milli
Milletle ilgili, millete özgü, ulusal
laiklik
Laiklik (laisizm) devlet ve din işlerinin karışmaması olarak tarif edilse de çok yetersiz bir tanımdır. Laiklik özetle ve kısaca hür düşünce demektir. Nereden çıkmıştı? Özetle anlatıyorum mazur görün. Ortaçağ avrupasında din adamları (papazlar, rahipler vs) yönetimi ellerine geçirmişler, halkı dinin emri, tanrının emri diyerek soyup, soğana çevirmişler ve yandaş bir burjuvazi topluluğu haline gelmişlerdir. Siyasetlerini dini kullanarak yaptıklarından, uymayan halkı engizisyon mahkemelerinde yargılamışlar, idam ve afaroz gibi cezalarla halkın canına okumuşlardır. Dinin kullanılarak zavallı hale geldiğini anlayan Fransız halkı önce bastil cezaevinde ayaklanma çıkarmıştır. Bu 1789 fransız devrimini başlangıcı olmuş, ardından gelen Rönesans ile medeniyeti yakalamışlardır.
Sonuç: Laiklik; din özgürlüğü yani vicdan özgürlüğüdür. Allah ile kul arasına aracı sokulmaması demektir ki Kuranı Kerim'de çok yerde ve özellikle Fatiha ve Bakara surelerinde dahi sadece Allah'a kulluk edileceği yazdığından dinimize de aykırı bir kavram değildir.
Sonuç: Laiklik; din özgürlüğü yani vicdan özgürlüğüdür. Allah ile kul arasına aracı sokulmaması demektir ki Kuranı Kerim'de çok yerde ve özellikle Fatiha ve Bakara surelerinde dahi sadece Allah'a kulluk edileceği yazdığından dinimize de aykırı bir kavram değildir.
il olamayan ilçeler
ereğli
konya ereğli'si
Neredeyse nüfusu 150 bin olmasına rağmen bir il yapamadılar şu ilçeyi. Zaten Konya merkeze de 2 saat uzaklıkta. Bence il olmayı hak ediyor artık.
konya ereğli'si
Neredeyse nüfusu 150 bin olmasına rağmen bir il yapamadılar şu ilçeyi. Zaten Konya merkeze de 2 saat uzaklıkta. Bence il olmayı hak ediyor artık.
raketa
Petrodvorets Saat Fabrikası tarafından 1961 yılından beri üretilen bir kol saatidir. Kızıl Ordu, Sovyet Donanması ve Kuzey Kutbu seferlerinin yanı sıra siviller için üretilen markadır.
kendisi ile bu aralar yakın temastayım big zero modeli'nden almayı düşünüyorum.
kendisi ile bu aralar yakın temastayım big zero modeli'nden almayı düşünüyorum.
çocukluk korkularımız
Karanlık yalnızlık köpek
kamçılamak
Kamçı ile vurmak.
buse terim'in vale isyanı
Fatih Terim'İn küçük kızı Buse Terim Bahçekapılı, ailesiyle birlikte alışveriş için gittiği Ak merkez'den sosyal medya hesabında isyanda bulundu.Aracını Alışveriş merkezinin kapalı otoparkına bırakmayıp, 30 tl karşılığında valeye teslim eden hanımefendi, aracını 30 dakika geç teslim alarak 2 çocuğu ve mükemmel kocasıyla donma tehlikesi atlattığını paylaşarak servis sitemini dile getirdi.
1.Bu konu gündeme oturduğuna göre mecbur konuşacağız. (yoksa umrumda değil)
2. Fatih terim ve ailesinden pek hoşlanmam doğru ancak İster Cumhurbaşkanı olsun isterse sıradan vatandaş, eğer bir ürün/hizmet alıyorsan Bunun karşılığı yani bedeli hepimiz için aynı ise, vale hizmeti de zamana nazaran daha kolay ve hızlı hizmet sunuyorken İstanbul gibi trafikten çöp olmuş memlekette özellikle valeye bıraktıysan ve geciktiyseniz bu tamamen servis şirketinin sorunudur. Bu konuda ki isyanı doğrudur hanımefendinin.
3.Yine her olumsuzluğu hükümete bulanlar gibi en ufak sorunda hele incir çekirdeğini doldurmayacak haberi yine kendilerine göre yordamlayıp tanınmış kişilere saldırı yapılacağı aşikar iken; siz kapıda 30 dakika donuyorken asgari ücretli yıllardır köhne meskenlerinde donma tehlikesi atlatıyor buseeğğ hanım diye goy goy yapanların artık mide bulandırıcı olduğunu söylememe gerek yok.
4.Evet isyanınızda haklısınız Buse hanım ancak bu ülkeye istemsiz de olsa mal olmuş tüm tanınmış kişilerin hal ve hareketlerine dikkat edip buna göre içerik geliştirmesi gerekiyorken böyle basit aile arası konuyu keşke sadece 'vale isyanı' olarak paylaşmış olsaydınız da güzel ailenizi de içine dahil edip komik bir duruma düştüğünüzü de size dostane olarak iletmek isterim.
haberin kaynağı
1.Bu konu gündeme oturduğuna göre mecbur konuşacağız. (yoksa umrumda değil)
2. Fatih terim ve ailesinden pek hoşlanmam doğru ancak İster Cumhurbaşkanı olsun isterse sıradan vatandaş, eğer bir ürün/hizmet alıyorsan Bunun karşılığı yani bedeli hepimiz için aynı ise, vale hizmeti de zamana nazaran daha kolay ve hızlı hizmet sunuyorken İstanbul gibi trafikten çöp olmuş memlekette özellikle valeye bıraktıysan ve geciktiyseniz bu tamamen servis şirketinin sorunudur. Bu konuda ki isyanı doğrudur hanımefendinin.
3.Yine her olumsuzluğu hükümete bulanlar gibi en ufak sorunda hele incir çekirdeğini doldurmayacak haberi yine kendilerine göre yordamlayıp tanınmış kişilere saldırı yapılacağı aşikar iken; siz kapıda 30 dakika donuyorken asgari ücretli yıllardır köhne meskenlerinde donma tehlikesi atlatıyor buseeğğ hanım diye goy goy yapanların artık mide bulandırıcı olduğunu söylememe gerek yok.
4.Evet isyanınızda haklısınız Buse hanım ancak bu ülkeye istemsiz de olsa mal olmuş tüm tanınmış kişilerin hal ve hareketlerine dikkat edip buna göre içerik geliştirmesi gerekiyorken böyle basit aile arası konuyu keşke sadece 'vale isyanı' olarak paylaşmış olsaydınız da güzel ailenizi de içine dahil edip komik bir duruma düştüğünüzü de size dostane olarak iletmek isterim.
haberin kaynağı
pilli bebek
ilkbaharın introsu mart. sanıyorum yirmilerinden bir günü bitirmek üzereydik. yerde serili ucuzca, ince dokunmuş halının üzerine, bağırsaklarıma bir yamuk yapmayacağına dair mecbur bir inançla uzanmışım. karnımın üzerinde esmer, kocaman bir oğlan kafası var. saçları yok, saçlarına bedel kaşları, sırma gibi kirpikleri var. onları seviyorum. -özlemin hep sensizliğimden...-
ilkbaharın eşiği mart. ne güzel ankara da, en güzel ankara da... kocaman oğlanın kocaman kafası gıdıklıyor karnımı. şarkı boyunca susuyoruz. anlaşıyoruz. ne oda açılacak, ne gitmek gerekecek. ne üşümek gelecek, ne acıkmak. olduğumuz yerde sonsuzlanacağız, ta ki pilli bebeğin pili bitene dek. -buradan bakınca şu sonsuz dünyaya...-
intro bitti, eşik atlandı. eşikten atlamak uğursuzluk getirirmiş. getirdi. oda açıldı, gitmek gerekti. üşüdük, acıktık. sıcağımızı tükettik, dostluğu yedik. -olsun demek de zor artık...-
geriye yalnız pili bitmeyen bir bebek kaldı. tren yolları boyunca düşündüren...
ilkbaharın eşiği mart. ne güzel ankara da, en güzel ankara da... kocaman oğlanın kocaman kafası gıdıklıyor karnımı. şarkı boyunca susuyoruz. anlaşıyoruz. ne oda açılacak, ne gitmek gerekecek. ne üşümek gelecek, ne acıkmak. olduğumuz yerde sonsuzlanacağız, ta ki pilli bebeğin pili bitene dek. -buradan bakınca şu sonsuz dünyaya...-
intro bitti, eşik atlandı. eşikten atlamak uğursuzluk getirirmiş. getirdi. oda açıldı, gitmek gerekti. üşüdük, acıktık. sıcağımızı tükettik, dostluğu yedik. -olsun demek de zor artık...-
geriye yalnız pili bitmeyen bir bebek kaldı. tren yolları boyunca düşündüren...
tapulamak
Taşınmazlar ve bunlarla ilgili ipotek, şufa, irtifak gibi bazı hakları tapu kütüğüne geçirmek.