lav

tdk beyi tdk beyi · 23.03.2019 07:10 · 127 · #59557
Yanardağların püskürme sırasında yeryüzüne çıkardıkları dünyanın derinliklerinden gelen kızgın, erimiş maddeler.
Upvote 0
Downvote 0
0

savunma sanayi

horasan horasan · 28.04.2019 03:49 · 936 · #65419
#S400 ÜN önemi.!!!
S-400 NEDEN ÇOK ÖNEMLİ ?

#Türkiye bir NATO ülkesidir. S-400 füze sistemini ise sadece Çin ve Rusya kullanıyor. Yani Nato için S-400 bir düşman teknolojisidir.

Ayrıca Türkiye olarak şu an etkili bir hava savunma sistemine de sahip değiliz. Bir bekâ sorunumuz olduğu ise aşikardır. Bu yüzden S-400 bizim için hayati öneme sahiptir.

Diğer yandan S-400 anlaşmasında Türk Lirası ve Rus Rublesi kullanılacak. Yani bu anlaşma sayesinde aynı zamanda #Dolar'a da ağır bir darbe vurulacak!

Eğer S-400 teknolojisine sahip olursak, Türkiye'nin Ortadoğu'daki konumu çok daha güçlü olacak. Yani #ABD Ortadoğu'daki gücünü büyük ölçüde kaybedecek.

Velhasıl S-400 hamlesi bizim için çok iyi bir savaş teknolojisi hamlesi olmakla birlikte ayrıca, hem ekonomik hem stratejik hemde psikolojik anlamda çok büyük bir hamledir. Allah yâr ve yardımcımız olsun.

Saygı ve sevgi ile canlar
#horasan
Upvote 2
Downvote 0
1

sarı yelekliler

mavikaranlik mavikaranlik · 02.12.2018 20:38 · 677 · #22255
fransa hükumetini protesto etme amacıyla şu an kaosa neden olan olayları başlatan ve devam ettiren gruptur. kim tarafından organize edildiği, siyasi parti bağıntısı, finansal destekçileri gibi pek çok konu hakkında kimse bilgi sahibi değildir. sarı yelek hareketine sağcı, beyaz ve işçi sınıfı da destek vermektedir. sarı yelekliler facebook üzerinden örgütlenmiş ve oradan da destek bulmaya devam etmektedir.

Entry görseli
Upvote 4
Downvote 0
0

gülüp geçmek

mosii mosii · 21.03.2019 01:40 · 359 · #52166
Yalan söylerken yakalanan insanların suratlarına bakıp 'gülüp geçmek' ve o ifadelerini görmek. Kendi cevaplarını kendileri alıyorlar zaten. Daha tatmin edici bir olay yok sanırım bu hayatta.
Upvote 1
Downvote 0
1

önemli günler

kerim kerim · 19.03.2019 17:20 · 622 · #51482
Sevgi, saygı ve paylaşmayı çeşitli hediyeler ile bir güne hapsettikten sonra “hoyratlığa ve kabalığa devam edebiliriz, artık haklıyız” düşüncesi ile yıl boyunca istismara, yalana ve sevgisizliğe teslim oluyoruz.

Bu “Gün” kutlamaları arttıkça, sevgi ve saygının ölçüsü metalaşmakta ve hediye ile ölçülmeye başlanmaktadır. Anneler Günü, Babalar Günü, Kadınlar Günü, İşçi Bayramı, Sağlık Çalışanları, Sevgililer Günü ve Öğretmenler Günü diye devam eden günler zinciri değerlerimizi tüketmektedir.

İyi evlat olmak için Babalar Günü ya da Anneler Günü'nde hediye almak, hanımı mutlu etmek için 364 gün yaptığınız bütün olumlu şeylerin bir kıymeti olması için mutlaka 365. Gün de bir hediye almak zorunluluğu bütün erkeklerin üzerinde “Demokles'in Kılıcı” gibi sallanıp durmaktadır. Öğretmenlerimizin bir beklentisi olmasa da veliler arasındaki hediye yarışı da veliler üzerinde baskı oluşturmasa bile öğrenciler arasında, öğretmene pahalı hediye alan öğrenci ile almayan/alamayan öğrencilerin kendilerine dair kıyaslamaları da onları olumsuz etkileyebilmektedir.

Kadınları bir meta olarak gören, reklamından tanıtımına kadar birçok sektörde onların kadın cinsiyetini istismar eden kapitalizm ve sözde modern geçinen Batı zihniyeti, İslam'ın kadını ötekileştirdiği yalanını tekrar edip durmaktadır. Oysa bu günlere dair ne kadar değerli ve doğru bir yaklaşım varsa hepsinin İslam'da fazlası ile kendine yer bulduğunu görebiliriz. Kur'an-ı Kerim'de “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer, 39/9) diye buyuran Rabbimiz ve erkek egemen bir zamanda ve toplumda “Bir mümin, kötü huylu diye hanımına kızmasın! İyi huyu da olur.” [Müslim] ve “Hanımlarınızı üzmeyin. Onlar, Allahü teâlânın size emanetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin!” [Müslim] diye Hadis-i Şeriflerinde ümmetine yol gösteren peygamber efendimizin öğütleri bizlere fazlasıyla yol göstermektedir.

Demokles'in Kılıcı dedim de “M.Ö. 4. yüzyılda Akdeniz'de Sicilya adasında Sirakuza Krallığı vardır. Kral Dionysios'tur. Sarayda hem Dionysios'un yakın dostu hem de danışmanı olan Demokles de vardır. Demokles sürekli kral Dionysios'un rahat ve huzur içinde gösterişli bir hayat yaşadığını çevresine anlatır. Dionysios bu sözleri duyar ve birgün Demokles'e tahta oturmanın mutluluğunu onun da tatmasını ister! Krallık tacını tahtını büyük bir tören düzenleyerek Demokles'e verir. Hizmetçilerinden de kendisine yapılan hizmetin aynısının yapılmasını ister. Demokles büyük bir keyif ve mutluluk içindeyken tahtının üstünde hemen başında yer alan kılıcın atkuyruğuna bağlı bir şekilde sallandığını fark eder ve korkmaya başlar. Ve krallık tahtının o kadar da rahat ve mutluluk verici olmadığını her an tehlike altında yaşandığını görür, anlar ve vazgeçer.”

Bu hikâye ile dışarıdan göründüğü gibi yüksek makam ve mevkiler çok rahat değildir. Aksine büyük görevlerin büyük sorumlulukları vardır ve her zaman çeşitli risklerle karşı karşıyadırlar. Bu açıdan baktığımızda da Demokles'in Kılıcı sözü bana; bizlere dışarıdan görünen modern ve çağdaş dünya dayatmasının arkasında bencil, sevgi ve saygının metalaştığı bir hayatın hepimizi baskısı altına almaya çalıştığını hatırlatmaktadır.

Çocuklarımız, eşlerimiz ve bütün sevdiklerimiz dâhil toplumca Batı'dan esen bu kapitalist “Gün” rüzgârlarının etkisinde kalıyoruz. Bu rüzgâra karşı direnmek ve yıkılmamak için zor zamanlarda kaldığımızda, her zaman yaptığımız gibi değerlerimize ve dinimize sarılmak zorundayız.
Upvote 3
Downvote 0
0