gitmek istemek

mavikaranlik mavikaranlik · 14.11.2018 05:17 · 640 · #16543
"kaçmak" eyleminin kibarlaştırılmış halidir. aslında nezaket içerir, problemin kendisi de budur zaten. ana teması budur. olması gerekeni, "olmasa mı acaba?" yada "üzülen mi olur?", "sormam gerekmez mi?" soruları sebebiyle tereddüt planına bırakır. bu nedenler de insanın taşıdığı "nezaket" kavramının kırıntılarıdır. Biraz daha fazlasında ise sorular değişir, "ya gittiğim yerde mutlu olamazsam?", "yalnız kalmaz mıyım?", "tek başıma nereye kadar idare ederim?" şeklinde yön değiştirebilir, bu daha da kötüsüdür. Bu aşırısıdır. İşte bu da "korku" kavramının yol açtığı sorulardır.

bir yanda kibarlığın, bir yanda korkuların iki türlü de seni sorulara boğacak olan çıkılmaz bir ikilemin gölgesinde cebelleşir durursun. hayatımızı etkileyen her şeyin sebebi de bu tereddütler değil mi zaten? Ama neden olmasın ki! Taşıdığın nezaketin karakterine işlemiştir, duyduğun korku yüreğine. Belki de aklın bambaşka bir şey söylüyordur ama bu ikisinin çıkılmaz gölgesine, evlerin birinde yanan ufak bir mum sana ne kadar fayda sağlar ki?

içimize, ruhumuza, huylarımıza işleyen şeyler var. Bunlar santim santim her dakikamızda işleniyor, kendimiz yönlendiriyoruz, kendimiz yer veriyoruz, mimarı biziz. Yıllarca beslediğimiz, büyüttüğümüz, emek verdiğimiz hiç bir "şey'i" iki duygu arasına sıkışıpta değiştiremiyoruz. doğamız var, ruhumuz var emek emek işlediğimiz gerçekler var. gitmek tüm emekleri yıkmak mıdır, yoksa yeni bir emeğe sayfa açmak mıdır? bu sorunun cevabını kendiniz de dahil hiç kimse öngöremez. bilemez, hatta yaklaşamaz bile.

insan öyle dolar ki, taşmasına 1 damla dahi kalsa kendine yalvarır: "buna da yer aç!" sanki bardak misali, ruh bunu duymaya hazır gibi hemen hacmini genişletir sana; "sadece 1 damla mı, damacanayı getir usta!" diye içten içe senle yarışır hatta, o kadar imkanı vardır, o kadar sabırlıdır, o kadar geniştir. Olan senin yüküne olmuştur, 1 damla daha ağırlaşırsın. Çünkü ruhun biliyor ki bir gün taşsan dahi kırılmayacaksın, etrafı biraz batıracaksın, suya bulayacaksın o kadar, dolan kısım dolmuş olacak zaten, mesele o bardağı kırabilmektedir.

İmkansız mıdır? Değildir bir gün öyle bir sallayan olur ki o bardağı, istemesen dahi parçalanırsın, öyle bir bağırırlar ki sana duymak istemesen dahi çatlarsın, öyle bir taş atarlar ki sana içinden kırılırsın. Etrafa yayılan parçalarınla kalırsın ortada, süpürürler, suyunda buharlaşır havaya karışır.

İnsansın, imkansıza yürümedikçe hiç bir çelişki sona ermeyecektir. Gölgede kaldığın zaman evin birinde yanan o ufacık mumu bulmak zorundasın! Bardağın dolmak üzereyken sağa sola sallanıp içindekileri boşaltmalı, ya da en kötü azaltmalısın. İşte o zaman ne gölgede kalacaksın ne de taşacaksın, ufak bir mum ile idare edip, yarım bardak su ile yaşamayı öğreneceksin. Belki aradığın mutluluğa ulaşamayacaksın ama; ne gölgelerde çelişkiler ile boğuşacaksın, ne taşıp, parçalanacaksın.

Bir gün hiç farkında dahi olmadan biz "gidemesek" dahi birileri bizi almaya gelecek.
Saydığımız hiç bir problem o gün bize sorun olmayacak. İşte o gün hem gerçek mutluluğa, hem kaçışlara kucak açmış olacağız.
Ha ama evet, yaşamıyor olacağız.
Upvote 7
Downvote 0
3

türk

timurlenk timurlenk · 17.10.2018 00:07 · 865 · #5265
Çin kaynaklarında(5. yy) "Türkler(tu-jue), Hunların torunlarıdır." ifadesiyle tarihte ilk defa ismi geçen millet.
Upvote 1
Downvote 0
1

yağmur

lalikamer lalikamer · 25.09.2018 16:47 · 4861 · #900
En çok dua etmeyi sevdiğim doğa olayıdır. Ayrı bir hissiyat kaplar içimi, ince ince yağarken de bardaktan boşalırcasına ıslatırken de.
Upvote 8
Downvote 0
5

çernobil

aspirwlee aspirwlee · 24.12.2017 03:00 · 1370 · #32344
Ukrayna da bir şehir. 26 nisan 1986 da bir nükleer reaktörünün infilak etmesi sonucu ünlü olmuş, ve yaşanılamaz hale gelmiştir. O gün bu gündür dünya üzerinde grönland dan sonra en az insan nüfusuna (690) sahiptir. Orada insan dışında yaşayan bir sürü bitki, birkaç fare türü ve hamam böcekleri kalmıştır. Bu felaketten tüm dünya nasibini almış, sakat doğan çocuk sayısı tavan yapmış, özellikle felakete yakın bölgelerde insan ömrü önemli ölçüde azalmıştır (bkz: pripyat). Bizde ise radyasyonlu çaylar piyasaya sürülmüş, bir sürü insan \"durduk yere\" ölmüştür.

Düzeltme: Niye böyle bir şey dedim bilmiyorum fakat nüfusu en az olan noktadır. Bilgilendirme için: Grönland ın nüfusu 50bin kadardır.
Upvote 0
Downvote 0
0

yılbaşı

rambling man rambling man · 18.10.2018 00:44 · 1876 · #6055
"noeli degil yılbaşını kutluyoruz" tartismasina girmeden, "sanane ulan sana mı soracagim neyi kutlayacağımı" cümlesini kurdugum yılın son, yeni yılın ilk günü..
Upvote 4
Downvote 2
2