psikolojik olgunluk

kerim kerim · 18.03.2019 17:26 · 396 · #51062
Yücelik damına çıkmak için alçak gönüllülükten başka merdiven yoktur.
Hz. Şeyh Sadi (k.s.)

Kendi ile barışık olmayan, kendine sevgi ve saygısı az olan insanlar başkalarının onay ve takdirine aşırı bir ilgi gösterirler. Her ne kadar kendilerini beğeniyor gibi görünseler de kendileri ile ilgili algı ve düşünceleri olumsuzdur ve bilinçaltında kendi eksiklikleri ile fazla yüzleşmek istemezler.

Kendisinin olumlu ya da olumsuz özelliklerini tanıyıp, yüzleşip kendini olduğu gibi kabul etmek kolay görünse de zor bir beceridir. Zorluğu insanların kendilerinin eksik yönlerini görmek istemedikleri içindir. Çünkü kendi varlığına duyduğu saygı, “var oluşundan değil” başkalarının onay, ilgi ve sevgisine bağlıdır ve her zaman bunun arayışındadırlar. Bu nedenle de oldukları gibi görünmek yerine olmadıkları gibi görünmeye çalışırlar.

Hatta uzaktan sempatik, iyi ve güven verip de yakından tanıdığımızda, pişman olduğumuz kişiler olmuştur. Bu nedenle “keşke, hep uzaktan tanısaydık!” dediğimiz de olmuştur. Çünkü insanların isim, fiziksel görünüş, memleket, meslek ya da maddi durumundan iyi bir insan olup olamayacağını bilemeyebiliriz. Bunlar bizi yanıltabilir ve hayal kırıklığına uğrarız. Sahte gülümsemelerle sempati uyandıran bu insanları tanıdıkça iç dünyalarını daha fazla saklayamazlar ve açığa çıkarlar. Bu insanlar böyle açığa çıkınca tahammül sınırları da zorlanır.

Aslında diğer insanları tanımaya çalışırken psikolojik olgunluk düzeyine bakmak gerekir. En önemlisi de alçak gönüllü olup olmadığına bakmak gerekir. Her ne makamda olursa olsun, insan makamına uygun şekilde alçak gönüllü olabilir. Psikolojik olgunluk kavramı, kim olduğu ya da olmadığı veya duygu ve düşüncelerini ayırt edebilen, benmerkezci olmayan, güçlü ve zayıf yönlerinin farkında, en az kendisi kadar başkalarının duygu ve düşüncelerine de değer vermeyi ifade eder. Psikolojik olgunluk düzeyi yüksek olan insanlar duygu ve düşüncelerini saklamazlar ve davranışları ile düşünceleri uyum içindedir. Kendini büyük görmek, diğerlerini küçümsemek gibi bayağı davranışlardan uzak olup alçak gönüllü insanlardır. Menfaat veya çıkar ilişkisine dayalı dostluklar yerine sevgi, saygı ve paylaşmaya dayalı kalıcı dostluklar kurmayı tercih ederler.

Mükemmel görünmeye yönelik aşırı bir çaba göstermek yerine doğal, içten ve oldukları gibi görünmeyi tercih ederler. Çünkü biliriz ki mükemmel olmasalar da kendilerini severler ve kendilerine saygı duyarlar. Bu nedenle de hep mutludurlar, karşılık bekleyerek iyilik yapmadıkları için de hayal kırıklığına daha az uğrarlar. Buna rağmen hayal kırıklığı yaşasalar da bunun sorumlusu, kendileri ya da başkaları ise bundan kaçmazlar ve bununla yüzleşirler. Özür gerekiyorsa özür dilerler, diğeri ise bunun sorumlusu aynı adımı karşı taraftan görmeden geri adım atmazlar. Çünkü kendilerine duydukları saygı başkalarına duydukları saygıdan daha az değildir.

Bütün bunlar, Hz. Şeyh Sadi (k.s.) nun sözünde hayat buluyor diyebiliriz. Gerçekten yücelik makamı, yukarılarda, küçük ya da büyük dağların zirvesinde değil, diğerleri ile benzer ya da farklı duyguların anlaşılıp paylaşılması ve alçak gönüllülükten geçmektedir.
Upvote 3
Downvote 0
1

nişanlılık

muskulpesent muskulpesent · 10.01.2019 15:48 · 326 · #30078
nişanlılık evlenme vaadiyle gerçekleşir.
nişanlıyken çok uzun sürdü hadi artık evlenelim diye dava açamazsınız. beni oyalıyorsun evlenmekten vazgeçtim diyen birine de tazminat veya ceza davası açamıyorsunuz.
ama sus payı olarak herhangi bir ödeme aldıysanız bunun iadesi de yoktur. güle güle harcayın. swh
Upvote 1
Downvote 0
0

triumph des willens

christian rosenkreuz christian rosenkreuz · 01.12.2018 02:34 · 351 · #21786
leni riefenstahl imzalı 1935 yapımı nazi propaganda filmi. 1934 nürnberg parti kongresi'nden çeşitli kesitler içerir.

şahsen ben bu filmi o dönemde almanya'da izlesem kesinlikle nazilere katılırdım. bir kere adamlar çok ideal bir toplum düzeni sunuyor. işçi olmak utanılacak bir şey değil, bilakis işçiler ve köylüler halkın saygı duyması gereken kişiler. sosyal sınıflar ortadan kalkmış, bir sürü insana iş verilmiş, ekonomi tıkırında... bir insan daha ne ister ki?

ben adolf hitler'den hem yaptığı yahudi soykırımından ötürü hem de hristiyanlık düşmanı olması sebebiyle nefret eden biriyim. ama bu filmi izleyince adolf hitler gözüme çok güzel göründü. halkını çok seven bir lider gördüm ben bu filmde.

tabii sonra adamın ne mal olduğunu hatırlayıp hayal dünyamdan çıktım.

leni riefenstahl gerçekten bir dahiymiş ama onu anladım. daha 1930'larda böyle bir prodüksüyonun altından kalkmış... şahsen diğer filmlerini epey merak ettim. onları da izleyeceğim mümkün olursa.

bu arada filmin telif hakkı olmadığı için youtube kanalıma yüklemeyi düşünüyorum. ırkçılıkla ilgili bir ceza alır mıyım? bilgisi olan varsa bilgilendirirse sevinirim. zira elimde sağlam ikinci dünya savaşı arşivi var.
Upvote 2
Downvote 0
1

siyasi analiz

siyahhanim siyahhanim · 26.03.2019 17:37 · 513 · #63395
Siyasi analiz nasıl yapılır buna biraz değinmek yerinde olacaktır. (Burada yazılan her şey olması gerekenlerden ibarettir)
1) ilk adım olarak, ülke tarihi çagdaş bir biçimde gözden geçirilmeli ve topluma ihtiyacı olan dinamikler grafik halinde sunulmalıdır. Ve bu grafikler her seçimde yenilenmelidir.
2) Toplum yapısındaki insanların ırk, din, fikir, düşünce analizi yapılmalı ve genel bir nüfus haritası çıkarılmalı. Her seçim dönemi yenilenmeli.
3) Siyasi partiler manifestolarını kesin bir biçimde belirlemeli, belli kaygılar uğruna manifestoları dışına çıkmamalıdır.
4) Seçim vaadleri açık, seçik, anlaşılır biçimde ve kamuoyuna tutarlı olmalı, millete umut olarak ütopyalar vaadedilmemelidir.
5) seçim propagandaları miting şeklinden ziyade video şeklinde yapılmalı, mitinglere ayrılan bütçe yine halk yararına kullanılmalı.

Bu maddeler olduktan sonra, yapılan seçim daha sağlıklı bir nitelik kazanarak analizi ve okuması kolay biçimde olur.
Upvote 7
Downvote 0
3

hacettepe elektrik ve elektronik mühendisliği

bipolarjunction bipolarjunction · 23.12.2017 03:00 · 1159 · #34162
hacettepe üniversitesinin öğrenmeyi öğreten bir bölümü. öğrenmen gereken çoğu şeyi kendi çabalarınla öğrenirsin; her şeyi önüne sunmaz ve senden çok şey bekler. insanı gerçekten yıldırıyor ancak esas eğitimin bu olduğunu düşünüyorum. çok zorlanıyorum ama çok da seviyorum (lisans eğitiminde 6.senem).
Upvote 0
Downvote 0
0