“İso” belgeli, sözlük aleminin en kaliteli, biricik moderatörümüzdür.
Az ama öz konuşur, işini sever, işini yapar. Çizgisini görmemek için kör olmak lazım. “Kutsal bilgelik” temalı “güvenli” yollarımızı saran sarmaşıkları kimseye sormadan temizleyip, ayağımıza taş değmesin ister. 5 aslanımdan biridir. Gözünüz gibi bakınız!
admininiz konuşuyor
kaşgarlı Mahmud
Türkçemizin ilk sözlüğü olan Divan-u Lügatit Türk eserinin sahibidir. Hakkında bir dönem yazdığım makaleyi paylaşıyorum.
Kâşgarlı Mahmud bu eserini 11.yüzyıl gibi Türklerin islamiyeti benimsediği ve islamiyetin etkisiyle Arap dil ve kültürlerinden etkilendiği bir dönem de yazdı. Aslında bu sözlük sayesinde dilimizi Arap dilinin etkisi altına girip yozlaşmasından kurtardı.
Kâşgarlı Mahmud Divan-u Lügatit Türk eserini yazarken aslında Araplara Türkçemizin zenginliğini kanıtlama üstünlüğünü gösterme amacı gütmekteydi. Fakat sadece bu amaçla dahi yazılmış olsa Kâşgarlı Mahmud Divan-u Lügatit Türk eserinde hem Türklere ait efsaneler, şiirleri, destanları paylaşmış hem eski büyük Türk atalarının sözlerini bize hem eski Türkçe dili ile anlatmış hem de unutulmamalarını sağlamıştır.
Türkçenin Arap dili altında yok olmasını engellemiş ve Türkçe kelimelerin anlamlarını bize aktarmıştır.Özellikle Türklerin Orta asya da yerleşik bir yaşam hayatına geçmeleri ve sayıca fazla olan boyların her farklı şive ve ağızlarını bize farklarıyla birlikte göstermiş olması Kâşgarlı Mahmud'un 11.yy'ın en büyük alimlerinden birisi olduğunu göstermektedir.
Kâşgarlı Mahmud sadece Türk dilinin yozlaşmasını kurtarmak için Divan-u Lügatit Türk eserini yazan biri değil, aynı zamanda bu eserine dönemin haritasını çizebilecek kadar da bilgin bir insandır. Kâşgarlı Mahmud Divan-u Lügatit Türk'e kendi çizimi olan haritayı eklemiş ve haritada dünya merkezi olarak Balasagun şehrini belirlemiştir. Ayrıca haritada bütün Türk boy ve kavimlerini göstermesinin yanı sıra Türklerin ulaşamayacağını düşündüğü uzak bölgelerin adını es geçmiştir.
Kâşgarlı Mahmud bu haritada renklendirme çalışması yaparak haritanın daha net bir şekilde anlaşılmasını mümkün kılmıştır. Öyle ki haritada Kırmızı renk ile dağların temsil edildiğini, yeşil renkler ile denizlerin, sarı renk ile kumluk sahaların ve mavi renk ile ırmakların temsil edildiğini haritaya not düşmüştür.

Ayrıca Kâşgarlı Mahmud'un dünyanın merkezini Balasagun olarak belirlemesi ve sadece Türk toplumlarını göstermesi ve Türklerden ibaret olan bir harita çizmesi Kâşgarlı Mahmud'un milliyetçi yanını göstermektedir.Öyle ki Kâşgarlı Mahmud bütün alimlerden farklı olarak eserini Karahanlı devleti hakanına değilde dönemin abbasi halifesine sunması Kâşgarlı Mahmud'un Karahanlı devleti ile bir takım sorunlar yaşadığı gibi dedikodulara sahne olsa da çürütülmüştür.
Kâşgarlı Mahmud hakkında, özellikle de kişiliği hakkında çok fazla bilgi günümüze geçmemiştir.Bunun sebebi Kâşgarlı Mahmud'a ait bir çok belgenin ve bazı eserlerinin kaybolmasıdır.
Günümüzde Kâşgarlı Mahmud hakkında en ayrıntılı ve en güzel çalışmaları Ahmet Caferoğlu yapmış, ve incelemelerini bir kitapta toplamıştır. Sizlere bu kitabını okumanızı tavsiye ederim.
Kâşgarlı Mahmud bu eserini 11.yüzyıl gibi Türklerin islamiyeti benimsediği ve islamiyetin etkisiyle Arap dil ve kültürlerinden etkilendiği bir dönem de yazdı. Aslında bu sözlük sayesinde dilimizi Arap dilinin etkisi altına girip yozlaşmasından kurtardı.
Kâşgarlı Mahmud Divan-u Lügatit Türk eserini yazarken aslında Araplara Türkçemizin zenginliğini kanıtlama üstünlüğünü gösterme amacı gütmekteydi. Fakat sadece bu amaçla dahi yazılmış olsa Kâşgarlı Mahmud Divan-u Lügatit Türk eserinde hem Türklere ait efsaneler, şiirleri, destanları paylaşmış hem eski büyük Türk atalarının sözlerini bize hem eski Türkçe dili ile anlatmış hem de unutulmamalarını sağlamıştır.
Türkçenin Arap dili altında yok olmasını engellemiş ve Türkçe kelimelerin anlamlarını bize aktarmıştır.Özellikle Türklerin Orta asya da yerleşik bir yaşam hayatına geçmeleri ve sayıca fazla olan boyların her farklı şive ve ağızlarını bize farklarıyla birlikte göstermiş olması Kâşgarlı Mahmud'un 11.yy'ın en büyük alimlerinden birisi olduğunu göstermektedir.
Kâşgarlı Mahmud sadece Türk dilinin yozlaşmasını kurtarmak için Divan-u Lügatit Türk eserini yazan biri değil, aynı zamanda bu eserine dönemin haritasını çizebilecek kadar da bilgin bir insandır. Kâşgarlı Mahmud Divan-u Lügatit Türk'e kendi çizimi olan haritayı eklemiş ve haritada dünya merkezi olarak Balasagun şehrini belirlemiştir. Ayrıca haritada bütün Türk boy ve kavimlerini göstermesinin yanı sıra Türklerin ulaşamayacağını düşündüğü uzak bölgelerin adını es geçmiştir.
Kâşgarlı Mahmud bu haritada renklendirme çalışması yaparak haritanın daha net bir şekilde anlaşılmasını mümkün kılmıştır. Öyle ki haritada Kırmızı renk ile dağların temsil edildiğini, yeşil renkler ile denizlerin, sarı renk ile kumluk sahaların ve mavi renk ile ırmakların temsil edildiğini haritaya not düşmüştür.

Ayrıca Kâşgarlı Mahmud'un dünyanın merkezini Balasagun olarak belirlemesi ve sadece Türk toplumlarını göstermesi ve Türklerden ibaret olan bir harita çizmesi Kâşgarlı Mahmud'un milliyetçi yanını göstermektedir.Öyle ki Kâşgarlı Mahmud bütün alimlerden farklı olarak eserini Karahanlı devleti hakanına değilde dönemin abbasi halifesine sunması Kâşgarlı Mahmud'un Karahanlı devleti ile bir takım sorunlar yaşadığı gibi dedikodulara sahne olsa da çürütülmüştür.
Kâşgarlı Mahmud hakkında, özellikle de kişiliği hakkında çok fazla bilgi günümüze geçmemiştir.Bunun sebebi Kâşgarlı Mahmud'a ait bir çok belgenin ve bazı eserlerinin kaybolmasıdır.
Günümüzde Kâşgarlı Mahmud hakkında en ayrıntılı ve en güzel çalışmaları Ahmet Caferoğlu yapmış, ve incelemelerini bir kitapta toplamıştır. Sizlere bu kitabını okumanızı tavsiye ederim.
Mecburiyet
Yetişkinliğin en zor taraflarındandır. İnsana hayatı sorgulatır. Çoğu şey anlamını yitirir. İdealler, hedefler, sözler bi yana yaşamak için yapılması gereken çoğu şeydir.
imar barışı
Karadenizlilere daha fazla yaramış kaçak binaların bir nevi yasalaştırılması işlemidir.
Ama asıl altta yatan detay;
Bir gece de bir gece kondu nasıl yapılır ve çok cüzii bir miktar ile yasal sahibi olunur görmüş olduk.
Ama asıl altta yatan detay;
Bir gece de bir gece kondu nasıl yapılır ve çok cüzii bir miktar ile yasal sahibi olunur görmüş olduk.
balığa limon sıkma ya da sıkmama sorunsalı
Milli ve yerli gurmemiz, vedat milor sorunsalı polemikler yaratmaya ihtiyaç duyuyor hoşuna gidiyor artık herhalde.
1.balığa limon sıkılır.
2.balığa limon sıkılmaz.
(Sizin tercihiniz )
1.balığa limon sıkılır.
2.balığa limon sıkılmaz.
(Sizin tercihiniz )
hilmi ziya ülken
3 Ekim 1901'de İstanbul'da doğdu. Türk düşünce yaşamında ve bir felsefe geleneğinin oluşmasında büyük etkisi olmuş felsefeci ve sosyolog. İstanbul Sultanisi'ni (bugün İstanbul Lisesi) (1918) ve Mekteb-i Mülkiye'yi (bugün A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi) bitirdi (1921). Aynı yıl Darülfünun-ı Osmani (bugün İstanbul Üniversitesi) Edebiyat Fakültesi Beşeri Coğrafya Kürsüsü'ne asistan oldu. Aynı fakültede felsefe tarihi ve sosyoloji öğrenimi gördü. 1933'e değin sosyoloji, felsefe, tarih ve coğrafya öğretmenliği yaptı. Umumi İçtimaiyat (1931), Türk Tefekkürü Tarihi (1932-33, 2 cilt) adlı kitapları yayımlandıktan sonra uzmanlık eğitimi için Almanya'ya gitti (1934). Türkiye'ye döndükten sonra İ. Ü. Edebiyat Fakültesi'nde Türk Tefekkür Tarihi Kürsüsü'ne doçent olarak atandı (1935). 1944 yılında profesör, 1957 yılında ordinaryüs profesör oldu. 1973'te A. Ü. İlahiyat Fakültesi'nden emekli oldu. Hilmi Ziya Ülken, 1938-1943 yılları arasında İnsan dergisini yayımladı ve Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Dergisi'ni yönetti. Türk düşünce tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla sosyal bilimlere önemli katkılar sağlamış olan Ülken 5 Haziran 1974'te İstanbul'da öldü.

yaşama sebepleri
tanrı'ya güvenmek.
dar giyinmek
Beden, her insanın kendine ait kalması gereken mahrem bir şeydir ve özeldir efendim. Tercih size kalmakla beraber bence giyinmeyiniz.
suudların türk mallarını boykot etmesi
dedeleriniz neydi ki siz ne olasınız dedirten başlık.
Not: Arap kardeşlerimizden bahsetmiyorum Türkiye'ye umut bağlamış çok kaliteli müslüman arap kardeşlerimiz de mevcut sözüm suud ailesinedir
Not: Arap kardeşlerimizden bahsetmiyorum Türkiye'ye umut bağlamış çok kaliteli müslüman arap kardeşlerimiz de mevcut sözüm suud ailesinedir
aşti
Ankara'nın en güzel yerine sahip bir mekan giden yolcu katı