Küfür yerinde ve zamanında güzelse edilebilir. Ama her kelime sonuna malum kelimeler kullanan ve kendini cool sananlar gözümde basitler ve öyle kalacaklar. Hayatınızı nasıl 200 kelime ile idame ettiriyorsunuz sorununun muhatabı olabilirler. Yaşanmış bir olay ekleyeyim. Üniversitede iki doğulu kavga ediyor. Birbirilerini haşat etmişler neyse bunların ağası ( swh) geliyor, olay anlatılıyor.
-neden dövdün?
+anama sövdü
-e sen de onun anasına söv niye birbirinize vuruyorsunuz?
Ajdjhjshaka
Eklemek gerekir ki anaya bacıya kardeşe yarene sövmek daha da çirkindir ve erkekler birbirleri arasında güya şaka(!) Mahiyetinde diyorlar. Midesiz misiniz beyefendi?
son zamanlarda en hayıflandığınız şey
Bundan önceki platformda onca kıymetli başlığımı heba etmem...
2019 yılı dünyanın en mutlu ülkesi sıralaması
şaşırdığım listedir. çünkü listenin başında şu olmalıydı:

"nerde çokluk orda b***k" demişler. günümüz insanları apartmanda karşı komşusunu tanımayabiliyor. oysa burda öyle mi? kim kimdir, ne iş yapar, nerede bulurum? derdi yok. mis gibi..
hoş kahveden adam toplayıp üzerine çökebileceğiniz kadar küçük ama olsun.

"nerde çokluk orda b***k" demişler. günümüz insanları apartmanda karşı komşusunu tanımayabiliyor. oysa burda öyle mi? kim kimdir, ne iş yapar, nerede bulurum? derdi yok. mis gibi..
hoş kahveden adam toplayıp üzerine çökebileceğiniz kadar küçük ama olsun.
hacettepe sk
Renkleri mor ve beyaz olan, adını Altındağ ın bir semti ve kurulduğu yer olan Hacettepe den alan futbol kulübü.
stadyum
Takım oyunlarının, atletizm karşılaşmalarının vb.nin yapılabilmesi, seyircilerin törenleri veya oyunları izleyebilmesi için elverişli kuruluşları olan alan, stat
mimar kemalettin
20 tl nin arkasındaki karizmatik abimizdir.
enstrümantal müzik
sadece çalgılara yer verilen, vokalin kullanılmadığı veya silik bir şekilde kullanıldığı müzik türü.
kimlik
En çiçek gibi tazecik yeni mi yeni, varlığı bir dert yokluğu yara olan tam mahlasının manasıyla, yazarımıza ayağının tozuyla hoş geldiniz diyorum.
insanın anlam arayışı
viktor frankl'ın iki kısımdan oluşan bir psikoloji kitabıdır. İlk bölüm toplama kamplarındaki kişisel deneyime dayanır. Bu kısmi daha basit ve anlaşılabilirdir. Frankl kendi deneyimleriylede insanın acıda bile hayatın anlamını bulabileceğine inanıyor. Bu fikrini Nietzsche'nin; sizi öldürmeyen şey güçlendirir" sozuyle pekiştirir.
kitabın ikinci kısmı ise logoterepiyi anlatan kısımdır. Bu bölümü, ben çok zor okudum. Tamamen psikiyatr biliminin terimleriyle birebir anlatılmıştır. Çevirmende bu arada hiç yardımcı olmamış. Dipnot olarak bir bölüm veya kitabın sonuna terimleri açıklayan bir sözlük olmalıydı. Bu eksikliği sıkıcı deyip kesip atmak istemiyorum ama zordu.
Yaşamın anlamı insandan insana, andan ana değişebileceğini söylüyor yazar. Önemli olanın yaşamın anlamı değil, daha çok belli bir anda bir insanın yaşamının özel anlamıdır. Bunu üç farklı yoldan kesfetmemiz mümkün. 1.bir eser yaratarak veya bir iş yaparak. 2. Birşey yaşayarak veya bir insanla etkileşerek. 3. Kaçınılmaz acıya yönelik bir tavır geliştirerek
Bu kitapta ve ayrıca başka yerlerde de karsilastigim bir fikri paylaşmak istiyorum: başlarına gelen trajik olaylar sonucunda belirli bir olgunluğa, aydınlığa ulaşan insanlara sorulduğunda, bu yaşadıkları deneyimi geriye alsak ve bugünkü geldikleri noktada olmasalar yani başlarına o kadar acı gelmese bunu geriye çevirmeyi kabul ederler mi diye sorsak. Cevapları; " asla" olacaktır. Acıda bile anlam bulabilmek mümkündür der logoterapi.
kitabın ikinci kısmı ise logoterepiyi anlatan kısımdır. Bu bölümü, ben çok zor okudum. Tamamen psikiyatr biliminin terimleriyle birebir anlatılmıştır. Çevirmende bu arada hiç yardımcı olmamış. Dipnot olarak bir bölüm veya kitabın sonuna terimleri açıklayan bir sözlük olmalıydı. Bu eksikliği sıkıcı deyip kesip atmak istemiyorum ama zordu.
Yaşamın anlamı insandan insana, andan ana değişebileceğini söylüyor yazar. Önemli olanın yaşamın anlamı değil, daha çok belli bir anda bir insanın yaşamının özel anlamıdır. Bunu üç farklı yoldan kesfetmemiz mümkün. 1.bir eser yaratarak veya bir iş yaparak. 2. Birşey yaşayarak veya bir insanla etkileşerek. 3. Kaçınılmaz acıya yönelik bir tavır geliştirerek
Bu kitapta ve ayrıca başka yerlerde de karsilastigim bir fikri paylaşmak istiyorum: başlarına gelen trajik olaylar sonucunda belirli bir olgunluğa, aydınlığa ulaşan insanlara sorulduğunda, bu yaşadıkları deneyimi geriye alsak ve bugünkü geldikleri noktada olmasalar yani başlarına o kadar acı gelmese bunu geriye çevirmeyi kabul ederler mi diye sorsak. Cevapları; " asla" olacaktır. Acıda bile anlam bulabilmek mümkündür der logoterapi.
