Misafirlerin sus pus 7 saat 5'e 10 kalas gibi oturduktan sonra, giderken apartman boşluğunda muhabbeti koyulaştırması, bi türlü gidememesi, Allaha ısmarladıklaşması, tekrar gelin bunu kabul etmeyizden, "bi yemek yiyeydiniz yanına koyim"lere kadar söylenmeleri, o sensörlü ışığı defalarca yakıp söndürmesi, ışık hızıyla çıkarılan ayakkabıların zamanın göreceliliğini sorgulatırcasına yavaş giyilmesi ve evin sümüklü çocuğunun giderayak şirinmiş gibi tekrar öpülmeye çalışılması, o sırada misafirlik boyunca odasından çıkmayan çocuğun belki tatlı artmıştır diye mutfağa giderken yakalanmasından mütevellit utanması ve bi türlü o "bay bay de ablaya" komutuna cevap verememesi, annesinin "utandı utandı" diyerek sahte sırıtışları, o sırada apartmanın dedikodudan sorumlu istihbarat ablasının karşı delikten bakıyor oluşu, misafirler arabasına binerken kontra dedikoduların, adam gömmelerin konuşulması... doluyum sözlük.. söyletme daha..