bir insanla muhabbeti kesmek için yeterli sebepler

nushirevan nushirevan · 27.04.2019 20:08 · 1412 · #65406
sigara içmesi. sanki bütün kötülüklerin anası gibi bişey benim için. bakın bu sigara denilen illetin vücudunuza ve çevrenizdekilere zarar verdiği artık paketin üstünde bile yazıyor. buna rağmen içmeye devam etmesi için bir insanın ancak 3 nedeni olabilir:

1- ölmek istiyordur, bu yavaş ve acılı intihar yöntemini tercih etmiş olabilir.
2- iradesine hakim olamayacak derecede kontrol mekanizması gelişmemiş bir ara formdur.
3- gerizekalıdır.
Upvote 1
Downvote 0
1

serdivan

society society · 17.01.2019 02:30 · 1064 · #31416
malum sebeplerden gittiğim ziyaretlerin hepsinde nefret ettiğim sakarya ilçesi. kocaeli'de yarım yamalak büyüyen bir tokat'lı olduğum için mi yoksa gerçekten kötü bir ilçe olduğu için mi sevmiyorum bilemiyorum. sanırım düz sevmiyorum, kötü bir yer.
Upvote 1
Downvote 0
0

kötü huylarınız

mahur mahur · 29.02.2020 01:46 · 1891 · #74244
Kendi şahsiyetimize yakistiramadigimiz, beğenmediğimiz, yapmaktan hoslanmadigimiz, değiştirmek istedigimiz ama herşeye rağmen yapmaktanda kendimizi alı koyamadığımız huy, hal ve davranislarin tümüdür. Kötü huyları insanoglu yaparken farkında olup yada en azından yaptıktan sonra farkına varıp kendini durdurma, vazgecme gayesini gösterir.
Böyle huylarımın nispeten farkındalık içerdiği için o kadar tehlike arzetmedigini düşünürüm. En büyük endişem hiç farkında bile olmadan yaptıklarım, ettiklerimdir. Karşımızdaki insanın en küçük hatasını görmek çok kolayken kendimizinkilerinde ise vicdanımız oldukça vurdumduymaz davranmakta üstüne yoktur.
Upvote 3
Downvote 0
0

bingöl

nushirevan nushirevan · 10.08.2019 13:41 · 172 · #68221
şark görevimi tamamladığım güneydoğu ili. batının doğu için gözünde canlandırdığı imgelerden uzak bir izlenim sahibi olursunuz. şehrin çoğu zazadır. bir ilçe kadar genişlikte ve gelişmişliktedir.

dışarıdan bakıldığında muhafazakar bir yapıya sahipse de, batıda bulunmayacak kadar acayip işin döndüğü bir yer maalesef. uyuşturucu güzergahı üzerinde olduğundan ailelerin en az yarısının mutlaka hapishanede bir tanıdığı vardır yatan. yeğenlerinden biri hapiste olan dayı, toz parasından yaptığı vurgunla köşeyi dönmüş ve ultra lüks arabasını kuş uçmaz kervan geçmez dükkanının önüne bırakmıştır. dükkan zaten paravan, adres belli olsun diyedir. bu yüzden ''nereden geldiği bilinmeyen'' paraları olan çok zengini vardır ve bunların sol ayağı bingöl'deyse sağ ayağı istanbul'dadır.

zengin bir doğası ve sessiz bir yapısı vardır şehrin. pek kavga gürültü çıkmaz, çıkarsa da çıkaranların komşu illerden gelmiş olma ihtimalleri çok yüksektir.

balı meşhurdur ama eminim daha güzel ballar yemişinizdir.

insanlar o kadar rahattırlar ki iki cümle arasına bir çok manaya gelen ''sıkıntı yok'' cümlesini sıkıştırırlar her daim.

-Gelcen mi?
+Sıkıntı yok (Evet)

-Gelcen mi?
+Sıkıntı yok (Hayır)

-Gelcen mi?
+Sıkıntı yok (Olabilir/Belki)

-Gelcen mi?
+Sıkıntı yok (Sanane!)

-Gelcen mi?
+Sıkıntı yok (Anlamadım?)
Upvote 2
Downvote 0
1

determinatif

yola park eden arac yola park eden arac · 10.03.2019 17:48 · 379 · #49311
Çiviyazısı ve hiyeroglif gibi seslem sistemi yazılarda, kuş, balık, gümüş, ırmak gibi varlık ve nesnelerin adlarını, ait oldukları türlere ya da yapıldıkları maddelere, özel adları cinsiyetlerine ya da verildikleri yerlere göre kümeleyen, adların önüne ya da arkasına takılarak bu kümeleri belirten sözcük imleri.
Upvote 0
Downvote 0
0

mihail lermontov

ludwig ludwig · 14.12.2018 04:29 · 305 · #25936
27 yaşında bir düelloda hayatını kaybeden rus yazar. Dönemin rus edebiyatını puşkin ile birkikte yükselişe geçirmiş yazar şair.
zamanımızın bir kahramanı adlı romanı yazmıştır, ne yazık ki kendisinin tek romanıdır.

"Başka birinin acılarının ya da sevinçlerinin kaynağı olmak hak, söz konusu değilken gururumuzu bundan çok besleyen bir şey düşünülebilir mi? Peki mutluluk ne? Doyma noktasına ulaşmış bir gurur."

Ve bir şiiri
Kaygıyla bakıyorum bizim kuşağa!
Geleceği ya boş ya karanlık görünüyor.
Böyleyken, bilincin ve kuşkunun yükü altında
Eylemsizlik içinde kocuyor. Zenginiz biz, ta beşikten beri
Babalarımızın yanlışlıkları ve akılsızlıklarıyla!
Yaşam üzüyor bizi; dümdüz amaçsız bir yol gibi,
Bir şölen gibi yabancı bir bayramda. Utanç verici bir umursamazlığımız var iyiye ve kötüye,
Solup gidiyoruz kavgaya girmeden daha;
Yüz kızartıcı korkaklarız tehlikeyi görünce
Ve iğrenç tutsaklarız iktidar karşısında. Cılız bir yemiş gibiyiz, erkenden olgunlaşan,
Okşamayan gözleri ve beğenileri,
O öksüz yabancı gibi, çiçekler arasında asılı duran,
Ve düşüp giden, onların açma mevsimi. Kuruttuk aklımızı yararsız bilimlerle,
En içten umutlarımızı ve o soylu sesi
Gizledik kıskançlıkla en yakınlarımızdan bile
İçimizde alaya alınmış tutkuların güvensizliği. Henüz varıyorken tadına mutluluğun,
Genç güçlerimizi koruyamadık;
Duygunluk korkusuyla her sevinçli duygunun
Özünü sonsuzca çıkardık. Şiirsel imgeler, sanat yapıtları
Tatlı bir çoşku vermiyor bize;
Göğsümüzdeki yarasız gömüyü ve son duygu kırıntısını
Koruyoruz açgözlülükle. Sevgimiz de raslantısal iğrentimiz de,
Kurban vermiyoruz ne kine ne aşka,
Kanımızın kaynadığı an bile
Gizemli bir soğukluk egemen onda. Sevmiyoruz atalarımızın görkemli eğlencilerini,
Uçarılıklarını, ölçülü ve çocukça;
Alaylı bir bakışla süzüp gerileri
Koşuyoruz, mutsuz ve silik tabuta. Sevimsiz ve unutulmaya yazgılı bir kalabalık halinde
Geçeceğiz gürültüsüz ve izsiz, dünyadan.
Çağlara ne bir verimli düşünce, ne de
Deha ürünü bir yapıt bırakmadan. Çocuklarımız horgörüyle anacaklar bizi,
Aşağsa**** anacaklar, bir yargıç ve yurttaş sertliğiyle.
Aldatılmış bir çocuğun acı alayı gibi
Savruk ve batkın babası üstüne! (1838)

Dostoyevski'nin Lermontov hakkındaki bir düşüncesi:
“Lermontov uzun yaşasaydı, bizler halkın gerçeğini kabullenmiş, belki de halkın acıları için ağıtlar yakan, halkın gerçek savunucusu büyük bir ozana sahip olurduk?”
(Dostoyevski, Bir Yazarın Günlüğü'nden)
Upvote 2
Downvote 0
0