Aradığınız zaman ıvr denilen sesli yanıt sistemine bağlanır ve 10 dk sesli yanıt sisteminde boğuşurken bulursunuz kendinizi. (Aslında ıvr sistemi faydalı lütfen kavga etmeyin sistemle) daha sonra müşteri temsilcisine bağlanır ve 30sn. Gibi kısa bir sürede işinizi halledersiniz. ( tabi görüştüğünüz müşteri temsilcisi işinde profesyonel ise yoksa en az 10 dk zaman ayırmak zorunda kalırsınız.)
Not: lütfen müşteri temsilcilerine iyi davranın. ????
dead man s bones
the conjuring adlı filmin bir sahnesinde kısa bir kısmını dinleyip sonrasında soundtrack lerden bulduğum grup.
hoş şarkıları var.
hoş şarkıları var.
torpido
Torpil atmaya yarar, küçük ve çok hızlı giden savaş gemisi
bilgisayar toplamak
Bilgisayarı oluşturan parçaları bir araya getirmektir. Yapmayı düşündüğüm eylemdir ayrıca. bunu yapacak bilgi ve yeteneğe sahip değilim ve ortaya çıkabilecek sonuçlardan korkuyorum. En iyisi bu işte uzman birisinin yapması.
sözlük yazarlarından aforizmalar
"Herşeyi bilecek kadar genç değilim."
Oscar wilde
Oscar wilde
artık anlamını kaybeden şeyler
albümler, uzun zamandır herhangi bir albüm hakkında a tarafı 3. parça çok güzel bak dinle diyememek mi bana dokunuyor bilmiyorum ama internetin yaygınlaşması ile playlist kültürü albüm kültürünü yedi bitirdi.
yaşasın albümlerin unutulmuş, tutmamış güzel parçaları.
yaşasın albümlerin unutulmuş, tutmamış güzel parçaları.
sinestezi
Duyguların birbirine karıştığı nörolojik bir durum. Örneğin harf ve seslerin renk olarak, bazı kelimelerin ağızda tat olarak algılanması.
el paramo
2021 yapımı, korku/gerilim/gizem türünde, ispanyol netflix filmi.

Filmi az önce bitirdim. Kafamda bazı sorular vardı ve interneti taramaya başladım. Türkçe olarak hiç bir yorum bulamadım. Sanıyorum bu ilk olacak.
Öncelikle bambaşka bir filmle karşı karşıyayız arkadaşlar. Çünkü filmi sonuna kadar merak ve gerilimle izlememe rağmen, bir yanım "ne izledim ben şimdi?" sorusunu sordu durdu. Filmden sonra arkadaşlarıma tavsiye edip etmeme arasında kaldım. Bu duyguyu en son 2017 yapımı "Mother!" Filminde yaşamıştım. Daha sonra filmin metaforik anlamları olduğunu keşfettiğimde, filmin esasen neredeyse bir şaheser olduğunu fark ettim. Bu filmde de, bunun gibi bir olay var mı tam çözemedim. O yüzden "bir izleme tavsiyesi değildir" diye not düşmeliyim bgv
Gelelim filme: Film dünya savaşlarının sıkıntılı zamanlarında, savaşın kötülüğünden kaçmak ve huzurlu bir hayat yaşamak için ıssız bir yerde yaşayan bir aileyi anlatıyor.

Melankolik, garip bir hayat yaşayan ailemizin hayatı, nehirden gelen bir sandalla değişir. Sandalda yaralı bir adam vardır. Adamın kısa sürede ölmesi sonucu verilen kararlar, yapılan yanlışlar ardı ardına gelir ve ev ahalisinin aklî dengeleri bozulmaya başlar. Hiçliğin ortasındaki bir kulübede, korkuyla beslenen bir yaratık kapıyı zorlamaktadır.

Film merak unsurunu daima diri tutuyor. "Aile bireylerine neler oluyor, dışarıdaki tehlike nedir, aile bireyleri hayatta kalabilecekler mi" diye düşünürken, filmin ortasına kadar geliveriyorsunuz. Ha, korku konusunda çok başarılı olduğu söylenemez. Gerilimi de aile bireylerini kaybetme korkusu üzerinden veriyor. Ancak o da vasat kalıyor. Yaratık konusunda ümitleniyorsunuz ama o da karanlıklar arasında seçmeniz zor (gece izleyin bu yüzden) Hikaye garip, diyaloglar alışılmış olmayınca, filmi izlettiren tek şey merak kalıyor. Korktum mu? Hayır. Gerildim mi? Eeeh.. Gizemli mi? Ha, o var işte..
Puanım: 6.5/10

Filmi az önce bitirdim. Kafamda bazı sorular vardı ve interneti taramaya başladım. Türkçe olarak hiç bir yorum bulamadım. Sanıyorum bu ilk olacak.
Öncelikle bambaşka bir filmle karşı karşıyayız arkadaşlar. Çünkü filmi sonuna kadar merak ve gerilimle izlememe rağmen, bir yanım "ne izledim ben şimdi?" sorusunu sordu durdu. Filmden sonra arkadaşlarıma tavsiye edip etmeme arasında kaldım. Bu duyguyu en son 2017 yapımı "Mother!" Filminde yaşamıştım. Daha sonra filmin metaforik anlamları olduğunu keşfettiğimde, filmin esasen neredeyse bir şaheser olduğunu fark ettim. Bu filmde de, bunun gibi bir olay var mı tam çözemedim. O yüzden "bir izleme tavsiyesi değildir" diye not düşmeliyim bgv
Gelelim filme: Film dünya savaşlarının sıkıntılı zamanlarında, savaşın kötülüğünden kaçmak ve huzurlu bir hayat yaşamak için ıssız bir yerde yaşayan bir aileyi anlatıyor.

Melankolik, garip bir hayat yaşayan ailemizin hayatı, nehirden gelen bir sandalla değişir. Sandalda yaralı bir adam vardır. Adamın kısa sürede ölmesi sonucu verilen kararlar, yapılan yanlışlar ardı ardına gelir ve ev ahalisinin aklî dengeleri bozulmaya başlar. Hiçliğin ortasındaki bir kulübede, korkuyla beslenen bir yaratık kapıyı zorlamaktadır.

Film merak unsurunu daima diri tutuyor. "Aile bireylerine neler oluyor, dışarıdaki tehlike nedir, aile bireyleri hayatta kalabilecekler mi" diye düşünürken, filmin ortasına kadar geliveriyorsunuz. Ha, korku konusunda çok başarılı olduğu söylenemez. Gerilimi de aile bireylerini kaybetme korkusu üzerinden veriyor. Ancak o da vasat kalıyor. Yaratık konusunda ümitleniyorsunuz ama o da karanlıklar arasında seçmeniz zor (gece izleyin bu yüzden) Hikaye garip, diyaloglar alışılmış olmayınca, filmi izlettiren tek şey merak kalıyor. Korktum mu? Hayır. Gerildim mi? Eeeh.. Gizemli mi? Ha, o var işte..
Puanım: 6.5/10
yemişçi
Yemiş satan kimse

