e-devlet

nushirevan nushirevan · 16.04.2019 23:06 · 474 · #65208
değeri zamanla anlaşılacak olan, devletin vatandaşla olan elektronik iletişim ağı. bakmayın "çağın gerisinde kaldık" efendime söyliyim "muassır medeniyet seviyesine kaç level kaldı?" filan diyoruz ama bu e-devlet müesseselerini avrupa bile oturtmuş değil. çünkü oralarda insan değil, mülkiyet kaynaklı bir devlet sistemi hakim. biz öyle değiliz bizde insanı yaşat ki devlet yaşasın var. bu yüzden onlar tarihlerinde defalarca boyunduruk altında, sömürge oldular ama asla bizim gibi bağımsız bir millet olamadılar.
Upvote 1
Downvote 0
0

vals

jean baptiste de la croix jean baptiste de la croix · 27.10.2018 16:33 · 1246 · #11812
esasında köylü dansı olmakla beraber sonradan salonlara taşınmıştır.

hatta dans eden çiftlerin birbirine sarılması barok dönemde büyük ahlaksızlık olarak görülmüş. zira barok dönemde danslar "seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli" tarzındadır.

18. yüzyılın ortalarında bazı soylular "lan olm farkında mısınız bilmiyorum ama 200 yıldır aynı dansı yapıyoruz. ben sıkıldım artık lan!" demiş ve gidip soylu olmayan kişilerin eğlencelerine katılmaya başlamışlardır. böyle böyle vals de soylular arasında görülmeye başlamıştır. ama elbette çoğu soylu "bu ne la böyle, oldu olacak tecavüz edelim kadına?" şeklinde düşünmüştür bu dans hakkında.

bir nevi barok dönemin rock'n roll dansı gibi bir şeymiş bu.

19. yüzyılda ise aristokrasinin artık git gide silinmeye başlamasıyla vals bilmeyen balo müdavimlerini dövmeye başlamışlar.

20. yüzyılda da japonya haricinde aristokrasiye önem veren batı ülkesi kalmadığı için (heheh, şaşırdınız değil mi japonya'ya batı ülkesi deyince? gidin bir araştırın rus-japon savaşı sonrası japonya'nın doğu ülkesi mi yoksa batı ülkesi olduğunu. ) insanların aklına salon dansı deyince hep vals gelmeye başlamış.
Upvote 5
Downvote 0
3

xii. karl

jean baptiste de la croix jean baptiste de la croix · 17.10.2018 04:47 · 2470 · #5516
17 haziran 1682 - 30 kasım 1718 tarihleri arasında yaşamış olan, palatinate-zweibrücken hanedanı üyesi, xi. karl ve ulrika eleonora (büyük) çiftinin tek hayatta kalan çocuğu; isveç'in, gotların ve vendlerin kralı; finlandiya prensi; scania, estonya, livonia ve karelya dükü; ingria lordu; bremen, verden ve pomeranya dükü; rügen prensi; wismar dükü; palatine kontu; bavyera kontu; zweibrücken-kleeburg kontu; jülich, cleve ve berg dükü; veldenz kontu; spanheim, ravensberg ve ravenstein lordu.

her ne kadar ismi xii. karl olsa da gerçekte ismi karl olan onikinci isveç kralı değildir. esasında vi. karl'dır ama isveçliler soylarını xiv. erik'e dayandırdıkları için xii. karl olmuştur kendisi.

1697 yılında taç giymiştir. aşırı dindar olduğu için cinsel ilişki ve evlilikten uzak durmuştur kendisi. ama daha sonra aslında en önemli sebebin aldatılmaktan korkmak olduğunu itiraf etmiştir. "ben askerlikle evliyim" deyip tüm evlilik tartışmalarına son vermiştir.

1700 yılında danimarka-norveç-saksonya-polonya-litvanya-rusya ittifakı isveç'e savaş açar ve böylece xii. karl için bir ömür sürecek askerlik görevi başlar.

"erkekseniz teker teker gelin lan!" deyip danimarka'yı, norveç'i, saksonya'yı, polonya'yı, litvanya'yı, saksonya'yı dağıtır. hatta bu sayede isveç'in topraklarını büyütür.

sırada en büyük rakip rusya vardır. lakin rusya seferinde st. petersburg'a saldırmak yerine moskova'ya yürümeyi tercih eder. bu kararı hayatının hatası olur ve poltava savaşı'nda yaralanır. ordusunun üçte birini kaybeder. yanına 1000 adamını alarak ordusunu geride bırakıp bender şehrine osmanlı devleti'ne sığınmak için gider.

poltava savaşı sonucunda isveç çöküşe girer ve rus imparatorluğu yükselişe geçer.

xii. karl, osmanlı devleti'ni sürekli rusya'ya karşı kışkırtır. osmanlı'da kendisinin uzun süreli misafirliğinin faturasını "demirbaş" bütçesinden öder. haliyle xii. karl, demirbaş karl olur.

bu yetmez bir de bender yakınlarına "karlstad" şehri kurulur. xii. karl'a ve maiyetine rus köle pazarlarından alınan isveçli kadınlar ve çocuklar verilir. artık osmanlı içinde minik bir isveç vardır.

fakat devlet görevlileri artık bıkarlar bu adamın uzun misafirliğinden. "s***tir git artık lan!" diyemedikleri için de hafiften uyuz olmaya başlarlar. bu uyuzluğun üstüne karlstad nüfusunun bender esnafına borç takması sebebiyle karlstad ve bender arasında ufak bir savaş çıkar. isveçliler bu olaya kalabaliken i bender derler.

bu olay üzerine xii. karl, dimetoka'da bir köşkte ev hapsinde tutulur.

Entry görseli
Upvote 0
Downvote 0
0