asaf halet çelebi'nın bir şiiridir.
ibrahim
içimdeki putları devir
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim
güneş buzdan evimi yıktı
koca buzlar düştü
putların boyunları kırıldı
ibrahim
güneşi evime sokan kim
asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
buhtunnasır put yaptı
ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
güzeller bende kaldı
ibrahim
gönlümü put sanıp kıran kim
yayaya çarpıp arabası için ağlayan kadın
Olaydaki yola bakılarsa yol gayet geniş ve suratlı olması normal. Yaya geçidi filan da yok gördüğüm kadarıyla izlediğim videoda. Kaza yapan vicdansızca bir açıklama yapmış keşke mutazarrır teyze de uygun bir geçit kullansaymış, inşallah tezemiz beden sağlığına, kızımız da ruh sağlığına kavuşur.
açı
Birbirini kesen iki yüzeyin veya iki doğrunun oluşturduğu çıkıntı.
bilimsel ve modern site arşivi
Bunların hepsine toptan academia yı dahil edebiliriz.
osmangazi köprüsü
İsmi güzel köprümüz, güzel olduğu kadar ücreti de böyle olsaydı dört dörtlük bir hizmet sunulmuş diyebilecek idim. Bilmem kaç sene sonra köprü bize çalışacak olsa da, köprü geçiş ücreti (geçmese de alıyorlar) abartılı bir eylem...
ekmek
ekmek ilk başlarda iki büyük taş parçası arasında buğday, çavdar, darı, mısır ve arpanın ezilip un haline getirilmesi ve suyla karıştırılması sonucu yapılandır ki mısırlıların duvar resimlerinde vardır.
tabii ki günümüzdeki ekmek gibi mayalı ekmek ilk defa yine mısırlılar tarafından mö. 2000 li yıllarda anlatılanlara göre mısırlı bir fırıncının hamuru güneş altında unutmasıyla ortaya çıkmış. mö. 1. yy'da da yunanlılar közde pişirme yerine bir tarafı açık fırında pişirmeyi bulmuşlar.
bugün öğleden sonra 2. kahvaltımı yaparken aklıma geldi benim. çıtır çıtır bir ekmeği hele de sıcaksa ne kadar çok seviyorum. hem iyi bir şey bu ekmek hem de değil. ekmeğe abanan bir milletin sağlıklı beslendiğini düşünmüyorum. her ne kadar bize bu derece keyif verse de. alışkanlık bence. hem de kötü bir alışkanlık.
tabii ki günümüzdeki ekmek gibi mayalı ekmek ilk defa yine mısırlılar tarafından mö. 2000 li yıllarda anlatılanlara göre mısırlı bir fırıncının hamuru güneş altında unutmasıyla ortaya çıkmış. mö. 1. yy'da da yunanlılar közde pişirme yerine bir tarafı açık fırında pişirmeyi bulmuşlar.
bugün öğleden sonra 2. kahvaltımı yaparken aklıma geldi benim. çıtır çıtır bir ekmeği hele de sıcaksa ne kadar çok seviyorum. hem iyi bir şey bu ekmek hem de değil. ekmeğe abanan bir milletin sağlıklı beslendiğini düşünmüyorum. her ne kadar bize bu derece keyif verse de. alışkanlık bence. hem de kötü bir alışkanlık.
kendini dünyanın merkezi zanneden insan
tabii ki kendini dunyanin merkezi sanana üzülürüm, ama kainat bu kadar uçsuz bucaksiz diye ben niye zavalli oluyorum la diye sormadan edemedigim baslik..
sabuncu
Sabun yapan veya satan kimse.
yalan ve yemin
Yalan ile kalp arasında ters bir bağlantı var.
Çok yalan manen kalbi öldürdüğünden pek sevilmez.
Sinsi bir kanserdir. Önce kalbi sonra ruhu öldürür. Bir bakmışsın gölgelenecek kalbin kalmamış.
Çok yalan manen kalbi öldürdüğünden pek sevilmez.
Sinsi bir kanserdir. Önce kalbi sonra ruhu öldürür. Bir bakmışsın gölgelenecek kalbin kalmamış.
