özgür çek

muskulpesent muskulpesent · 04.12.2018 01:33 · 564 · #23776
zeka düzeyi en düşük futbolcunun bile kendi kalesine yakın pozisyonda, baskı yokken taca doğru vuracağı topu güzel bir plase ile kalesine göndermiştir. çabalarına rağmen fenerbahçe galibiyet alamamış ve kendi sahasında kasımpaşa ile 2-2 lik skorla berabere kalmıştır.
Upvote 1
Downvote 0
1

küresel ısınma nedeniyle ilk memeli türün tükenmesi

anti anti · 26.02.2019 12:09 · 2569 · #46326
Avustralya'da tek bir adada yaşayan mozaik kuyruklu sıçan türü en son 2009 yılında görülmüştü. 2014 yılında yakalanma deneyimleri başarısızlıkla sonucunda bu türün yok olduğuna dair şüpheler uyandırdı.hükümet 20 şubat 2019 tarihinde bu türün yok oluşunu resmen açıkladı.yok oluş nedeni okyanus sularının yükselmesi olduğu belirtildi.
Upvote 2
Downvote 0
1

geceye bir şiir bırak

damdan dusen bey damdan dusen bey · 29.01.2019 05:33 · 3215 · #38038
Attila ilhan
Kaptan 4

Cenovaya indiğim sabah seni katiyen göremezdim
aklım başımda değildi küfür gibi huzursuzdum
herkes beni unutmuştu ben kimseyi unutmamıştım
zehra'yı unutmamıştım allahsız gözlerini unutmamıştım
sol böğrüme sanki çıplak bir hançer saplamışlardı

şimdi benim gözlerim paris'te marivaux sinemasında
bir çift kara maça gibi yorgun ve uykusuz
ellerim derseniz marsilya'da garsonla hesaplaşıyor
martini-cin seksen frank on frank da servis
kalbim derseniz onun nerede olduğunu bilmiyorum
hiç kimse kalbimin nerede olduğunu bilmiyor
nihayet seni terk edip gitti diyebilirsiniz

benim acılarım ilâhlar gibi şiirlerimi doğuruyorlar
onları karanlıkta bembeyaz gözleriyle görüyorum
karanlıkta seni görüyorum dudaklarına ellerimi sürüyorum
seni kollarımın arasında tutuyorum ağzından öpüyorum
ikimiz birdenbire austerlitz garı'na gidiyoruz
austerlitz garı önüne bakıyor bizden utanıyor
bir trene binmek rastgele defolup gitmek istiyorum
trenin barında alnımı yağmurlu camlara dayamak
küstah bir duble birayla karşılıklı oturup ağlamak
kalemimde mürekkep kalmıyor insanlar beni görmüyorlar
insanlar kendilerini kaybetmişler onlara acıyorum
ümitsiz bir akrep gibi ben aynı zamanda mağrurum
samaritain'in ışıkları ocağıma düşmüş yalvarıyor
bir roman için fevkalâde oldukları düşünülebilir.

sen bir paket gauloise aldın bir paket mavi gauloise
bense on frangımı amerikan bilârdosuna kaptırdım
seine kıyısında mırç büyük bir hayal kuruyordu
seine kıyısında üçümüz sarhoş bir hayal kuruyorduk
mavi bir ışık vardı ben işte onu kaybettim
ben gölgemi kaybettim max jacob'un şiirlerini
sen avucunda bir lokma rüzgâr tutuyordun
bu rüzgâr için şairliğimi hınzırlığımı kaybettim
aklımdan sen geçiyorsun bir bulut gibi geçiyorsun
dün gece ezberimden çehreni defterime çizdim
sen belki hakikaten bir bulut gibi yolcusun

marsilya'da bir akşam soğuktan tir tir titredim
peter cheyney'in bir kitabını bir kahvede soluksuz bitirdim
vapur ertesi gün saat beş'te kalkacaktı

ölümüm herkesinkinden başka türlü olacak
bunu alahım gibi aşikâr biliyorum
kim ne derse desin biliyorum içime gün gibi doğuyor
on bir gün aç ve susuz gözlerinin içine bakacağım
on ikinci gün jiletle damarlarımı keseceğim.
Upvote 3
Downvote 0
0