dizi sürelerinin uzun olması

yalinayakkirkayak yalinayakkirkayak · 10.11.2018 03:34 · 1926 · #15691
Ülkemizdeki dizi sektörünün bence en büyük sorunudur. Dizi süresi uzun olduğu için gayet güzel başlayıp, senaryo saçmalamasından bir sürü çöp olan dizi var. 3 saati doldurabilmek için yazılmış gibi resmen senaryolar. Oyuncular her yeni bölümde daha çok role alışıp, o kişiliğe bürüneceği yerde gitgide uzaklaşıyor rolden bazı dizilerde. Yorgunlukları, stresleri cabası. Acilen el atılmalı. Sonra ne oluyor? Tükenmişlik sendromu
Upvote 2
Downvote 0
2

mesnevi

can can · 07.10.2018 00:13 · 652 · #3238
Süvari ata hükmederse,
at süvariyi ahire götürür.
At süvariye hükmederse,
at süvariyi ahıra götürür.
/ Mevlana.
Upvote 0
Downvote 0
0

yazarların başına gelen doğaüstü olaylar

nushirevan nushirevan · 25.11.2021 14:04 · 795 · #76335
Hazine arayan bir arkadaş somun ekmek büyüklüğünde eski bi sandıkçık bulmuştu. Soruşturduğunda cumhuriyetin ilk dönemlerine ait olduğu tespit edilmiş ama beklenilen kadar ederi olmadığı anlaşılmıştı. Üzerinde osmanlıca yazılar bulunan sandığın içinde çürümüş çaput ve kağıt parçaları ve metal ev gereçleri (kaşık, tarak vs) varmış. Hazineci ya bu arkadaş, birisi 250 lira veririm demiş bakmış ki antik bişey değil satmış bunu bu adama. Gel zaman git zaman bu arkadaşla yıllar sonra buluştuğumuzda sordum bu sandığı, sattığı adamın zengin olduğunu söyledi pişmanlıkla. Meğer bu sandık konuşuyormuş! Adam da sandıkla konuşmak için paranormal olaylara düşkün insanlardan para topluyormuş, iyi de para kaldırmış. Sandığı elime aldığımda böyle birşey hissetmediğim için merak ettim. Adamı buldum, randevu vermek için 250 lira istedi (adam her randevuya ilk ödediği parayı istemiş ironik olarak) Sarı basın kartımı gösterdim, aba altından sopa gösterdim bir iki dakikalığına kabul etti sandığı dinletmeyi. Elime aldım sandığı, söylendiği gibi kulağıma dayadım. Bir şey duymayacağımı bilerek, biraz da az önceki tehditten dolayı sinirli bir şekilde dinlerken sandığın içinden "bırak!" Diye bir fısıltı duydum. "Hö?! Bu ne lan?!" filan derken "bırak beni! Git burdan!" dedi. İrkildim elimden bıraktım koltuğun üzerine. "Noluyor ya?" Dedim tekrar kulağıma dayadım. "Seni öldürürüm!" Dedi. Tüm bildiklerimi unuttum, gerçekten irkildim. Tam o sırada telefonum çaldı. Normalde randevu verilenlerin telefonları dışarıda bırakılıyormuş ama benimki kavga dövüş olduğundan cebimde açık kalmıştı. Telefon çalarken aynı anda sandıktan "dıgıdık dıgıdık" sinyal sesleri gelmeye başladı. Ancak O anda tezgahı çözdüm! Bizim uyanık görüntüsü ürkütücü eski bir sandığın içine mikrofon koymuş, işbirlikçisi de müşterinin nabzına göre şerbet veriyor haspam! "Hadi çarşınız pazar olsun!" Dedim ve çıktım. Doğaüstü olay sayılır mı bilmem ama olayın kıyısından döndü gibi oldum, paylaşayım dedim.
Upvote 4
Downvote 0
3