spartacus
super natural
g.o.t
vikings
the walking dead
the 100
how ı met your mother
lost
ezel
çukur
suskunlar
avrupa yakası
la piel que habito
Muhteşem bir filmdir. İzlemeli ve izletilmeli. Türkçesi; içinde yaşadığım deri
braille
1821 yılında Louis Braille tarafından geliştirilen ve görme engelli kişilerin okuyup yazması için kullanılan bir alfabe.
kedilere verilebilecek edebi isimler
Edebiyata ilgisizliği bakımımdan hayvanın umru olmayacağı isimlerdir. Ancak ille de bir öneri gerekiyorsa rica ediyorum insan ismi koymayın şu hayvancıklara. Ortamda sesleniyorsun adama kedi geliyor filan saçma bişe çünkü..
plaket
Metalden, türlü biçimlerde yapılan, küçük, alçak kabartma levha.
duygu
ışıl parlakyıldız'ın bir türk masalı serisinin ilk kitabı
"bekir candı, ali kandı, sedat aşkı. iyiyim... iyiyiz... biz hep iyi oluruz."
bazı yerlerde kitabı bir kenara atıp hıçkıra hıçkıra, söve söve ağlamak istiyorsunuz ama bu mümkün olmuyor. içinizdeki uçsuz bucaksız merak engel oluyor ağlamanıza. sinirinizi bozuyor, sivilceler çıkarıyorsunuz, boğazınıza bir yumru oturuyor ama ağlayamıyorsunuz. bazı yerlerde duygu ''çok utanıyorum'', ''yüzüm kırmızıdan mora dönerken...'' gibi utandığını belli eden cümleler kuruyor. lütfen gidip tam o an yüzünüzün rengine bakın. sarıdan siyaha kadar her rengi bulabiliyorsunuz yüzünüzde. bu nedenle rahatlıkla kitabın yarısını mosmor bir suratla okudum diyebilirim. *
kitap kapattığınızda öylece kalmıyor. siz günlük yaşamınıza devam edip işlerinizi yaparken kafanızın bir köşesi ''duygu ne yaptı, sedat nasıl, ali'm iyi mi, bekir ne yapıyor, o iş çözüldü mü, bu böyle oldu mu, şu olduktan sonra ne olacak'' diye dönüp duruyor.
kitap bir takım şeyleri meşrulaştırma algısı da oluşturuyor. zamanla insanların değiştiğini, değişebileceğini, aslında bu değişimin bir tür zorunluluk olduğunu gösteriyor. bir takım şeylerdeki önyargıyı yıkıyor ve bu yıkım huzurla huzursuzluk arası bir duygu uyandırıyor. kitaptan önce ''kesinlikle bunu normal göremezdim ben'' dediğiniz bir şeye kitaptan sonra ''aman canım neler neler yapıyor millet'' demeye başlıyorsunuz.
karakterler gerçekten yanınızda varmış gibi hissediyorsunuz. mesela bir şey oluyor ali'ye doya doya ''ali'm'' diye sarılmak istiyorsunuz ama sarılabileceğiniz hiç kimse yok. ''az önce buradaydın be ali'm...'' dediğinizi sesinizi duyduktan sonra insanlar size tuhaf tuhaf baktıklarında anlıyorsunuz. şizofrenik, sanrısal bir dünyanın içinde kaybolmuş gibi hissediyorsunuz.
bu serinin ilk kitabı. sonrasında sırasıyla ali'm, bekir ve sedat var.
"bekir candı, ali kandı, sedat aşkı. iyiyim... iyiyiz... biz hep iyi oluruz."
bazı yerlerde kitabı bir kenara atıp hıçkıra hıçkıra, söve söve ağlamak istiyorsunuz ama bu mümkün olmuyor. içinizdeki uçsuz bucaksız merak engel oluyor ağlamanıza. sinirinizi bozuyor, sivilceler çıkarıyorsunuz, boğazınıza bir yumru oturuyor ama ağlayamıyorsunuz. bazı yerlerde duygu ''çok utanıyorum'', ''yüzüm kırmızıdan mora dönerken...'' gibi utandığını belli eden cümleler kuruyor. lütfen gidip tam o an yüzünüzün rengine bakın. sarıdan siyaha kadar her rengi bulabiliyorsunuz yüzünüzde. bu nedenle rahatlıkla kitabın yarısını mosmor bir suratla okudum diyebilirim. *
kitap kapattığınızda öylece kalmıyor. siz günlük yaşamınıza devam edip işlerinizi yaparken kafanızın bir köşesi ''duygu ne yaptı, sedat nasıl, ali'm iyi mi, bekir ne yapıyor, o iş çözüldü mü, bu böyle oldu mu, şu olduktan sonra ne olacak'' diye dönüp duruyor.
kitap bir takım şeyleri meşrulaştırma algısı da oluşturuyor. zamanla insanların değiştiğini, değişebileceğini, aslında bu değişimin bir tür zorunluluk olduğunu gösteriyor. bir takım şeylerdeki önyargıyı yıkıyor ve bu yıkım huzurla huzursuzluk arası bir duygu uyandırıyor. kitaptan önce ''kesinlikle bunu normal göremezdim ben'' dediğiniz bir şeye kitaptan sonra ''aman canım neler neler yapıyor millet'' demeye başlıyorsunuz.
karakterler gerçekten yanınızda varmış gibi hissediyorsunuz. mesela bir şey oluyor ali'ye doya doya ''ali'm'' diye sarılmak istiyorsunuz ama sarılabileceğiniz hiç kimse yok. ''az önce buradaydın be ali'm...'' dediğinizi sesinizi duyduktan sonra insanlar size tuhaf tuhaf baktıklarında anlıyorsunuz. şizofrenik, sanrısal bir dünyanın içinde kaybolmuş gibi hissediyorsunuz.
bu serinin ilk kitabı. sonrasında sırasıyla ali'm, bekir ve sedat var.
keski
Ağaç, taş, metal vb. yontmaya yarayan, bir ucu keskin çelik araç.
İnternet kullanarak insanların iletişim kurmasını sağlayan mobil uygulama.
-Fotoğraf, video, belge vb. şeylerin gönderimini sağlar.
-Kullanımı kolaydır.
-Oldukça yaygındır. vs.
-Fotoğraf, video, belge vb. şeylerin gönderimini sağlar.
-Kullanımı kolaydır.
-Oldukça yaygındır. vs.
dünya karizma günü
sevgili waifu'm oscar françois de jarjayes ile kutlamak istediğim gün. zira atatürk kullanılmış.





kalp atışını hızlandıran durumlar
sadece adımın yazıldığı mesajlar aşırı geriyor beni. dümdüz yaz işte kardeşim, niye heyecan yaratıyorsun?