yeniden galatasaray ın hocası olmuş kişidir.
link: (url: https://twitter.com/fatihterim/status/943934216177319936)
El cezeri
El Cezeri fizikçi, matematikçi, robot ve matris ustası aynı zamanda mühendisdir. Sibernetik biliminin üstadı olarak bilinir.
iş öğrenmek için bedava çalışmak
"Çıraklığını yapmadığın bir işin ustası olamazsın" sözünü buna yorup işverenlerin güzelce suistimal ettiği eylemdir, bakış açısı olarak doğru bulunsa da bu eylemin işverenin vicdanına bırakılması acı bir tablodur. Zira bu işin 4 yıl eğitimini görmüş kişiyi dahi bu mantık ile ele alıp tok karnına çalıştırmak çok vicdanlı bir durum değildir. bu durumu çözmenin başka bir yöntemi olsa dahi insana şans gerektirir, ben o şansı bulup doğru şekilde geliştirebildim:
1) öncelikle okula başlandığı günden itibaren eğitimin insana iş tecrübesi olarak pek bir şey katmayacağı gerçeğini kabullenmek gereklidir
2) arkadaşlıklardan, kendinize ayırdığınız vakitten, boş zamanlardan vazgeçmeniz gereklidir.
3) alanınıza uygun bütün firmaların kapısına dayanıp hem okuyup hem çalışacak bir imkan oluşturmalarını rica etmeniz gereklidir. (part time, freelance vb)
4) şans burada devreye giriyor, belki 50 firmadan 1 tanesi size kapıyı açacaktır. çok fazla maddi bir getiri beklememeniz gereklidir.
5) hem okula hem işe doğru bir zaman bölmesi uygulayıp ikisini de aksatmadan devam etmek gereklidir.
bu ve buna benzer fedakarlıklar, çalışkanlıklar diplomadan sonrası için sizi hazır hale getirecektir. ama dönüp baktığınızda yorgunluk, fedakarlık, emek göreceksiniz. bu süreç asla kolay olmayacaktır. lakin sonunda geleceğe hazır başlamanıza etkili bir şekilde fayda sağlayacaktır. diplomanın yanına diplomadan başka şeyler koymadıkça kapılar yüzünüze kapanacaktır.
ben bu maddeleri başarıyla uyguladım, kendimi geliştirme fırsatı buldum. bunların getirisi sayesinde hazır başladım. ama dönüp baktığımda harcanmış bir gençlik, yıpranmış bir yüz, yorulmuş bir bedenden fazlasını göremiyorum. Hem de yolun başlarında.
ya yolun en başında bunu kabullenip adım atmak gerekli, ya da sonrasında karın tokluğuna, düşük ücretlere razı olmak gereklidir. maalesef geleceğin bize sunacağı çok fazla bir seçenek bulunmamaktadır. en dinç olduğumuz dönemlerimizi geleceğimiz için feda etmek zorundayız. bu çok ağır bir yük ama "hayat koşuşturması" denilen şey tam da bu oluyor.
1) öncelikle okula başlandığı günden itibaren eğitimin insana iş tecrübesi olarak pek bir şey katmayacağı gerçeğini kabullenmek gereklidir
2) arkadaşlıklardan, kendinize ayırdığınız vakitten, boş zamanlardan vazgeçmeniz gereklidir.
3) alanınıza uygun bütün firmaların kapısına dayanıp hem okuyup hem çalışacak bir imkan oluşturmalarını rica etmeniz gereklidir. (part time, freelance vb)
4) şans burada devreye giriyor, belki 50 firmadan 1 tanesi size kapıyı açacaktır. çok fazla maddi bir getiri beklememeniz gereklidir.
5) hem okula hem işe doğru bir zaman bölmesi uygulayıp ikisini de aksatmadan devam etmek gereklidir.
bu ve buna benzer fedakarlıklar, çalışkanlıklar diplomadan sonrası için sizi hazır hale getirecektir. ama dönüp baktığınızda yorgunluk, fedakarlık, emek göreceksiniz. bu süreç asla kolay olmayacaktır. lakin sonunda geleceğe hazır başlamanıza etkili bir şekilde fayda sağlayacaktır. diplomanın yanına diplomadan başka şeyler koymadıkça kapılar yüzünüze kapanacaktır.
ben bu maddeleri başarıyla uyguladım, kendimi geliştirme fırsatı buldum. bunların getirisi sayesinde hazır başladım. ama dönüp baktığımda harcanmış bir gençlik, yıpranmış bir yüz, yorulmuş bir bedenden fazlasını göremiyorum. Hem de yolun başlarında.
ya yolun en başında bunu kabullenip adım atmak gerekli, ya da sonrasında karın tokluğuna, düşük ücretlere razı olmak gereklidir. maalesef geleceğin bize sunacağı çok fazla bir seçenek bulunmamaktadır. en dinç olduğumuz dönemlerimizi geleceğimiz için feda etmek zorundayız. bu çok ağır bir yük ama "hayat koşuşturması" denilen şey tam da bu oluyor.
paulo coelho
1947 yılında Brezilya'da doğdu. Unesco'nun Kültürlerarası Diyaloglar programında danışman olarak görev yapmaktadır. Aynı zamanda İsviçre'nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Formunu düzenleyen Schwab Vakfı'nın yönetim kurulundadır.
erkeklerin kadınları cinsel ilişki objesi olarak görmesi
özellikle pornografik filmlerin 2000'lerin başında piyasaya girmesiyle bu olay hayli hayli artmıştır. şu anda bile en büyük sektörlerden biri olan porno sektörü insanlarin beynini yıkamaktadır.
seyyid ahmet arvasi
Allah dostlarının büyüklerindendir.
duyulduğunda rahatsız eden sesler
Elektrik süpürgesinin uğultusu ve köpek kovucusu (duymamam gerek ama maalesef duyuyorum)
O kadar sinirimi bozuyor ki saçlarımın sinirden kabardığını hissediyorum. Fazla işitmek berbat bir şey.
O kadar sinirimi bozuyor ki saçlarımın sinirden kabardığını hissediyorum. Fazla işitmek berbat bir şey.
akşamüzeri
[bkz]akşamüstü[/bkz]
