hayırlı bayramlar

mavikaranlik mavikaranlik · 03.06.2019 16:49 · 2126 · #65832
bayramlarda kullanılan temenni cümlesi.
Ayrıca güven sözlük ailesi olarak kutlayacağımız ilk dini bayram için temennimiz.
Tüm sevdikleriniz ile mutlu huzurlu bayramlar dileriz.

nice bayramlar görmek dileğiyle, bol heceli bayramlara sözlük.

Entry görseli
Upvote 5
Downvote 0
3

güven sözlük serbest stil portalı

mavikaranlik mavikaranlik · 07.11.2018 00:23 · 1040 · #14558
Desteklediğim ve oluşturanlara teşekkür ettiğim başlık, 25.07.2016 tarihli yazımı paylaşarak başlatalım o zaman.

"Dünya var oldu olalı, hiç değişmeyecek dediğimiz nice şeyler adeta mutasyona uğradı. Farklılaştı. Sonucunda ne oldu dersek: İşte olay aslında burada başlıyor. Hakikaten sonunda ne oldu? Bu son değişimin başlamadığı o ilk ana geri dönmedi mi? Yani hızla değişen, mutasyon geçiren her ne varsa her seferinde döndü dolaştı başa sardı. İlk haline büründü. Şimdi biraz global olması açısından dünya ile giriş yaptık. Artık parça parça gideceğiz ve göreceğiz ki her şey değişse de en başa dönecek.
Her şey değişecek ama hiçbir şey değişmeyecek (bu ne demek lan mı dediniz?)
Artık yılbaşı heyecanının(!) son demlerindeyiz. Herkeste öyle bir algı var ki -tabii haklı olarak- “şu lanet yıl artık bi' bitsin 2017 gelsin lan!” serzenişleri yeri göğü inletiyor. Haksız bir serzeniş değil elbette. Ne üzücü bir yıldı.. Hatırlamak istemesek de bildiğin darbe oluyordu lan bu ülkede? Nasıl unutulur bu yıl olanlar? Şimdi bir daha gidelim onu göz önüne getirin. 2015'i. Yavaş yavaş 2014'e geçin. Haah tamam dur orda. Şimdi 2013'e bak.
Neler geliyor gözünün önüne, sadece ülkenle ilgili değil başta dedik ya dünya bazında bak. Global bir çerçeveden dünyaya bi göz gezdir. Değişim bi yerde başlamış, artık nerede ne durumda bilmiyoruz kestiremiyoruz da. Ama o denli acı o denli feryat o kadar ölüm var ki geride durmak bilmiyor!
Küresel ısınma diyorduk. “Olum ozon deliniyor lan! Az sık şu zıkkımı” dediğimiz günler geliyor aklımıza. Yeşilaycı, çevre dostu insan edebiyle, deodorant sıkan arkadaşlarımıza... Afrika da ölen çocuklar vardı, susuzluktan açlıktan... Sahi şimdi durdu mu ölümleri? Türkistan da eziyet gören kardeşlerimize üzülüyorduk. O işkenceleri görüp aslan kesiliyorduk yakıp yıkıyorduk klavyemizle etrafı.
Sonra bir bakmışız Filistin de ölen masumlara... Canlı yayında bombardımanlar izliyorduk bilgisayarlarımızın başında çaylarımızı içerek. Beddualar, dualar havada uçuşuyordu, “Allah'ım nasıl oluyor bunlar!?” hatırlarsınız o meşhur “ya kahhar” nidalarını etraflarınızdan..
İşid diye siyah sancaklı teröristler çıktı piyasaya, kimse bir şey anlamadan “bilmeden bunlar kim lan?” demeye kalmadan terörist dediğimiz adamlar ülke işgal edecek seviyeye geldi. Yine masumlar öldü gene insanlar öldü gene kanlar sokaklardan aktı oluk oluk.
Sonra kamera biraz daha yakına geldi. Suriye'ye. Bir baktık adamın teki durduk yere manyağa bağladı kendi halkını katlediyor. Kimyasal silahları kendi halkı üzerinde test ediyor lan herif. Ne oluyor dedik, biz yine buradan rahatımız yerindeyken. Ölümler hiç durdu mu? Öldürülenler azaldı mı. Sahillere ölü çocuk bedenleri vurmadı mı?
Unuttuk, unutturdular ve en kötüsü de alıştık. İnsanlar acıya alışıyor elbet.
Biraz inancı olan insanlar bile isyana kalktı dedi ki: “Allah'ım çocukların ölümüne neden izin veriyorsun?” mutlak gücün sahibi ya sabredin dedi ya da kendi göbeğinizi kendiniz kesin dedi. Bilemeyiz. Yarım imanlı olanlar zaten şuan çoktan onları da kaybettiler. Fark edilmiştir son dönemlerde inançsız insanlarda çoğaldı etrafımızda neyse..
Şimdi çerçeveyi daraltalım, gelin bakalım bir ülkemize. Biz de günlük gülüstanlık geçinip gitmedik. Yüzlerce patlama, on binlerce insanın ölümü, nice insanın elini, bacağını gözünü kaybetmesi.. Şimdi biraz da düşününce biz de savaştayız sanırım? Bunca şey durduk yere nasıl olur yoksa?
Toparlayalım..
Ülkeyi değil elbet. Onun için artık çok geç.
Bir umut deyip “ne iğrenşşş bi yıldı artık 2017 gelsin yeaa” diyen güzel insanlar keşke 2017 de her şeyin daha kötü olacağını bilseler.
Bilseler ki 2018'e girdiğimizde keşke 2016'da kalsaydık diyecekler. Neler yaşayacaklar.
Daha her şey yeni başladı desek yeridir. Daha ölecek çok fazla masum, çok fazla çocuk var. Daha çok kahrolacağız.
Daha çok insan “ya kahhar” çekip derin uykulara dalacak.
Bence uyanmak lazım. Bi lafım vardı kullandığım. Çok hoşuma gitmişti yineleyeyim onu: “Bu dünyayı artık insanlar temizleyemez.”
Bakalım bu değişimin başlangıç noktasına ne ve zaman nasıl döneceğiz..."
Upvote 4
Downvote 0
4

börü

jpntr jpntr · 17.12.2018 12:08 · 578 · #26417
dağ ve dağ 2 filmlerinin yazarı/yönetmeni alper çağlar tarafından başlatılan dizi ve film projesi. 6 bölümlük mini dizi sona erdi ve 3 gün önce fragmanı yayınlanan film 28 aralık günü beyaz perdede görücüye çıkacak. diziyi beğenmiştim, fragmanından anladığım kadarıyla filmi de çok güzel olacak

YouTube video
Upvote 3
Downvote 0
0

emil michel cioran

monica ziyagildurulay monica ziyagildurulay · 22.10.2018 03:56 · 2300 · #9626
Romen filozof, iç karartıcı fikirleriyle insanı düşünmeye itiyor, yok abi haklı değil deseniz bile sonunda hep hak verecek bir şey buluyorsunuz.

tam bir nihilist. Sarte, camus, nietzsche, schopenhauer hiçbiri cioran kadar net olamadı hepsini anlamak için tekrar tekrar okumak gerekti ama bu adam o kadar net ve pürüzsüz ki yazdıklarını anlıyorsunuz üstelik “nasıl olmuşta yaşamış” hissine kapılıyorsunuz, 84 yıl direk olay... böyle bir insan için dayanılmaz acı gibi bir şey.

Alıntı:
hakikaten yalnız varlık, insanlar tarafından terk edilmiş olan değil insanlar arasında acı çekendir, kendi çölünü peşi sıra panayırlarda sürükleyen ve mütebessim cüzzamlık, tamiri imkansızlık komedyenliği sergileyendir. eski zamanlardaki büyük yalnızlar mutluydular, ikiyüzlülüğü bilmiyorlardı, gizleyecek bir şeyleri yoktu. bir tek kendi yalnızlıklarıyla söyleşiyorlardı..."
Upvote 3
Downvote 1
3

yaşama sebepleri

martilara simit atan kadin martilara simit atan kadin · 25.11.2018 04:32 · 1904 · #19778
İnanmazsınız ama can sıkıntısı. Olur da bir çingene vapuruna denk gelirim, ne bileyim belki bir müzenin daha önce hiç keşfedilmemiş köşesinde çocukken çaldırdığım oyuncak domuzumu bulurum... öylesine bir yaşam işte.
Upvote 6
Downvote 0
4