virajı olan
sigarayı bırakma düşüncesi
Gelen zamlardan sonra ülke genelinin ortak düşüncesi
yararlı web siteleri
kısa dalga radyo yayınları dinleyebileceğiniz bir site:
http://websdr.ewi.utwente.nl:8901/
frekans kısmına 4625 yazarak uvb-76 vericisini dinleyebilirsiniz.
http://websdr.ewi.utwente.nl:8901/
frekans kısmına 4625 yazarak uvb-76 vericisini dinleyebilirsiniz.
meftun
Afilli bir sözcük... Mistik şeyler çağrıştırıyor.
Meftunuyum süzülerek giden gölgenin bile...
Meftunuyum süzülerek giden gölgenin bile...
bebeğinin ağzını kapatarak öldüren kadın
Böyle trajedik konularda hep şu geliyor aklıma..
Tüm insanlık olayın vahşetinin derecelerini birbirine anlatıp 'vah-vuh-amaaannn' kısmıyla dertlenirken ben daha vahim bir konunun neden tartışılmadığını eleştiriyorum hep bu konularda..
Olayın içeriğinden çok bu olayın bu hale nasıl geldiğini neden tartışmak istemiyoruz mesela?
Genç kızın hatalı ilişkiden meydana gelen bir yanlış bebek dahi olsa ortada bir can olduğu gerçeğini değiştirmiyor bu durumlar. Öyle ki insanlar eskiden 1 ayda evlenip, yurt yuva sahibi olabiliyorken şimdi o kadar güvenmiyoruz ki onlarca yıl flört ettiğin kişiye güvenip devamını yine getiremiyor oluyoruz.
Daha vahim konu şu ki;Bu genç kız yaptığının yanlışlığını biliyor(çok acı) ancak tıbben mümkün olmayan gebelik sonlandırmasını (muhtemelen) beceremediği için geç kalmış oluyor/oluyorlar!
Ama içlerinde ne kadar büyük bir boşluk var ki hatta daha ileriye gidip kendi canlarını kurtabilmek uğruna -korkudan- başka canlının canına hem de kendi canından olan bir 'can'a kıymış olabiliyorlar.
Bu tarz olaylarda kıyılan bebeği sadece biz sayın seyirciler olarak üzülüyoruz.
Aileler utançlarının nasıl kapanacağı vahşetiyle kendilerini ve durumu kurtarmanın daha doğrusu tek taraflı suçlayıp evladına da sahip çıkmayıp evladının da evladına (öyle ya da böyle) çıkmayacak olup konu zincirleme isim tamlaması şeklinde faciaya dönüyor oluyor.
Benim evladım nefsine yenilip böyle bir hata yapsa/yapacak olsa inanın birini en sevdiğin birini hem de affetmek çok zor ama Bizi yaradan bile milyonlarca suça rağmen affedecekse ben neden affetmeyeyim diye evladıma da sahip çıkıp onun da evladına sahip çıkardım.
Linç yerim belki bunu söylediğim için.
Umrumda değil tabi!
Evladınıza başlarda sahip çıkmadığınız, ona parayla satın alınamayacak ama herkesin de elinin altında bulunan sevginizi göstermediğiniz için başka sahte sevgiler/sevgililer de kucak arıyor olup, telafisi mümkün olmayan trajedik hikayelerin manşetlerini bir gün sizler de süslüyor olursunuz.
Tüm insanlık olayın vahşetinin derecelerini birbirine anlatıp 'vah-vuh-amaaannn' kısmıyla dertlenirken ben daha vahim bir konunun neden tartışılmadığını eleştiriyorum hep bu konularda..
Olayın içeriğinden çok bu olayın bu hale nasıl geldiğini neden tartışmak istemiyoruz mesela?
Genç kızın hatalı ilişkiden meydana gelen bir yanlış bebek dahi olsa ortada bir can olduğu gerçeğini değiştirmiyor bu durumlar. Öyle ki insanlar eskiden 1 ayda evlenip, yurt yuva sahibi olabiliyorken şimdi o kadar güvenmiyoruz ki onlarca yıl flört ettiğin kişiye güvenip devamını yine getiremiyor oluyoruz.
Daha vahim konu şu ki;Bu genç kız yaptığının yanlışlığını biliyor(çok acı) ancak tıbben mümkün olmayan gebelik sonlandırmasını (muhtemelen) beceremediği için geç kalmış oluyor/oluyorlar!
Ama içlerinde ne kadar büyük bir boşluk var ki hatta daha ileriye gidip kendi canlarını kurtabilmek uğruna -korkudan- başka canlının canına hem de kendi canından olan bir 'can'a kıymış olabiliyorlar.
Bu tarz olaylarda kıyılan bebeği sadece biz sayın seyirciler olarak üzülüyoruz.
Aileler utançlarının nasıl kapanacağı vahşetiyle kendilerini ve durumu kurtarmanın daha doğrusu tek taraflı suçlayıp evladına da sahip çıkmayıp evladının da evladına (öyle ya da böyle) çıkmayacak olup konu zincirleme isim tamlaması şeklinde faciaya dönüyor oluyor.
Benim evladım nefsine yenilip böyle bir hata yapsa/yapacak olsa inanın birini en sevdiğin birini hem de affetmek çok zor ama Bizi yaradan bile milyonlarca suça rağmen affedecekse ben neden affetmeyeyim diye evladıma da sahip çıkıp onun da evladına sahip çıkardım.
Linç yerim belki bunu söylediğim için.
Umrumda değil tabi!
Evladınıza başlarda sahip çıkmadığınız, ona parayla satın alınamayacak ama herkesin de elinin altında bulunan sevginizi göstermediğiniz için başka sahte sevgiler/sevgililer de kucak arıyor olup, telafisi mümkün olmayan trajedik hikayelerin manşetlerini bir gün sizler de süslüyor olursunuz.
şeb-i yelda
esasen doğum gecesi anlamına gelen farsça-aramice kökenli tabirdir, kastedilen doğum gecesi de isa peygamberin doğum gecesidir. Yani öyle en uzun gece gibi bir anlamı yoktur velhasılı.