teyze kızına aşık olmak
Başıma gelmiş durumdur. Tam 2-3 senedir aşık olduğum akrabamdır. Annemin ablasının kızıdır. Farklı şehirlerde büyüdük.
Eğer verirlerse gerekli gen testlerini yaptıracağım.
Eğer verirlerse gerekli gen testlerini yaptıracağım.
çaycuma
insanları kağıt fabrikası kokusuna bağımlı olmuş olmalı ki hiç kimse koku salındığında tepki bile göstermiyor artık.
muzun pahalı olduğu yıllar
3 Ağustos 1984'te çıkarılan kararnameden sonra ithal edilen Çikita muz ile tanıştık .
Başlık pahalı yıllar ne pahalısı kimse bilmiyorduki çikita muzu. Anamur muzu o zamanlar kısa bir sezon olurdu sonra 9 ay kış uykusu fiat en yüksek seviyede alım gücü çok çok azdı. Turgut Özal sayesinde tanıştık muzla ve muz kalitesiyle.
Başlık pahalı yıllar ne pahalısı kimse bilmiyorduki çikita muzu. Anamur muzu o zamanlar kısa bir sezon olurdu sonra 9 ay kış uykusu fiat en yüksek seviyede alım gücü çok çok azdı. Turgut Özal sayesinde tanıştık muzla ve muz kalitesiyle.
kupkuru
Çok kuru
ütü yapabilen erkek
Hayallerimin erkeki. Bir evlenme kriteri. Düşünsene gardırobu bi açıyosun bütün kıyafetler cilet gibi. Sonra bi kere daha seviyosun. Bulaşıkta yıkar mısın ki?
kimselere derdini anlatmayan insan
Anlaşılmayacağını, anlaşılacak olsa da derdine bir çözüm yolu bulunamayacağını bilen insandır.
bilingual
çift dillilik
Çift dili bilmek yetmez aynı zamanda çift dili ana dilin kadar iyi konuşsbilmektir. Yani farklı ırk ve ülkelerden evlilik yapan ebeveynlerin dil farklılığından dolayı, çocuğun hem ana dili hem de baba dili kavramı ortaya çıkmaktadır.
Haliyle hem anne dilini hem de baba dilini eş değer bilinçli öğrenip, konuşuyor olma halidir.
Bazı ülkelerde iş ilanlarında da denk gelmişsinizdir. Duruma göre ana dil dışında 2 dil daha bazı ülkelere göre ise ana dil+ ana dil kadar konuştuğun 2. Dilin toplamını bilingual olarak saymaktadırlar.
Çift dili bilmek yetmez aynı zamanda çift dili ana dilin kadar iyi konuşsbilmektir. Yani farklı ırk ve ülkelerden evlilik yapan ebeveynlerin dil farklılığından dolayı, çocuğun hem ana dili hem de baba dili kavramı ortaya çıkmaktadır.
Haliyle hem anne dilini hem de baba dilini eş değer bilinçli öğrenip, konuşuyor olma halidir.
Bazı ülkelerde iş ilanlarında da denk gelmişsinizdir. Duruma göre ana dil dışında 2 dil daha bazı ülkelere göre ise ana dil+ ana dil kadar konuştuğun 2. Dilin toplamını bilingual olarak saymaktadırlar.
yazarların başına gelen ilginç olaylar
Eve gelirken çöpün etrafında zavallı yavru bi kedi buldum. Eğilip elimi uzattım, hemen kendini sevdirip mırlamaya başladı. Dedim ki "yazık, çok da zayıf.. iyisi mi bunu sahipleneyim".. Kucağıma aldım, yavru sanki günlerdir bu anı bekliyormuş gibi rahatladı. "Ohh" dedim "çocuklar sevinecek" Bir kaç adım attım ki arkamda büyük bir kedi belirdi. Kızgın bir halde bana ve kucağımdaki yavruya bakıyordu. Yavru süt emecek dönemi geçmiş bi yaşta görünüyordu ama belli ki büyük kedinin annelik dürtüleri aktifti. Büyük kedi kavgaya hazırlanan kedilerin o meşhur seslerini çıkarmaya başladı. Bir yavruyu annesinden ayırmak olmazdı, usulca yavruyu yere bıraktım. Sanıyorum ki yavru koşa koşa annesine gidecek. Yere koyduğum yavru olduğu yerde çömelip oturdu. Çenesini yere koyup büyük kediyi izlemeye başladı. Yavrunun sıska oluşu beni şaşırttı. Yavruyu yerden alıp 1-2 metre ötedeki çim alana hafifçe attım. Yavru çime düşer düşmez fırladı büyük kedi de peşinden. Kısacık an, anne ve yavru bir araya geldi dedim ama yanılmışım. Büyük kedi yavruya bi daldı sanırsın namus davası var aralarında. Büyük kedi bunu altına aldı tırmalıyor, ısırıyor, perişan etti yavruyu. Araya girmeye çalıştım ama ışık hızında dayak yiyor bizimki. "Lan ne olursa olsun" dedim daldım tırmalamaların arasına. Büyük kedi son bi ısırık aldı bıraktı ama çıkardığımız sesler bütün mahallenin dikkatini çekti. Uzaktan bakanlar, beni büyük kediye durup dururken saldırdığımı düşünebilirdi. Gayri ihtiyari "yavru var, ona saldırıyor" dedim. O sırada bir köpeğin de hızla yaklaştığını gördüm bulunduğumuz çöp konteynırına doğru. Bu defa büyük kedinin hayatı tehlikeye girmişti. Bir kaç adım geriye gittim baktım ki köpeğin hedefi mahallenin huzurunu bozan benim. Yerden bi dal bulup "höt! hayt!" sesleri çıkarıyorum. Köpek ince daldan korkmayınca bana bi atak yaptı. Saldırıyı geri püskürteyim derken park halindeki bir aracın aynasını yerinden çıkarmış oldum. O sırada bir kaç mahalleli saldırgan köpeği dövmeye geldiler ellerinde sopalarla. Bu defa köpeğin hayatı tehlikedeydi. Mahalleliye "yav tamam sopalık bişey yok, vurmayın hayvana" dedim. Meğer mahalleli dediğim sopalı kişiler de aynası kırılan arabanın sahipleriymiş. Sakinliğimi koruyorum ki dayağın büyüğü gelmesin. "Abi öderim" filan derken bir kaç polis hengameye doğru geldi. Ellerindeki sopaları görürse olay çıkardı. "Abi polis geliyor atın sopaları" dedim. Adamlar koşan polisleri görünce sopaları sağa sola attılar. Ben de dönüp polislere "tamam abi sorun yok" dedim. Meğer onlar da benim için geliyorlarmış. Konteyner etrafında şüpheli birinin çanta koyup uzaklaştığı ihbari gelmiş. Hakikaten yavru kediyi alırken köşeye bıraktığım çantamı o an hatırladım. "Abi çanta benim içinde kirli çamaşırlarım var" dedin ikna olmadılar. Prosedür gereği beklemem gerekiyormuş. Yarım saat sonra imha ekibi olay yerine intikal etti. Mahalleli çevreyi sardı. Severler, olay olsun yeter ki mahallede. Efendim polis çantamı açıyor, gördün di mi bomba filan yok. "Hadi dağılın" de git de mi? Çantama elini sokuyor, bi çıkarıyor kirli donum.. Çantadan öyle bi çıkarışı var ki sanki düğünde takı anonsu yapıyor. "Damadın amcasından iki adet çeyrek altın" der gibi donumu kaldırıp gösteriyor ekibe. Bir don, iki atlet derken olay bitiyor. Polis "taam taam hadi dağılın" diyor, mahalleli "zaaaaa saalak saalak" modunda bakışlar atıyor filan.. O sırada yaşlı bi teyze yaklaştı dedi ki "oğlum kedileri seviyorsan sana bi yavru vereyim"
"Lan.. teyze.. dat.. düt.." dedim cevap bile veremeden eve girdim. Bi daha hayvansever olursam iki olsun.
"Lan.. teyze.. dat.. düt.." dedim cevap bile veremeden eve girdim. Bi daha hayvansever olursam iki olsun.