1494 yılında Trabzon'da doğan Şehzade Süleyman'ın babası Yavuz Sultan Selim'dir.
I. Süleyman, Osmanlı İmparatorluğu'nun onuncu padişahı ve 89. İslam halifesi. Batıda Muhteşem Süleyman, Doğuda ise adaletli yönetimine atfen Kanunî Sultan Süleyman olarak da bilinmektedir.
mekanik klavye
Uzun ömürlü olmasının haricinde tuş sesleri haz veren klavyedir.
nükleer santral
bir veya daha fazla sayıda nükleer reaktörün yakıt olarak radyoaktif maddeleri kullanarak elektrik enerjisinin üretildiği tesistir.
Dünyada şuanda 31 ulkede 437 nükleer santral bulunmaktadir.
Dünyada şuanda 31 ulkede 437 nükleer santral bulunmaktadir.

sözlük yazarlarına korku veren hayvanlar
Uçabilen hayvanların hepsinden korkarım
sukulent
Çok sevimli bir tür bitki. Eve almak istiyorum ama ben kendim yemek yemeyi unuturken onlara nasıl bakarım bilemediğim için fotoğraflarla idare ediyorum.
Ölen kişiden kalan en üzücü eşya
Bütün hayatımız boyunca zamanın peşinden koşar ona yetişmeye çalışırız. kaçırılan ya da yakalanan tek bir saniye tamamen değiştirir bazen hayatımızı. Öldükten sonra ne saniye, ne dakika ne de saatlerin giden kişi için hiçbir anlamı yoktur artık. Hem ölen kişinin sürekli kolunda taşıması nedeniyle ayrilmaz bir parçası olduğu, hem de bir ömür yakalanmaya çalışılan bir şeyin gidenin yokluğuna rağmen devam etmesinin kalanda yaratacağı öfke nedeniyle benim için cevap saattir.
anne louise germaine de stael
ailesi isvçireli olsa da kendisi genelde paris'te yaşamış ama yazdıkları sebebiyle defalarca sürgün emri almış, "eeeh yeter lan ben amerika'ya göç edeceğim" demiş ama bu sözü lafta kalmış olan fransız yazar. kitaplarında genelde Madame de Staël ismi kullanılır. 1766-1817 yılları arasında yaşamıştır. döneminde kadınlar pek etliye sütlüye karışmaz "ayy şekerim geçen piyanoda şunu çaldım", "zengin bir koca bulsam da evlensem" diye gezerken kendisi felsefi ve politik tartışmalara katılmış.
ne kadar doğrudur bilmiyorum ama "erkekleri gördükçe köpekleri daha çok sevmeye başlıyorum" demişliği de vardır.
De l'Allemagne kitabında alman yazar ve filozofları tanıtmış ama dönemin fransa yönetimi "biz fransızlar dünyadaki en üstün milletiz, neden almanları tanıtmak gibi bir çabaya girdin ki?" deyip kadını sürgün etmişlerdir paris'den.
bir de kendisinin ismini yevgeniy onegin'de görünce şaşırmıştım. zira ben hep kıyıda köşede kalmış bir filozof zannediyordum kendisini ama 19. yüzyılda epey okuyanı varmış.
ne kadar doğrudur bilmiyorum ama "erkekleri gördükçe köpekleri daha çok sevmeye başlıyorum" demişliği de vardır.
De l'Allemagne kitabında alman yazar ve filozofları tanıtmış ama dönemin fransa yönetimi "biz fransızlar dünyadaki en üstün milletiz, neden almanları tanıtmak gibi bir çabaya girdin ki?" deyip kadını sürgün etmişlerdir paris'den.
bir de kendisinin ismini yevgeniy onegin'de görünce şaşırmıştım. zira ben hep kıyıda köşede kalmış bir filozof zannediyordum kendisini ama 19. yüzyılda epey okuyanı varmış.

felsefe
kendimizi evimizde hissetmek için yaptığımız elma yemeye benzemeyen insancıl faaliyetler
yolcusu çok olan yolculuktur... kendini üstat sayanların küstahlık bataklığına saplandığı uğraştır.
yolcusu çok olan yolculuktur... kendini üstat sayanların küstahlık bataklığına saplandığı uğraştır.
boş mezar bulsa girer
tipik ölü sevici.
barış özcan
Mayıs 2015 ten bu yana Youtube platformuna her pazar düzenli olarak video yükleyen, kendi tabiri ile bir hikaye anlatıcısı.