söylentiye göre zamanında yüzden fazla kişi aşık olup mecnuna dönmesine , Karşılık bulamayan onlarca kişininde hayatlarına son vermesine neden olan,
iran şahı nasıreddin'in karısı.
19 eylül gaziler günü
2019 türkiye'sinde, izmir'de gerçekleşen tören esnasında bir grup ahmağın, törende sunum yapan tesettürlü bir öğretmenin kılık kıyafetinin "cumhuriyet değerleri"ne aykırı olduğu gerekçesiyle törenden ayrıldığı gündür.
İster isremez Akif'in şu dizelerini hatırladım:
"Şarka bakmaz, garbı bilmez, görgüdan yok payesi
Bir kızarmaz yüz, bir yaşarmaz göz bütün sermayesi"
İster isremez Akif'in şu dizelerini hatırladım:
"Şarka bakmaz, garbı bilmez, görgüdan yok payesi
Bir kızarmaz yüz, bir yaşarmaz göz bütün sermayesi"
herkes
İnsanların bütünü
insan kaynakları
“Biz size dönüş yapacağız” diyerek iş başvurusu yapanların çoğunu, kalplerınden okla vuran birim
aylan kurdi
2 Eylül 2015'te ailesi ile birlikte Bodrum'dan Yunan adasına şişme botla geçmeye çalışırken annesi ve kardeşi ile birlikte boğularak hayatını kaybeden üç yaşındaki Suriyeli Kürt çocuk.

ceza vs sagopa
neyim var ki adlı parçada volkanik patlama yapan efsanevi ikili
yabancı dil öğrenmek
Zorlu bir süreç. Hemen hemen her şeyden vazgeçerek baş koyduğum yol. Evet, yoğun bir dil öğreniminden geçiyorum sözlük. Bazen insanlar konuşurken zihnimden kelime kelime tercüme ediyorum. İzlediğim dizi - filmler, dinlediğim müzikler değişti. Şimdi geriye dönüp baktığımda iyi ki diyorum, bu senemi böylesine ufuk açan bir uğraşa ayırmışım. inandığım dini daha iyi anlamamı, hastalarımla iletişim kurmamı sağlayabilecek olan bir dile vakfetmişim. İyi ki!
douglas macarthur
26 haziran 1880 - 5 nisan 1964 tarihleri arasında yaşamış olan amerikalı 5 yıldızlı general, filipin ordusu mareşali ve geçici japon imparatoru (bunu japonlara söylemeyin ama, kızıyorlar).
kendisinin yıldızı birinci dünya savaşı'nda parlamıştır. bu savaş sonunda şeref madalyası alarak generalliğe terfi etmiştir.
1930'larda filipinler'e askeri danışman olarak gitmiş ve 1941'de japon saldırısı başlayınca abd'nin uzak doğu orduları komutanı olarak atanmış.
1945'te japonya'da düzeni sağlamakla görevlendirilmiş ve bu süre zarfında krizantem taht'a oturmuştur. tabii daha sonra üstleri kızınca "tamam la tamam hirohito otursun" demiştir. kendisi de hirohito'yu uzaktan yönetmiştir.
ayrıca kendisi imparatorun japonya için gerekli olduğunu fark etmiş ve abd'ye de "imparatora ilişmeyin, o olmadan japonya'da düzen olmaz" demiştir. böylece savaşın suçu hideki tojo'ya atılmış, imparator "general tojo beni kandırdı" demiştir.
kendisi japonya'da "gaijin shogun" (yabancı beylerbeyi) olarak anılır. yine de japonlar çok da sevmezler kendisini. özellikle nagasakililer.
1951 yılında japonya'dan ayrılıp kore'ye geçer. kore savaşı'nda kore barış gücü'nün başında bulunur (bir diğer ikinci dünya savaşı efsanesi omar bradley de kendisiyle birliktedir).
yine aynı yıl mançurya ve shantung'a atom bombası atılması için başkan truman'a baskı yapmaya başlar. truman da "iyi madem" deyip nükleer bomba hazırlama çalışmalarını başlatır. ama abd atom enerjisi kurumu başkanı gordon dean, "ya başkanım siz uymayın bu manyağa. atom bombası atmak kolay da sonrası sıkıntı." deyip başkanı vazgeçirmeye çalışır. macarthur da "başkanım nükleer vardı bizim?" diye başkanı arada bir sıkıştırmaya devam eder. truman da çeşitli bahanelerle macarthur'u oyalar.
seul düşünce macarthur "ahanda şimdi sıçtık" deyip kore'den kaçar. truman'a da "atom bombası ataydık bunlar olmazdı" demeye devam eder. başkan da "eeh yeter lan, kolay mı zannediyorsun bu işleri!" deyip kendisine fırça atar. ama "siz de haklısınız başkanım ama işte nükleer..." diye hala üste çıkmaya çalışınca "bak hala nükleer diyor... emekli ol da kurtulalım artık senden!" der başkan. o da 19 nisan 1951'de istifayı basar ve ordu kariyeri biter. istifa konuşmasında da "ben nükleer bomba ile savaşı hemen bitirecektim ama truman öyle istemiyor" der.
bu sebeple bazı çevreler "başkan adayı olsana" diye baskı yapar ama bakar ki siyaset askeriye gibi değil, başkan olmaktan vazgeçer. kendisinin yerine ikinci dünya savaşı kahramanı dwight eisenhower başkan adayı olur. haliyle truman'dan sonra başkan eisenhower olur.
artık yapacak işi olmayan macarthur, emeklilik günlerini eşiyle beraber bir dönem nikola tesla'nın da yaşadığı waldorf-astoria hotel'de geçirir. arada da konuşmalarla, danışmanlık hizmetleriyle falan ek gelir elde eder. 1964 yılında sirozdan ölür.
kendisinin yıldızı birinci dünya savaşı'nda parlamıştır. bu savaş sonunda şeref madalyası alarak generalliğe terfi etmiştir.
1930'larda filipinler'e askeri danışman olarak gitmiş ve 1941'de japon saldırısı başlayınca abd'nin uzak doğu orduları komutanı olarak atanmış.
1945'te japonya'da düzeni sağlamakla görevlendirilmiş ve bu süre zarfında krizantem taht'a oturmuştur. tabii daha sonra üstleri kızınca "tamam la tamam hirohito otursun" demiştir. kendisi de hirohito'yu uzaktan yönetmiştir.
ayrıca kendisi imparatorun japonya için gerekli olduğunu fark etmiş ve abd'ye de "imparatora ilişmeyin, o olmadan japonya'da düzen olmaz" demiştir. böylece savaşın suçu hideki tojo'ya atılmış, imparator "general tojo beni kandırdı" demiştir.
kendisi japonya'da "gaijin shogun" (yabancı beylerbeyi) olarak anılır. yine de japonlar çok da sevmezler kendisini. özellikle nagasakililer.
1951 yılında japonya'dan ayrılıp kore'ye geçer. kore savaşı'nda kore barış gücü'nün başında bulunur (bir diğer ikinci dünya savaşı efsanesi omar bradley de kendisiyle birliktedir).
yine aynı yıl mançurya ve shantung'a atom bombası atılması için başkan truman'a baskı yapmaya başlar. truman da "iyi madem" deyip nükleer bomba hazırlama çalışmalarını başlatır. ama abd atom enerjisi kurumu başkanı gordon dean, "ya başkanım siz uymayın bu manyağa. atom bombası atmak kolay da sonrası sıkıntı." deyip başkanı vazgeçirmeye çalışır. macarthur da "başkanım nükleer vardı bizim?" diye başkanı arada bir sıkıştırmaya devam eder. truman da çeşitli bahanelerle macarthur'u oyalar.
seul düşünce macarthur "ahanda şimdi sıçtık" deyip kore'den kaçar. truman'a da "atom bombası ataydık bunlar olmazdı" demeye devam eder. başkan da "eeh yeter lan, kolay mı zannediyorsun bu işleri!" deyip kendisine fırça atar. ama "siz de haklısınız başkanım ama işte nükleer..." diye hala üste çıkmaya çalışınca "bak hala nükleer diyor... emekli ol da kurtulalım artık senden!" der başkan. o da 19 nisan 1951'de istifayı basar ve ordu kariyeri biter. istifa konuşmasında da "ben nükleer bomba ile savaşı hemen bitirecektim ama truman öyle istemiyor" der.
bu sebeple bazı çevreler "başkan adayı olsana" diye baskı yapar ama bakar ki siyaset askeriye gibi değil, başkan olmaktan vazgeçer. kendisinin yerine ikinci dünya savaşı kahramanı dwight eisenhower başkan adayı olur. haliyle truman'dan sonra başkan eisenhower olur.
artık yapacak işi olmayan macarthur, emeklilik günlerini eşiyle beraber bir dönem nikola tesla'nın da yaşadığı waldorf-astoria hotel'de geçirir. arada da konuşmalarla, danışmanlık hizmetleriyle falan ek gelir elde eder. 1964 yılında sirozdan ölür.
ölmeden önce izlenmesi gereken filmler
Ben Green way diyebilirim sanırım.
kiraz
Güzel bir kız ismi.
