vergiden kaçınma

muskulpesent muskulpesent · 12.01.2019 15:42 · 716 · #30695
vergiyi ödeyecek olan mükellef vergiyi doğuran olayı gerçekleştirmekten kaçınarak(vergi kanunlarına aykırı hareket etmeksizin) vergiden kaçınmasıdır.
sanırım poşetin ücretli olması ile birlikte 10 kuruş kadarlık kısmı vergi olarak devletin kasasına giriyor. eğer siz poşete para vermeyip evden poşet götürür veya file tarzı dayanıklı ve uzun kullanımı olan şeylerle alışveriş yaparsanız vergiden kaçınmış oluyorsunuz.
Upvote 0
Downvote 0
0

at keserken yakalanan baba oğul

serendipity serendipity · 21.11.2018 16:02 · 691 · #18081
Kayseri'nin İncesu İlçesi'nin bir mevkisinde Kırgızistan uyruklu oldukları iddia edilen baba-oğul, bölgede çobanlık yapan bir vatandaşın şans eseri denk geldiği olayda kırsal bir bölgede at kesildiğini gördü. Çoban durumu önce köylülere bildirdi. Köylülerin ihbarı üzerine olay yerine gelen jandarma ekipleri, baba-oğulu at keserken suçüstü yakaladı. Baba-oğul, savunmasında kestikleri atları satmadıklarını ve kendilerinin yediği söyledi.

Satmadıklarına mı sevinmem mi lazımdı bilemedim?
bu nasıl bir savunma dingil

YouTube video
Upvote 4
Downvote 0
2

duygu

martilara simit atan kadin martilara simit atan kadin · 03.12.2018 02:26 · 913 · #22462
ışıl parlakyıldız'ın bir türk masalı serisinin ilk kitabı

"bekir candı, ali kandı, sedat aşkı. iyiyim... iyiyiz... biz hep iyi oluruz."

bazı yerlerde kitabı bir kenara atıp hıçkıra hıçkıra, söve söve ağlamak istiyorsunuz ama bu mümkün olmuyor. içinizdeki uçsuz bucaksız merak engel oluyor ağlamanıza. sinirinizi bozuyor, sivilceler çıkarıyorsunuz, boğazınıza bir yumru oturuyor ama ağlayamıyorsunuz. bazı yerlerde duygu ''çok utanıyorum'', ''yüzüm kırmızıdan mora dönerken...'' gibi utandığını belli eden cümleler kuruyor. lütfen gidip tam o an yüzünüzün rengine bakın. sarıdan siyaha kadar her rengi bulabiliyorsunuz yüzünüzde. bu nedenle rahatlıkla kitabın yarısını mosmor bir suratla okudum diyebilirim. *

kitap kapattığınızda öylece kalmıyor. siz günlük yaşamınıza devam edip işlerinizi yaparken kafanızın bir köşesi ''duygu ne yaptı, sedat nasıl, ali'm iyi mi, bekir ne yapıyor, o iş çözüldü mü, bu böyle oldu mu, şu olduktan sonra ne olacak'' diye dönüp duruyor.

kitap bir takım şeyleri meşrulaştırma algısı da oluşturuyor. zamanla insanların değiştiğini, değişebileceğini, aslında bu değişimin bir tür zorunluluk olduğunu gösteriyor. bir takım şeylerdeki önyargıyı yıkıyor ve bu yıkım huzurla huzursuzluk arası bir duygu uyandırıyor. kitaptan önce ''kesinlikle bunu normal göremezdim ben'' dediğiniz bir şeye kitaptan sonra ''aman canım neler neler yapıyor millet'' demeye başlıyorsunuz.

karakterler gerçekten yanınızda varmış gibi hissediyorsunuz. mesela bir şey oluyor ali'ye doya doya ''ali'm'' diye sarılmak istiyorsunuz ama sarılabileceğiniz hiç kimse yok. ''az önce buradaydın be ali'm...'' dediğinizi sesinizi duyduktan sonra insanlar size tuhaf tuhaf baktıklarında anlıyorsunuz. şizofrenik, sanrısal bir dünyanın içinde kaybolmuş gibi hissediyorsunuz.

bu serinin ilk kitabı. sonrasında sırasıyla ali'm, bekir ve sedat var.
Upvote 0
Downvote 0
0

türk dizilerinden unutulmaz replikler

annapolly annapolly · 01.01.2019 04:02 · 846 · #28465
kendi kendine kanat çırpmaktan yorulanlara gelsin:

eyvah necdet: ördekleri bilir misin züleyha? hiç soğuk bir kış gününde donmuş bir göldeki ördekleri izledin mi?

züleyha: izlemez olur muyum? ben her kış donmuş göllere gider, ördeklere bakarım. kazım ya ben.

eyvah necdet: hıh hıh hıh hıh. tabiat aleminde lüzumsuz mizah yoktur, dersler vardır
züleyha. ördekler gölün belli bir noktasının donmasını kanat çırparak ve imece usülü bir yardımlaşma içinde engellerler. bir ördek kanat çırpmaktan yorulunca diğeri onun yerine geçer. böylece gölün donmayan noktasından beslenerek ölmekten kurtulurlar.

züleyha: tamam necdet madem istiyorsun biraz da buz pateni yapan kurbağalardan bahset, ondan sonra da defol git hadi!

eyvah necdet: bak züleyha. ben artık kanat çırpmaktan yoruldum. senin de yardım etmen lazım.

yoksa aşkımız ölecek.

bir demet tiyatro
Upvote 5
Downvote 0
1