hasbıhal
Hasbihal mi hasbıhal mı
kopya çekmek
Bir keresinde gerçekleştireni öğretmene ispiyonladığım eylem. Çok da keyif almıştım bunu yaparken ama sonrası... sonrasını sormayın arkadaşlar. Sonrası vicdan azabı.
camdan bakan arap kızı
Çocukluğumuzda yağmur yağdığında söylediğimiz tekerlemedeki “camdan bakan Arap kızını” hatırlıyorum. Neden camdan baktığını düşünürdüm bu Arap kızının? Diğer çocuklardan ayrı durmasını garipser, bir sorunu ve derdi olduğunu düşünüp üzüldüğümü hatırlarım. Oysa başkaları da bakıyordu camdan, neden sadece Arap kızını söylüyorduk tekerlemede? Her insan bakabilirdi camdan, ya onlar da Arap'tı, ya da camdan bakmıyorlardı! Aslına bakılırsa yağmur yağarken camdan başka bir yerden de bakma şansınız yoktur. Islanmak istemiyorsanız camdan bakmak zorundasınızdır.
“Yağmur yağıyor, seller akıyor, Arap Kızı camdan bakıyor” tekerlemesinde Arapların neden dilimize, deyimlerimize bu denli girmiş olduklarına ancak büyüdükçe bir anlam verebiliyordum. Unutturulmaya çalışılsa da Araplarla, Kürtlerle ve diğer farklı etnik köken ve mezheplerle yüz yıllardır beraber yaşadık. Bu nedenle olsa gerektir, şarkılarımızda, hikâyelerimizde ve dilimizde onlara bu kadar sık rastlıyoruz. Biraz araştırınca teyide muhtaç bilgiler ama Osmanlıca tekerleme olduğu, o dönemlerde cariye, hizmetçi olarak alınan Arap kızlarına ithafen söylendiği rivayet edilmektedir. Bir başka rivayet de çeşitli vesilelerle köle olarak ülkemize getirilmiş Afrikalı ailelerin, diğer çocuklarla oyun oynamayan çocukları için söylenmiş bir tekerleme olduğudur.
Coğrafyamızın alt üst oluşundan bir yüzyıl sonra Arap kızları tekrar camdan bakıyorlar. Fakat bu sefer savaşın, acının ve trajedinin ardından kendi ülkelerinden uzaklarda camdan bakıyorlar. Sahi bir Arap kızı camdan bakarken ne düşünür? Suriye'de, Irak'ta kaybettiği babasını, annesini ya da diğer yakınlarını mı düşünür? Yoksa umutlarını, hayallerini mi düşünmektedir? Çocukluğunu yaşadığı sokaklardan ve evinden uzakta olmak ise bir çocuğu hüzne boğmak için yeter de artar bile...
“Yağmur yağıyor, seller akıyor, Arap Kızı camdan bakıyor” tekerlemesinde Arapların neden dilimize, deyimlerimize bu denli girmiş olduklarına ancak büyüdükçe bir anlam verebiliyordum. Unutturulmaya çalışılsa da Araplarla, Kürtlerle ve diğer farklı etnik köken ve mezheplerle yüz yıllardır beraber yaşadık. Bu nedenle olsa gerektir, şarkılarımızda, hikâyelerimizde ve dilimizde onlara bu kadar sık rastlıyoruz. Biraz araştırınca teyide muhtaç bilgiler ama Osmanlıca tekerleme olduğu, o dönemlerde cariye, hizmetçi olarak alınan Arap kızlarına ithafen söylendiği rivayet edilmektedir. Bir başka rivayet de çeşitli vesilelerle köle olarak ülkemize getirilmiş Afrikalı ailelerin, diğer çocuklarla oyun oynamayan çocukları için söylenmiş bir tekerleme olduğudur.
Coğrafyamızın alt üst oluşundan bir yüzyıl sonra Arap kızları tekrar camdan bakıyorlar. Fakat bu sefer savaşın, acının ve trajedinin ardından kendi ülkelerinden uzaklarda camdan bakıyorlar. Sahi bir Arap kızı camdan bakarken ne düşünür? Suriye'de, Irak'ta kaybettiği babasını, annesini ya da diğer yakınlarını mı düşünür? Yoksa umutlarını, hayallerini mi düşünmektedir? Çocukluğunu yaşadığı sokaklardan ve evinden uzakta olmak ise bir çocuğu hüzne boğmak için yeter de artar bile...
faal
Çok çalışan, çalışkan, canlı, hareketli, aktif
tarık bin ziyad
Endülüs'ü fetheden emevi komutan.
wikipedia
yasaktan sonra 1 gecede cahilleştirildik sözünü hatırlatır bana.
dalgınlıkla yapılan hatalar
Flört asamasinda kıza "sana ne" demek. Tweeter, Instagram, Facebook, WhatsApp hepsinden engellemişti. U dönüşü yapmak
tanecik
Küçük tane.

