ölüm

atninelantic atninelantic · 07.12.2018 03:00 · 2311 · #33292
Zengin, güzel, şık, çirkin, fakir, varoş herkesin eninde sonunda isteyerek ya da istemeyerek yapacağı eylem. Hayata gözlerini yummak
Upvote 0
Downvote 0
0

deist

mehmetyildirim mehmetyildirim · 03.10.2018 02:07 · 1266 · #2712
Yanmaz kefen, cennetten tapu uzatmaya gerek yok din istismarcilari ve tacirlerinin önü kesilmedigi sürece bu kötü tablo daha da vahim sonuclar doguracaktir. Din istismarcilarinin imparatorluk "menzili" cok uzak degil! Yapacak olanda yapacak olanda belli! Vurun nesteri...
Upvote 6
Downvote 0
5

irlanda

mahur mahur · 08.04.2022 03:51 · 2570 · #76527
Kuzeybatı Avrupa'da bulunan bir ada ülkesidir. 19. Yüzyılda Osmanlı devletinin başında Abdülmecid padişah ilken dokturu irlandalıydı. Büyük kıtlık İrlanda'yı kasıp kavururken doktor padişahtan yardım ister ve bunun üzerine 10 bin sterlin hazırlayan Sultan, Kraliçe Victoria'nın 2 bin sterlin göndermesinden dolayı siyaseten miktarı bin sterline düşürmek zorunda kalır. Bunun üzerine Selanik'ten gıda ilaç gibi malzemelerle gemiler yollayarak yardımlarını tamamlamışlardır. Günümüzde bu yardımlar unutulmamış hatta bu cömertliğine ithafen İrlandalılar başkent dublin'de padişah ve Osmanlı devleti adına anıt yapmışlardır.
Upvote 3
Downvote 0
2

izmir

medikalninnici medikalninnici · 23.10.2018 13:46 · 3570 · #10380
Sevemediğim sanki hiiiç sevemeyecekmişim gibi gelen şehir.
Neden bir şehir bu kadar düzensiz kuralsız olur ki? Kafasına göre herkes resmen. Gevşeklikle rahatlığı,özgürlükle hödüklüğü karıştırmış gibiler.
Zaten yerli İzmir'li de yok bence bu şehirde. O iyi insanları arıyorum itinayla.
Ha hiç mi iyi yanı yok derseniz . Keşfetmeye çalışıyorum. Varsa bildiğiniz güzel şeyler tavsiyelere açığım. yeni bir şehire taşınmak Allah belamı nasıl verdi ?
Upvote 3
Downvote 0
2

fareler ve insanlar

Nurse Nurse · 15.08.2019 00:33 · 1028 · #68366
John steinbeck'in romanıdır. 1937 yılında yayımlanmış olup, george ve akli dengesi bozuk lennie nin küçük bir toprak satın alıp insanca bir hayat yaşamanın hayalini kuran bu ikilinin öyküsü..
Bir alıntı paylaşmak istiyorum:
Hadi anlatsana yine.."
"Neyi anlatayım"
"Tavşanları"
"Daha dün akşam anlattım lennie!"
"Olsun yine anlat George. Lütfen george . Lütfen anlat bana. Daha önce anlatmıştın ya yine anlat işte o seferki gibi kendi arazimiz olacak. İhtiyacımız olan herşeyi toprağımıza ekeceğiz.kışın yağan yağmur ve içimizi ısıtan bir sobamız olacak Tavşanlarımız da olacak degil mi George"
"Neden kendin anlatmıyorsun? Hepsini biliyorsun işte"
"Hayır ben değil, sen anlat lütfen. Ben anlatınca güzel olmuyor, devam et George.. tavşanlara ben nasıl bakacağım, onu anlatsana"
"Peki" dedi George. " Büyük bir sebze bahçemiz, bir kümes dolusu tavşanımız ve bir de tavuklarımız olacak tabii. Kışın yağmur yağdığında boşver işi gücü deyip sobanın içini iyice doldurup kibriti çakacağız, sonrada sobanın yanına oturup sıcacık evimizde çatıya damlayan yağmur damlalarını dinleyeceğiz. Aman bee , keçileri kaçırdık ikimizde iyice! Yeter bu kadar."
...
"George.. uyudun mu?"
"Hayır. Ne oldu?"
"Tavşanlarımız farklı renkte olsunlar"
"Tamam, olur."
"Kırmızı, mavi ve yeşil tavşanlardan alırız. Tüylülerden alalım. Panayırda gördüklerimizden."
"Tamam onlardan da alırız. Kapa çeneni artık!"
Upvote 5
Downvote 0
1