mehmet pişkin

dostoyevski2 dostoyevski2 · 06.12.2018 03:00 · 402 · #33273
Bu kadar zamanın geçmiş olması tuhaf hissettiriyor bana. Mehmet Pişkin in videosunu gördüğümde dersteydim. Doğru düzgün dinleyemem diye ders arasında arkadaşla kulaklığı paylaştık, sesi sona aldık. Tüylerimin ürperişini, o donakalışımı çok iyi hatırlıyorum. Sanırım ilk defa anlaşıldığımı hissettim. birinin yüksek sesle söylemesini çok istediğim cümleleri ve beklediğimi ama bunu yapamamayı ve Mehmet Pişkin in cesaretini, o rahatlığını görünce telefonu olduğu yere bırakıp alkışlamak istemiştim. İçim hüzün dağı olmuştu. Dersler bitti, arkadaşlarla gidip bir cafeye oturduk. Herkes birbirinin suratına, etrafa boş gözlerler bakıyordu. Hepimizi silkelemişti, içimizdeki boşluğu doldurmuş ve genişletmişti. Eve gittim. Tekrar tekrar izledim. O sigara yakınca ben de yaktım. Hatta izlemeyi bırakıp arka planda da açtığım çok oldu. Odamdan mutfağa geçiyorum örneğin. Ayaktayım, bacaklarımı hissediyorum yürürken ama bir hafiflik var. Hafiflik ve ağırlığı milan kundera açıklamıştı varolmanın dayanılmaz hafifliğinde. İşte öyle bir hafiflik ve ağırlık arasındaydım. Hepimizi şaşkına çeviren kibarlığın, o \"ben artık gidiyorum\" çocuklar duruşun, \"çok sevin, çok sevilin, güzel yaşayın bu hayatı\" cümlelerin her şeyinle bizi darmaduman etmiştin sen Mehmet. Ama mehmet ne var biliyor musun? Her sonbaharda biz birkaç 100 kişi seni anıyoruz. İnsanın kendi hayatını sonlandırma özgürlüğüne erişemediğimiz için de kıskanıyoruz seni. Bazen ara sıra \"kendimi öldürsem de kurtulsam\" diyişlerimiz palavra Mehmet. Biz gitmeyi değil kalmamızı isteyecek biri çıkar mı acaba diye düşünüp hesaplar yaparız. Öyle de hesapçı kitapçı insanlarız biz Mehmet. Ama şunu bil, bir gün yanına gelirsek everytime we say goodbye şarkısını tezahürat olarak söyleyelim olur mu?
Upvote 0
Downvote 0
0

ey melal

mavikaranlik mavikaranlik · 26.09.2021 05:51 · 902 · #76159
nurullah genç'in kaleminden güzel bir şiir.

Ey hüznün ötesinden içime bakan melâl
Ahuların seni kıskandığını
Kalbime fısıldarken rüzgârın dudakları
Düşlerine tutunmak istiyorum sessizce
Esrik bakışlarını ayırma gözlerimden

Şafak hatıraların kanadında gizlidir
Tanyeri bir çocuğun avuçlarında
Ey ömrümü bir bahtın ucunda yakan melâl
Ruhumu bir gül gibi ellerine bırakıp
Zambakların sırrına yürüyorum sessizce
Esrik bakışlarını ayırma gözlerimden

Ey damar damar öfke, pıhtı pıhtı kan melâl
Nerede karanlığa hükümran düşlerimiz
Neden böyle vurgunuz ateş dilberlerine
Erdem çiçek özüdür, yıldızlardan süzülür
Mahmur bir yanılgıdır canda efsun ve hayal
Dikenli doruklara uzatma ellerini
Esrik bakışlarını ayırma gözlerimden

Ey gönlünü bir damla suya bırakan melâl
Yenilgiler kuşatmış diye evlerimizi
Prangaya vurmalı mıydık geçmişimizi
Zamanın yılgınlığı gömülmeden toprağa
Ruhumu bir sır gibi mehtabına gizleyip
Eski umutlarıma dönüyorum sessizce
Esrik bakışlarını ayırma gözlerimden

Terk ediyorum uykuda gülümseyen kuşları
Şehrâyin siliniyor ufkumdan; gün dönüyor
Ey dünyama ırmaklar misali akan melâl
Yakındır gökyüzünde açması çiçeklerin
Tohumların bahara erişmesi yakındır
Ayırma gözerimden sevda denizlerini
Esrik bakışlarını ayırma gözlerimden

Ey hüznün ötesinden içime bakan melâl
Ey ömrümü bir bahtın ucunda yakan melâl
Ey damar damar öfke, pıhtı pıhtı kan melâl
Ey gönlünü bir damla suya bırakan melâl
Esrik bakışlarını ayırma gözlerimden
Upvote 8
Downvote 0
5

liyakat

ola ola · 07.08.2019 20:11 · 220 · #66934
Layık olmak. Yaraşmak. Her türlü görevlendirme için gerekli olan şarttır. En çok çiğnendiği alan siyasettir. Egemenlik uğruna herhangi bir makam için çiğnendiği görülür. Liyakat adaletin vazgeçilmez bir parçasıdır. Zedelenirse düzende çöküş süreci işlemeye başlar.
Upvote 3
Downvote 0
0

la tahzen

erbakanin adami erbakanin adami · 06.03.2019 00:40 · 505 · #48165
Üzülme

İnsanlar senin kalbini kırmışsa üzülme!

Rahman: (c.c), “Ben kırık kalplerdeyim” buyurmadı mı?
O halde ne diye üzülürsün ey can?
Gündüz gibi ışıyıp durmak istiyorsan;
Gece gibi kapkaranlık nefsini yak !..



“Derdim var” diyorsun;
Dert insanı Hak'ka götüren Burak'tır; sen bunu bilmiyorsun.
Sanma ki dert sadece sende var.
Şunu bil ki;
Sendeki derdi nimet sayanlar da var.
Umudunu yıkma; Yusuf'u hatırla.
Dert nerede ise deva oraya gider.
Yoksulluk nerede ise nimet oraya gider.
Soru nerede ise cevap oraya verilir.
Gemi nerede ise su oradadır.
Suyu ara, susuzluğu elde et de sular alttan da yerden de fışkırmaya başlasın.
Dünya malı Allah'ın tebessümüdür: ona bak! Ama sarhoş olma…

Lâ tahzen! (Üzülme!

Irmağa deniz, denize okyanus sığmaz. .
“Aşık” olmayana anlatsan da “Ben” “Sen” anlamaz.
Hakka ulaşmak için yoldur desen kimse inanmaz…
Gönlünde zerre-i miskal şems olmayan;
Yanmaz, yanamaz…

Ayağın kırıldı diye üzülme!

Allah senden aldığı ayak yerine belki sana kanat verecek.
Kuyu dibinde kaldın diye üzülme!
Yusuf kuyudan çıktı da Mısır'a sultan oldu, unutma!
İstediğin Bir şey; Olursa Bir Hayır,
Olmazsa Bin Hayır Ara…

Geçmiş ve gelecek insana göredir. Yoksa hakikat âlemi birdir. Bu âlem bir rüyadır. Zanna kapılma ey can! Rüyada elin kesilse de korkma, elin yerindedir. Dünya bir rüya ise, başına gelen felaketler de geçicidir. Neden çok üzülürsün ki? Herşey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vaz geçme:
– Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir.
Bu âlemin, bu kâinatın kitabı sensin:
Aç da kendini oku ey can!

Kâinatın en uzak köşesi, senin içinde ufak bir nokta…
Ama sen bunun farkında bile değilsin.
Derdin ne olursa olsun korkma!
Yeter ki umudun ALLAH olsun…
Herkes bir şeye güvenirken;
Senin güvencen de ALLAH olsun.
Hiçbir günah, ALLAH'ın yüce merhametinden büyük değildir ama;
Sen yine de günah işlememeye bak!

Lâ tahzen! (Üzülme!)

Derdin ne olursa olsun bir abdest al, nefes gibi…
Ve bir seccade ser odanın bir kösesine, otur ve ağla ,
Dilersen hiç konuşma…
O seni ve dertlerini senden daha iyi biliyor unutma.
Dua ederken O'na kırık bir gönülle el kaldır.
Çünkü Allah'ın merhamet ve ihsanı, gönlü kırık kişiye doğru uçar.
Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozu kovmaktır.
Allah tozunu alıyor diye, niye kederlenirsin EY CAN!?

Lâ tahzen! (Üzülme!)

Bir şey olmuyorsa:
Ya daha iyisi olacağı için,
Ya da gerçekten olmaması gerektiği için olmuyordur.
Şu uçan kuşlara bak! Ne ekerler, ne biçerler…
Onların rızkını düşünen Allah; seni mi ihmal edecek sanırsın!
Yeter ki sen istemeyi bil…

Belalar sağanak yağmurlar gibi yağar.
Ancak başını ona tutabilenler aşk kaydına geçerler.
Belâ yolunda muayyen bir menzildir âşık.Her nereden gam kervanı gelse de.
Aşk derdinde olan kişi;
Baş derdinde değildir…

Yapılma, yıkılmadadır;
Topluluk, dağınıklıkta;
Düzeltme, kırılmada;
Murat, muratsızlıktadır;
Varlık, yoklukta gizlidir…

Ne kötüdür insanın aklıyla yüreği arasında çaresiz kalması.
Ne kötüdür zamanın bir an kadar yakın,
Bir asır kadar uzak olması.
Ve bilir misin?
Ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması..
“Ben”, deyip susması…
“Sen”. deyip ağlamaklı olması…
Eğer sen Hak yolunda yürürsen, senin yolunu açar, kolaylaştırırlar.
Eğer Hakk”ın varlığında yok olursan, seni gerçek varlığa döndürürler.
Benlikten kurtulursan o kadar büyürsün ki âleme sığmazsın.
İşte o zaman seni sana, sensiz gösterirler.

Sevginin diğer bir adı da sabırdır:

Açlığa sabredersin adı “oruç” olur.
Acıya sabredersin adı “metanet” olur.
İnsanlara sabredersin adı “hoşgörü” olur.
Dileğe sabredersin adı “dua” olur.
Duygulara sabredersin adı “gözyaşı” olur.
Özleme sabredersin adı “hasret” olur.
Sevgiye sabredersin adı “AŞK” olur…

Ne istersem ben Mevlâ'dan isterim.
Verirse yüceliğidir. Vermezse İmtihanımdır…
Allah'tan bir şey istersen:
Kapı Açılır, sen Yeterki Vurmayı Bil !…
Ne Zaman dersen bilemem ama,
Açılmaz diye umutsuz olma,
Yeterki O Kapıda Durmayı Bil…!

Hz. Mevlana
Upvote 4
Downvote 0
3