bu yerine bugün kelimesini ekleyerek kullandığım kendimi gaza getirme cümlesi.
dediğimi yaparım ama ben. o gün başlıcam dediysem başlamışımdır. tek bir istisnası var tabi nickten anlaşılacağı üzere diyet :(
ittifak devletleri
Bağlaşma Devletleri ya da Merkezî Devletler, Almanya (ve yanında katılan Alman sömürge bölgeleri), Avusturya-Macaristan, Osmanlı Devleti ve İtalya'dan oluşan devletler ittifakıdır. I. Dünya Savaşı'ndaki iki ana ittifaktan biridir. Diğer ana ittifak ise, ittifak devletleri olarak adlandırılır.
daha tanışmadan sevgili olmak
erkek: sevgilim olur musun?
kız: evet
erkek: tanışalım mı?
kız: obaaa...
kız: evet
erkek: tanışalım mı?
kız: obaaa...
güven sözlük tanıtım ve teşekkür videosu
adımı görmemle sanki ünlüymüşüm gibi heyecanlanmam beni beni aldı.
Teşekkürler Güven sözlük
Teşekkürler Güven sözlük
prokrastineyşın
üşengeçlikle mükemmeliyetçiliğin aynı bünye içinde sıkışıp kalması.
hikaye tamamlama
Bunlar aklından geçerken limana vardığını fark etti. Gemilere yüklenen tonlarca ağırlıktaki yüklerin Rusya ya gideceğini yılların tecrübesiyle anladı. Bir an, yalnızca bir anlığına gemiye atlayıp o koca kasalardan birinin içinde günler süren o yolculuğa çıkmak istedi. Ne kadar istese de yapamazdı bunu. İçindeki zıpır Ali yi susturup gerisin geriye eve doğru yürümeye başladı.
İçinden bir yerden 'beni unuttun' dercesine midesi guruldadı. Acıkmıştı ama canı hiç bir şey yemek istemiyordu. Umursamadan devam etmeye çalıştı ancak her zaman olduğu gibi sinsi bir baş ağrısı sağ şakağından sızmaya başlamıştı. Anladı ki kaçış yok, o yemek yenecekti. Şansına köşedeki seyyar kokoreççi ayyaşların Hızırı gibi açıyordu tezgahı. Hızlı adımlarla kokoreççiye yöneldi. 'Bir yarım baba' Yaşlı adam olanca tontonluğu ile 'Tabi beyim' dedi. Adamcağız beyim dediğinde fark etti halini. Takım elbiseyle geziyordu. İyi de ne işi vardı üzerinde takımın? Yavaş yavaş anımsadı büyük şirketler toplantısını... Sonrasında toplantıda ikram (!) edilen içkileri anımsadı. Bu sefer her zamankinden fazla abartmıştı demek. O sırada 'buyur beyim' diyerek kokoreçi kağıda sarmış uzatan adamı fark etti. Teşekkür edip vermesi gereken paranın iki katını tezgahın yanındaki tahta kısıma koyup adamın para üstünü beklemeden uzaklaştı.
İçinden bir yerden 'beni unuttun' dercesine midesi guruldadı. Acıkmıştı ama canı hiç bir şey yemek istemiyordu. Umursamadan devam etmeye çalıştı ancak her zaman olduğu gibi sinsi bir baş ağrısı sağ şakağından sızmaya başlamıştı. Anladı ki kaçış yok, o yemek yenecekti. Şansına köşedeki seyyar kokoreççi ayyaşların Hızırı gibi açıyordu tezgahı. Hızlı adımlarla kokoreççiye yöneldi. 'Bir yarım baba' Yaşlı adam olanca tontonluğu ile 'Tabi beyim' dedi. Adamcağız beyim dediğinde fark etti halini. Takım elbiseyle geziyordu. İyi de ne işi vardı üzerinde takımın? Yavaş yavaş anımsadı büyük şirketler toplantısını... Sonrasında toplantıda ikram (!) edilen içkileri anımsadı. Bu sefer her zamankinden fazla abartmıştı demek. O sırada 'buyur beyim' diyerek kokoreçi kağıda sarmış uzatan adamı fark etti. Teşekkür edip vermesi gereken paranın iki katını tezgahın yanındaki tahta kısıma koyup adamın para üstünü beklemeden uzaklaştı.
yapmacıksız
İçten, içten geldiği gibi (yapılarak veya olarak), samimî
sözlük yazarlarının ruh hâli
Hasret çekiyorum sevgili sözlük. Bugün türke benzettim bindiğim taksideki amcayı. Ağladım. Bir bu kadar daha vakit var önümde. Nasıl olacak bu işler...