sen benim kim olduğumu biliyor musun
Hee biliyoruz seni gidi ayestefanos'un cocugu seni! Hakaret etmedim bak ayesto diyorum fanos diyorum!
modern talking
1980'lere damga vuran alman müzik grubudur. 2000'li yılların başında benzer müzik tarzlarıyla tekrardan canlanmaya çalıştılar ise de olmadı. Henüz meşhur oldukları dönemlerde dünyaya gelmemiştik bile ancak Türk filmlerinin çoğu sahnelerinde hafızlarınızda canlanacak o meşhur müziklerin de sahibidir. Bir anda vatkalı kıyafetler, İspanyol paça pantolonlar ve yakası açık geniş cepkenli gömlekler gözünüzde belirmesine sebep olacaktır. En meşhur şarkılarından birini dinlemeniz sunuyorum.
içki
İçildiğinde azıda çoğu da sarhoşluk veren insanın aklını ve iradesini kullanmasını engelleyen içecek.
hoşlanmak
Hoşuna gitmek, hoş bulmak, sevmek
şiir biterse kuşlar uçamaz
Kadir zorlu'ya ait bir şiir.
akşam aşık olur gibi oldu
nedendir bilmem
bugün kasığımda gezinen çıplak ayağını daha bir çok özledim
düşene el uzatan gözlerini, ince parmaklarını
senin gibi üç taneyi daha içine alabilecek kapasite de olan
ama senden fazlası kokamayan o pijamanı.
daha neleri neleri bir bilsen;
mutlu bir esnafın
mutlu bir cuma sabahında kaldırdığı kepengi andıran
göz kapaklarımı,
ve saçlarını dağılmış, nefesine karanfiller karışmış halde
sabahları seni görmenin verdiği o dayanılmaz hazzı.
ötesinde bir şey, berisinden haber yok
bir annenin asker ocağında atan kalbini düşün
sürgün yiyen bir şairin dizelerini
aşk deyip darbe yedikçe babasının ölümünü hatırlayan
baba sevdalısı kız çocuklarının içine düşenleri...
hasret çekmek, özlemek değil bu, daha fazlası
yolun karşısındaki gözleri görmeyen bir insanın yola çıkmasına tanık olmak
bağırmak, bağırmak, bağırmak
sesimizi ne o karanlığa
ne de akan bu trafiğe duyuramamak
susmak, susmak, susmak
geceleri hasretin yağında kavrulup
kendi ölümümüze tanık olmak nedir, bilir misin? ben hergün o akan trafiğin sesime ettiği zulmü
ve seni düşünerek uykuya dalıyorum.böyle şiirler yazdığıma bakma sen
sazını var gücüyle duvara vurup kıran bir âşık kadar dolu
saz kadar günahsızım
diyorum ya; kırılmak...
işte bu konuda üstüme yoktur diyebilirim
üstelik en ağır kırılmalara tanık edebilirim seni
suratımda, gecenin bir yarısında
kırılan son sigarayı andıran bir ifadeyi görebilirsin
ya da içimde.
onun kadar zehir doluyumdur belki
onun kadar kırıldığı yerden yanmaya mahkum sende biliyorsun ki
kalbimi çok yanlış bir zamanda özgür bıraktın
bir kanaryayı
okyanusun ortasında
özgürlüğüne kavuşturamazsın bir zamanı
bir de içimde bıraktıklarını
ben böylesine akşamlar doluyken
geri alamazsın bakma böyle şiirler yazdığıma dedim ya
muhteva olarak aslında benimde
ne yazacak bir şiirim kaldı
ne de yaşayacak bir hayatım
hayallerimde dahil
afrika şimdi. o zaman da dedim şuan da derim
ve diyorum;
zamana bırakmak
ölürken miras bırakmak ile aynı şey.
akşam aşık olur gibi oldu
nedendir bilmem
bugün kasığımda gezinen çıplak ayağını daha bir çok özledim
düşene el uzatan gözlerini, ince parmaklarını
senin gibi üç taneyi daha içine alabilecek kapasite de olan
ama senden fazlası kokamayan o pijamanı.
daha neleri neleri bir bilsen;
mutlu bir esnafın
mutlu bir cuma sabahında kaldırdığı kepengi andıran
göz kapaklarımı,
ve saçlarını dağılmış, nefesine karanfiller karışmış halde
sabahları seni görmenin verdiği o dayanılmaz hazzı.
ötesinde bir şey, berisinden haber yok
bir annenin asker ocağında atan kalbini düşün
sürgün yiyen bir şairin dizelerini
aşk deyip darbe yedikçe babasının ölümünü hatırlayan
baba sevdalısı kız çocuklarının içine düşenleri...
hasret çekmek, özlemek değil bu, daha fazlası
yolun karşısındaki gözleri görmeyen bir insanın yola çıkmasına tanık olmak
bağırmak, bağırmak, bağırmak
sesimizi ne o karanlığa
ne de akan bu trafiğe duyuramamak
susmak, susmak, susmak
geceleri hasretin yağında kavrulup
kendi ölümümüze tanık olmak nedir, bilir misin? ben hergün o akan trafiğin sesime ettiği zulmü
ve seni düşünerek uykuya dalıyorum.böyle şiirler yazdığıma bakma sen
sazını var gücüyle duvara vurup kıran bir âşık kadar dolu
saz kadar günahsızım
diyorum ya; kırılmak...
işte bu konuda üstüme yoktur diyebilirim
üstelik en ağır kırılmalara tanık edebilirim seni
suratımda, gecenin bir yarısında
kırılan son sigarayı andıran bir ifadeyi görebilirsin
ya da içimde.
onun kadar zehir doluyumdur belki
onun kadar kırıldığı yerden yanmaya mahkum sende biliyorsun ki
kalbimi çok yanlış bir zamanda özgür bıraktın
bir kanaryayı
okyanusun ortasında
özgürlüğüne kavuşturamazsın bir zamanı
bir de içimde bıraktıklarını
ben böylesine akşamlar doluyken
geri alamazsın bakma böyle şiirler yazdığıma dedim ya
muhteva olarak aslında benimde
ne yazacak bir şiirim kaldı
ne de yaşayacak bir hayatım
hayallerimde dahil
afrika şimdi. o zaman da dedim şuan da derim
ve diyorum;
zamana bırakmak
ölürken miras bırakmak ile aynı şey.
windows defender güvenlik merkezi
kötü amaçlı yazılım koruması, güvenlik duvarı , hesap koruması, ağ koruması, Smartscreen uygulama ve tarayıcı denetimi vb gelişmiş cihaz koruması sunan, antivirüs programıyla da entegreli çalışabilecek güvenlik hizmetidir.
cumhurbaşkanı erdoğan'ın kütüphane haftası klibi
gösterildiği zamanın ruhunu iyi yansıtan bir tanıtım filmi. bizzat kendisi tarafından da seslendirilmiş. #ilkkitabım tabelasıyla da sosyal medyada boy gösteriyor.
iyi okumalar sözlük
Hukuk-i İslamiyye ve Istılahat-ı Fıkhiyye Kamusu
iyi okumalar sözlük
Hukuk-i İslamiyye ve Istılahat-ı Fıkhiyye Kamusu
protein
enerji verici olarak, karbonhidrat ve yağlardan sonra kullanılırlar. hücre zarından geçememekle birlikte kanda da bulunmazlar.
aminoasitlerin birleşip aralarında peptit bağı kurmalarıyla oluşur. oluşum tepkimelerinde; giren aminoasit sayısınca protein, giren aminoasit sayısının bir eksiği kadar da su açığa çıkar. su açığa çıktığı için dehidrasyon tepkimesidir aynı zamanda.
aminoasitlerin birleşip aralarında peptit bağı kurmalarıyla oluşur. oluşum tepkimelerinde; giren aminoasit sayısınca protein, giren aminoasit sayısının bir eksiği kadar da su açığa çıkar. su açığa çıktığı için dehidrasyon tepkimesidir aynı zamanda.
herhangi bir yazara bir şarkı armağan et
Başlık içinde kendimi aramaya geldim. Şimdi tekrar gidiyorum.
abbasi
Abbas bin Abdülmuttalib soyundan gelen, Bağdat merkez olmak üzere Ön Asya ve Kuzey Afrikada 750-1258 tarihleri arasında hüküm süren sülâle.

