bir amacı yoktur.
hayat aslında yaşamaya değmeyecek kadar saçmadır, ancak bununla birlikte yaşamak gerekir.
der camus.
bi amaç yok. sonu olan sonsuz bir kısır döngüde yaşıyoruz.
peynirden tatlı yapan zihniyet
hamsiden turşu yapan zihniyettir.
türkiye'deki eleştiricilik
İçi dolu, mantıklı ve anlamlı olsa bile, eleştirenlerin dahi hiçbir şey yapmadığı gerçeklik.
Evet eleştiri, eleştiren bir popülasyon toplumu ileriye taşır, hatalarını gün yüzüne çıkarır, dahası öz eleştiricilik ile kişisel gelişime destek olur konusunda hem fikirsiz ancak gerçekten Türkiye de durum böyle midir? Hemen hemen her konu hakkında birşeyler biliyormuşçasına ileri sürülen argümanların sadece \"laf\" olsun diye söylendiğini düşünüyorum artık. Örneğin bir üniversite ortamında yenilenebilir enerji kaynaklarının şiddetli savunucuları bunun gerekliliklerini, doğaya pozitif, en azından negatif olmayan etkilerini, gelecek 100 yılda kaynaklar tükendiğinde bir ülkeyi nasıl öne atabileceğini ballandıra ballandıra anlatıyorlar güzel. Ancak kendileri bir enerji şirketi kuracak olsalar ve \"yenilenemeyen\" enerji kaynaklarının bin kat daha çok kazandıracağı halde yine de solar system ile uğraşır mısınız sorusunu sorduğumda; ben kârıma bakarım, herkes kârına bakar, bunun için kâr amaçlı gütmeyen devletin çalışması gerekiyor gibi saçma sapan cevaplar alıyorsunuz. Yani bizler sadece eleştirmeyi seviyoruz ancak eleştirebilmek için belli bir donanım ve etik bilgisine de sahip olmamız gerektiğinin farkında değiliz.
Not: bu entry, herşeyi eleştiren insanları eleştirmek için yazılmıştır ve paradoks içerir.
Evet eleştiri, eleştiren bir popülasyon toplumu ileriye taşır, hatalarını gün yüzüne çıkarır, dahası öz eleştiricilik ile kişisel gelişime destek olur konusunda hem fikirsiz ancak gerçekten Türkiye de durum böyle midir? Hemen hemen her konu hakkında birşeyler biliyormuşçasına ileri sürülen argümanların sadece \"laf\" olsun diye söylendiğini düşünüyorum artık. Örneğin bir üniversite ortamında yenilenebilir enerji kaynaklarının şiddetli savunucuları bunun gerekliliklerini, doğaya pozitif, en azından negatif olmayan etkilerini, gelecek 100 yılda kaynaklar tükendiğinde bir ülkeyi nasıl öne atabileceğini ballandıra ballandıra anlatıyorlar güzel. Ancak kendileri bir enerji şirketi kuracak olsalar ve \"yenilenemeyen\" enerji kaynaklarının bin kat daha çok kazandıracağı halde yine de solar system ile uğraşır mısınız sorusunu sorduğumda; ben kârıma bakarım, herkes kârına bakar, bunun için kâr amaçlı gütmeyen devletin çalışması gerekiyor gibi saçma sapan cevaplar alıyorsunuz. Yani bizler sadece eleştirmeyi seviyoruz ancak eleştirebilmek için belli bir donanım ve etik bilgisine de sahip olmamız gerektiğinin farkında değiliz.
Not: bu entry, herşeyi eleştiren insanları eleştirmek için yazılmıştır ve paradoks içerir.
murat özdemir'in papağana işkence etmesi
İlk yarışmasında kendini belli ederek ikinci yarışmaya neden alındığını anlamadığım insan müsveddesidir..
Üçüncü yarışma için adı geçerken diskalifiye olup delirmiş demeyi çok isterdim ama adam ilk yarışmadan kovulmayi başaran bir ruh hastasıdır
Üçüncü yarışma için adı geçerken diskalifiye olup delirmiş demeyi çok isterdim ama adam ilk yarışmadan kovulmayi başaran bir ruh hastasıdır
allah düşmanımın başına vermesin denilen şeyler
Dermanı olmayan hastalık,
Kara sevda,
Hayırsız evlat...
Kara sevda,
Hayırsız evlat...
zoraki
İstemeye istemeye, istemeyerek (yapılan); zorla
sonuçsuz
Sonuca ulaşamayan, sonuç vermeyen, neticesiz.
toplumsal
Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimaî, sosyal.