güven sözlük yazarlarının hikayeleri

christian rosenkreuz christian rosenkreuz · 28.12.2018 03:22 · 797 · #28079
uyandım işte, yine karlı bir günün sabahında. harcadığım tüm sabahlar gibi bu da büyük ihtimalle boşa harcanacak.

ah, paris'in fareli ve dışkı kokan sokakları yine penceremin önünde... her zaman değiştirmek istediğim ama değiştiremediğim bir manzara... yıllardır aynı manzaraya uyanıyorum.

her sabah uyandığımda düşündüğüm gibi yine bunları düşündüm. ama bu sabahı farklı kılan başka bir detay vardı. kapım çalınıyordu. kapıyı çalan kişinin uyguladığı kuvveti dikkate alırsak erkek olmadığı kesindi. bu saatte hangi kadın kapımı çalardı ki?

"geliyorum!" diye bağırıp yataktan çıktım.üniformamı giydim ve kılıcımı kuşandım. ilk defa kapımı çalan bir hanımefendinin karşısına kötü çıkmamalıydım.

her türlü ihtimale karşı, kapıyı hafifçe aralayıp baktım. üst katımda oturan mademoiselle maëlys'ti gelen.

"bonjour mademoiselle! size nasıl yardımcı olabilirim?" dedim kısık bir sesle. uyanır uyanmaz konuştuğum ilk kişi o olduğu için de sesim haliyle hırılıtılı çıkıyordu.

"bonjour monsieur, sabah erken saatte geldiğim için özür dilerim. ama sizin yardımınıza ihtiyacım var. bugün marie-antoinette'e çeşitli kumaş örnekleri götürmem gerekiyor. acaba sizinle birlikte versailles'a gitmemde bir sakınca var mı?"

ah, en sonunda güzel ev sahibem mademoiselle maëlys ile ufak da olsa geçirebileceğim bir zaman dilimi...

"evet, tabii ki... ama izin verin de bugün için hazırlanayım. henüz yeni uyandım ve kahvaltı da yapmadım."

"anlıyorum. o halde sizi dairemde bekliyor olacağım" dedi ve merdivenlerden yukarı çıktı.

ah, maëlys... sanki başından fışkırıyormuş gibi duran dolgun sarı saçlarıyla, mavi gözleriyle, kırmızı yanaklarıyla her erkeğin rüyası... ama iş hayatnının getirdiği sertliği de taşıyan bir kadın. ailesi öldükten sonra paris'in en iyi moda evi kendisine miras kaldı. o da iflas etmemek için elinden geleni yapıyor. mal varlığı benim gibi bir subayın mal varlığı ile ölçülemeyecek kadar fazla olduğu için her zaman kendisine yakınlaşmakta tereddüt etsem de o bana hep yakın davrandı. ama belki de kiracısı olduğum içindir bu.

kahvaltımı yapıp düzgünce üniformamı giyip, silahlarımı kuşandıktan sonra mademoiselle maëlys'in kapısını çaldım. çoktan hazırlanmış olmalı ki hemen kapıyı açtı.

göz alıcıydı... normalde de göz alıcı olsa da saray kıyafetleri onu daha da göz alıcı hale getiriyordu. neticede kendisinin işi modaydı ve kendisini nasıl göz alıcı hale getireceğini de iyi biliyordu.

"bir gün kraliçe kıskançlıktan mademoiselle'i öldürecek" dedim. ama fark etmeden sesli bir biçimde söylemiştim.

"o zaman beni korumak da size düşer generalim" deyip koluma girdi. neşeliydi ama neşesi benden mi yoksa kazanacağı paradan dolayı mıydı bilmiyorum...

"bana fazla güvenmeyin. neticede hala bir köşküm bile yok" dedim.

bana bakıp güldü. arabacıların olduğu yere yürürken sürekli bana bakıyor gibiydi. ben de ilk defa kendisiyle birlikte yürümenin heyecanından ötürü sadece karşıma bakıyordum. kılıcımın kabzasını o kadar sıkıyordum ki eldivenlerimi yırtmaktan korktum.

boş bir araba bulunca versailles'a doğru yola çıktık.

"monsieur, versailles'da görev yapmak nasıl?" diye sordu bana.

"ah, tahmin edemezsiniz mademoiselle... herkes beni kıskansa da savaşa gitmeyi daha çok tercih ederdim. sadece kumaşlar ve giysiler için gitseniz bile ne kadar gerilimli bir yer olduğunun farkına varmışsınızdır."

güldü.

"öyle... ama ben en çok krala üzülüyorum. zavallı kral, adeta hapis hayatı yaşıyor gibi görünüyor. arada bir marie-antoinette'in yanına uğruyor ben onunlayken. ama o zamanlarda bile versailles'da çok sıkıldığı belli oluyor. sahi, siz çok görüyor musunuz kralı?"

"malesef, kendisi devlet işleri haricinde genelde demir atölyesine kapatıyor kendisini. çok fazla karşılaşmak pek mümkün olmuyor. zaten benim gibi düşük rütbeli birisi de kralı çok görmez."

sessiz bir şekilde beni izlemeye başladı. ilk defa karşı karşıya oturduğumuz için de heyecandan ne yapacağımı bilmiyordum. versailles'a kadar sessiz bir şekilde gittik...
Upvote 6
Downvote 0
4

türkiye'de vape shop açılması

mavikaranlik mavikaranlik · 21.03.2019 02:44 · 785 · #52194
ülkemiz şartlarında çok ütopik bir hayaldir.

vape shop'ların ülkemiz dahilinde yasal olduğu bir konuma gelmesi demek yepyeni bir sektör oluşmasının yanında, piyasada ki tütün sektör payının çok ciddi bir bölünmeye uğraması demek. Caydırıcı amaçla yapılan zamların sona ermesi ve insanların elektronik sigara kullanılmasına teşvik edilmesi demek.

Sağlık bakanlığının tütün lobisine hizmet eden açıklamalarına son vererek bir araştırma ekibi kurması ve gerçekten söylenenlerin aksine elektronik sigaranın tütün mahsüllerine kıyasla %95 oranında daha az zararlı olduğunun kanıtlanması aslında çok kolay bir iş. Fakat gelin görün ki tütün ürünlerine ödenen ücretin çok büyük bir kısmının vergi olması devleti geri adım atmaya mahkum bırakıyor. Aslında ülkemizde bu ürünlerin yasallaşması devletin samimiyetini göstermesi için bir yöntem.

Devlet gerçekten halkın sigara kullanımını bırakması veya azaltmasını mı istiyor yoksa sağlık bakımından olan zararların önüne mi geçmek istiyor? Bunu kanıtlamak için bu işe girişmeleri büyük bir adım olacaktır. Dünya geneli düşünüldüğünde yasal olan ve büyük bir pazar payına sahip olan vapor ürünleri ülkemizde yasal hale gelmesi halinde hem sağlık hem de maddi anlamda insanları çok rahatlatacaktır. Dünya genelinde elektronik sigara zararlarının sigaraya kıyasla çok minumum düzeyde olduğunu kanıtlayan resmi araştırmalar ve dökümanlar mevcut. Ama ülkemizde ki malum tütün lobisi elbette ki gelirlerine dokunulmasına müsade etmeyecektir.

Entry görseli


Aslında sadece vapor sektörünün ülkemize girişi yukarıda bahsettiğim olaylarda bir gelişme kaydetmeyecek. Bir alt sektörün daha gelişmesine büyük olanak sağlayacaktır. Öyle ki vapor kullanımı için buharlaştırma mekanizmasında kullanılan ve tamamen bitkisel olan gliserin ile yapılan, likit adı verilen sıvının yeni bir pazarı oluşacaktır. Şuan ülkemizde bu anlamda hizmet veren (yerli bitkisel gliserin üretimi yapan) şirketler mevcut. Fakat vapor kullanımı sağlayan insanların adını en çok kullandığı firmalar deyince aklımıza şüphesiz Balmumcu ve kimetsan geliyor.

Sadece kimya sektörünün pazar payının büyümesi değil aynı zamanda eczanelere likit yapma yetkisinin verilmesi veya likit yapma adına yeni kuruluşların çıkabilecek olması mümkün. Yani bu ülkede tütün bitirilip yeni büyük bir sektör oluşturulabilir. Hem kaçakcılığın hemde kan emici düzeyde bulunan vergilerin biraz halkın lehine dönmesi mümkün kılınabilir. Tabi ki burada sağlık bakanlığına çok ciddi bir görev düşmekte. Araştırmaların ve denetimlerin çok ciddi boyutta ve titizlikle sağlanması gerekmekte. Yoksa bu sektör daha başlamadan tükenme noktasına ulaşabilir.

Umarım devlet bir gün bunu düşünecektir. inşallah ülkede vapor sektöründe girişimcilik düşünen onlarca insanın bu işi yasal olarak yapmasına imkan tanırlar.
Upvote 4
Downvote 0
3

dokunmak

nushirevan nushirevan · 22.06.2019 20:31 · 201 · #66253
asla gerçekleştiremediğimiz bir yanılsamadır. her şey atomlardan ve atomların %99'u boşluklardan oluşur. yani aslında her şeyin iç içe geçebiliyor olması lazım ama atomların etrafında hızlı dönen elektronlar, diğer atomların iç içe geçmesini engelliyor. üstelik bu itici güç, atomların birbirine yakınlığı ile de doğru orantılı olarak büyüyor. elinizle bir nesneye dokunduğunuzda atom hızları daha yavaş olsaydı, parmağınız nesnenin içinden geçerdi. Ancak uyguladığınız basınç arttıkça, nesnenin elektronlarının da direnci artıyor. bu yüzden aslında hiç bir şeye "gerçekten" dokunmuş olmuyorsunuz. dokunduğumuzu zannettiğimiz nesnelerle aramızda aslında 10e-8 metre uzaklık bulunduğunun farkında bile değiliz. bu da bence yüce Allah'ın kainatı anlamak için neden sadece fiziğin yeterli olmadığını, metafiziğe ihtiyaç duyduğumuzun bir başka anlatım şekli. madem ki hiç bir şeye dokunamıyoruz, neden onu sadece fiziksel olarak tanımlamaya çalışıyoruz? neden maddenin mânâ alemindeki yerine odaklanmıyoruz?

ve madem dokunamıyoruz, dokunduğumuzu zannettiklerimizi neden sahipleniyoruz?
Upvote 2
Downvote 0
0

amerikalı john vs türkiyeli can

eflatun eflatun · 31.12.2017 03:00 · 1360 · #34457
Amerikalı John ve Türkiyeli Can bir ayda 1603 taş maaş alıyor.
John, 1 lt benzine 0,5 taş,
Can, 5,6 taş veriyor.

John, 1 kg kırmızı ete 6 taş,
Can, 45 taş veriyor.

John, Calvin Klein marka pantolona 35 taş,
Can, 400 taş veriyor.

John, metroya 2,3 taş verip biniyor,
Can, metrobüse 3,85 taş veriyor.

John, 1. Sınıf peyniri 20 taşa alıyor,
Can, aynı peyniri 40 taşa alıyor.

John, 1lt süte 0,90 taş veriyor,
Can, aynı şekilde süte 3 taş veriyor.

John, Bütün Paketli Piliç i 0,99 taşa alırken,
Can, aynı tavuğu 12 ila 14 Taşa almaktadır.

John, ülkesinin yerel birasına 1,96 taş, ithal biraya 2,66 taş verirken,
Can, ülkesindeki yerel biraya 7 taş, ithal biraya 9 taş vermektedir.

John, Kaliteli bir sigaraya 6,50 taş verirken,
Can, 14 taş vermektedir.

john, McDonalds ta bir etli standart menüyü 7 taşa yerken,
can, aynı menüyü 20 taş karşılığında yemektedir.

John, 0 kilometre bir Toyata Corolla ya 20.000 taş veriken
Can, aynı araca 100.000 ila 140.000 taş vermektedir.

Bütün bu olanlar karşısında Amerikalı John, Türkiyeli Can ı kıskanmaktadır. Çünkü Can ın ödediği rakamlar daha yüksek, tabi yüksek olması demek iyi bir şey değil mi? Hani En yüksek puanı alanın şampiyon olması gibi. Bu durumda Can şampiyondur, John bu sebepten ötürü kıskanıyor olmalı herhalde. Neyse kafam karıştı....
Gerisini siz düşünün değerli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları.
Upvote 2
Downvote 0
0

el-yakin hareketi

elhanefi elhanefi · 04.02.2019 00:51 · 326 · #39192
Arakan'da 2012 yılında kurulmuş Bir islami harekattır. Örgüt, Hanefi Mezhebine mensuptur. Tıpkı Taliban gibi.. Sıkı bir şekilde Hanefi'ye bağlıdırlar ve her işlerini Hanefi Mezhebine göre yaparlar. 2014 Tarihinde El-Kaide tarafından Örgüte lojistik destekler sağlanmıştır. Örgüt, Operasyonlara başlamış şu sıralar.. Sanırım ilerleyen zamanlar da El-Yakin Hareketi, Budist Mynmaar Ordusu ile olan çatışmalar daha çok şiddetlenecek gibi.

Allah Mücahidlere zaferler versin. Kafir Budist orduya hezimetler versin.

Arakan, Coğrafik konum hasebi ile oldukça çok zor koşullara sahiptir.
Upvote 1
Downvote 0
2