El ve tırnak bakımı.
Hayatımda hiç yaptırmadığım,yaptırmayı da hiç düşünmediğim bakım.
Kötü ellerde yapıldığında acılı ve hastalıklı bir süreci olan, malzemelerininde sterilizasyonuna inanmadığım bir süreçten oluşuyor.
2 törpü ve kütükül bakımınada bu kadar para verilmesini ve istenmesini de saçma buluyorum.
Biraz daha devam edersem zaten hayat saçma diye bağlayacağım kanımca swh
köycü doktor reşit galip
andımızın yazarı değerli insan.
mustafa kemal atatürk'ün şu güzel övgüsüne de mazhar olmuştur:
“reşit galip, hem doktordur, hem hukuk doktorudur, hem siyaset doktorudur, hem edebiyat doktorudur ve güzel arkadaştır.”
"Hem mekansal ve hem de kurumsal açıdan gezginci yaşamı, Dr.Reşit Galip'in beyninde müthiş bir sentez geliştirmişti. Hekimlik, öğretmenlik ve köycülük üçgeninde çözümler geliştirmekteydi. “Öğretmenlerle Konuşmalar” kitabında ve “Köycülük” broşüründe, köylerdeki öğretmen rolü üzerinde ayrıntılarıyla durmuştur." (...)
“ 'Köylüyle muhabbetimiz (sevgi), ayni zamanda vatana muhabbettir. Çünkü köylü vatanın köküdür, ana unsurudur, asıl temelidir' diyen Reşit Galip, köylüyü seven büyük bir dost ve kurtarıcı olarak köy köy dolaşmış ve köylünün sağlık ve bilgice kalkınmasını kendisi için bir ulak edinmiştir. Bu verimli çalışmasını, daha çok yaymak ve işdaş edinmek dileği ile 'Köy Muallimleriyle Sıhhi Musahabeler' adlı bir kitap yazmış ve köylülerle sıkı bir yakınlığı bulunan köy öğretmenlerini 'Ortak dostumuz' köylüyü aydınlatma işindeki yurtçu birliğe çağırmıştır. Bu kitabında köylüye karşı aşkın bir sevgi belirmektedir. Köylünün yaşayışını, eksiklerini, yapılması gerekenleri ve yolları göstermek üzere yazılmıştır..."
kaynak: https://portreler.fisek.org.tr/koycu-doktor-resit-galip/
kendisi hakkında yener oruç tarafından yazılmış "atatürk'ün fikir fedaisi dr. reşit galip" ve Niyazi Altunya tarafından yazılmış "Milli eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip" adlı kitaplar mevcuttur.
mustafa kemal atatürk'ün şu güzel övgüsüne de mazhar olmuştur:
“reşit galip, hem doktordur, hem hukuk doktorudur, hem siyaset doktorudur, hem edebiyat doktorudur ve güzel arkadaştır.”
"Hem mekansal ve hem de kurumsal açıdan gezginci yaşamı, Dr.Reşit Galip'in beyninde müthiş bir sentez geliştirmişti. Hekimlik, öğretmenlik ve köycülük üçgeninde çözümler geliştirmekteydi. “Öğretmenlerle Konuşmalar” kitabında ve “Köycülük” broşüründe, köylerdeki öğretmen rolü üzerinde ayrıntılarıyla durmuştur." (...)
“ 'Köylüyle muhabbetimiz (sevgi), ayni zamanda vatana muhabbettir. Çünkü köylü vatanın köküdür, ana unsurudur, asıl temelidir' diyen Reşit Galip, köylüyü seven büyük bir dost ve kurtarıcı olarak köy köy dolaşmış ve köylünün sağlık ve bilgice kalkınmasını kendisi için bir ulak edinmiştir. Bu verimli çalışmasını, daha çok yaymak ve işdaş edinmek dileği ile 'Köy Muallimleriyle Sıhhi Musahabeler' adlı bir kitap yazmış ve köylülerle sıkı bir yakınlığı bulunan köy öğretmenlerini 'Ortak dostumuz' köylüyü aydınlatma işindeki yurtçu birliğe çağırmıştır. Bu kitabında köylüye karşı aşkın bir sevgi belirmektedir. Köylünün yaşayışını, eksiklerini, yapılması gerekenleri ve yolları göstermek üzere yazılmıştır..."
kaynak: https://portreler.fisek.org.tr/koycu-doktor-resit-galip/
kendisi hakkında yener oruç tarafından yazılmış "atatürk'ün fikir fedaisi dr. reşit galip" ve Niyazi Altunya tarafından yazılmış "Milli eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip" adlı kitaplar mevcuttur.
büro
Çalışma odası, yazıhane.
kızılay genel başkanı Kınık'ın Twitter mesajı
Adam birçok şey yapar insanlar bunu görür. Yardım mesajından neler çıkarır.. gerçekten halk tarafından tanınan isim olmak çok zor. Sadece kerem kınık değil toplumun tüm tanınan isimleri böyle yargılanıyor.. sanatçısı, oyuncusu,siyasetçisi.. belki de iyi niyetiyle söylemişti..
doğubayazıt
İshak paşa sarayı tarihi eseridir.Eskiden bir il ve şu an ilçe olan Doğubayazıt tekrar il olma hayali kuran ilçelerimizden biridir .Anadolu'nun doğusunda, Avrupa E-yolu E80 transit yolu üzerinde kurulmuştur. Ağrı'ya bağlı ve Merkez ilçenin 93 km doğusunda, İran 25 km uzaklıktadır. İlçe toprakları genellikle engebeli ve yüksektir.
gusül
İslâm dininin gerekli gördüğü durumlarda ve biçimde yıkanıp abdest alma, boy abdesti.
bretton woods anlaşması
fransa bu antlaşmadan caydığı zaman fransa'ya altın vermemek için abd'nin de caydığı antlaşma.
ayrıca toplanan altınlar fort knox askeri üssünün tam ortasındaki bir binanın içine yerleştirilmiş ki birisi soymaya falan kalkarsa beceremesin diye.
almanya "bizim altınları bir görmek istiyoruz" deyince terslenmiştir. böylece abd'nin altınları çoktan harcadığı dedikodusu yayılmıştır her yere.
ayrıca toplanan altınlar fort knox askeri üssünün tam ortasındaki bir binanın içine yerleştirilmiş ki birisi soymaya falan kalkarsa beceremesin diye.
almanya "bizim altınları bir görmek istiyoruz" deyince terslenmiştir. böylece abd'nin altınları çoktan harcadığı dedikodusu yayılmıştır her yere.
eşdeğer
Yenidoğan Yoğun Bakım hemşiresi olarak günde defalarca ağzımdan geçen kelimedir. Bir ilacın 35 tane eşdeğeri olabiliyor.
balıkçı
Balık tutma işini geçimini sağlamak için yapan ya da sadece hobi amacı güden kişilere denir.
Bizim burada balıkçılarla ilgili meşhur bir hikâye vardır. Kısaca anlatmak istiyorum. Bir kadın evlendikten kısa bir süre sonra bavulunu toplamış babaevine gelmiş. Babası "hayrola kızım ne oldu?" demiş. Kızı da kocasının içkiye başladığını, her akşam içip içip geldiğini, kendisine hakaretler ettiğini anlatmış. Artık dayanamadığını ve evi terk ettiğini söylemiş. Babası da "Aman kızım! yapma kızım, yıkma yuvanı. yakında vazgeçer. biraz sabret." deyip kızını geri yollamış. Kız evine gittikten bir zaman sonra yine kapı çalmış ve kız bavuluyla yine kapıdaymış. Bu sefer de kocasının kendisini aldattığını ağlayarak anlatmış babasına. Babası yine "Yapma, etme. Geçer kızım." deyip yollamış evine. Yine bir zaman sonra bizim kız bavulla geri gelmiş. Babası "yine ne oldu? anlat bakalım." demiş. Kız da kocasının her gece balığa gittiğini, eve hiç uğramadığını anlatmış. Babası da balık lafını duyunca kızının elinden almış bavulu ve "Gel kızım gel. Bir adam balığa başladıysa geçmez. Balıkçılık sadece bir iş veya hobi değil, karasevdadır." demiş.
Bizim burada balıkçılarla ilgili meşhur bir hikâye vardır. Kısaca anlatmak istiyorum. Bir kadın evlendikten kısa bir süre sonra bavulunu toplamış babaevine gelmiş. Babası "hayrola kızım ne oldu?" demiş. Kızı da kocasının içkiye başladığını, her akşam içip içip geldiğini, kendisine hakaretler ettiğini anlatmış. Artık dayanamadığını ve evi terk ettiğini söylemiş. Babası da "Aman kızım! yapma kızım, yıkma yuvanı. yakında vazgeçer. biraz sabret." deyip kızını geri yollamış. Kız evine gittikten bir zaman sonra yine kapı çalmış ve kız bavuluyla yine kapıdaymış. Bu sefer de kocasının kendisini aldattığını ağlayarak anlatmış babasına. Babası yine "Yapma, etme. Geçer kızım." deyip yollamış evine. Yine bir zaman sonra bizim kız bavulla geri gelmiş. Babası "yine ne oldu? anlat bakalım." demiş. Kız da kocasının her gece balığa gittiğini, eve hiç uğramadığını anlatmış. Babası da balık lafını duyunca kızının elinden almış bavulu ve "Gel kızım gel. Bir adam balığa başladıysa geçmez. Balıkçılık sadece bir iş veya hobi değil, karasevdadır." demiş.
en sinir olunan durumlar
sol frame'n akmama durumu.