Eve gelirken çöpün etrafında zavallı yavru bi kedi buldum. Eğilip elimi uzattım, hemen kendini sevdirip mırlamaya başladı. Dedim ki "yazık, çok da zayıf.. iyisi mi bunu sahipleneyim".. Kucağıma aldım, yavru sanki günlerdir bu anı bekliyormuş gibi rahatladı. "Ohh" dedim "çocuklar sevinecek" Bir kaç adım attım ki arkamda büyük bir kedi belirdi. Kızgın bir halde bana ve kucağımdaki yavruya bakıyordu. Yavru süt emecek dönemi geçmiş bi yaşta görünüyordu ama belli ki büyük kedinin annelik dürtüleri aktifti. Büyük kedi kavgaya hazırlanan kedilerin o meşhur seslerini çıkarmaya başladı. Bir yavruyu annesinden ayırmak olmazdı, usulca yavruyu yere bıraktım. Sanıyorum ki yavru koşa koşa annesine gidecek. Yere koyduğum yavru olduğu yerde çömelip oturdu. Çenesini yere koyup büyük kediyi izlemeye başladı. Yavrunun sıska oluşu beni şaşırttı. Yavruyu yerden alıp 1-2 metre ötedeki çim alana hafifçe attım. Yavru çime düşer düşmez fırladı büyük kedi de peşinden. Kısacık an, anne ve yavru bir araya geldi dedim ama yanılmışım. Büyük kedi yavruya bi daldı sanırsın namus davası var aralarında. Büyük kedi bunu altına aldı tırmalıyor, ısırıyor, perişan etti yavruyu. Araya girmeye çalıştım ama ışık hızında dayak yiyor bizimki. "Lan ne olursa olsun" dedim daldım tırmalamaların arasına. Büyük kedi son bi ısırık aldı bıraktı ama çıkardığımız sesler bütün mahallenin dikkatini çekti. Uzaktan bakanlar, beni büyük kediye durup dururken saldırdığımı düşünebilirdi. Gayri ihtiyari "yavru var, ona saldırıyor" dedim. O sırada bir köpeğin de hızla yaklaştığını gördüm bulunduğumuz çöp konteynırına doğru. Bu defa büyük kedinin hayatı tehlikeye girmişti. Bir kaç adım geriye gittim baktım ki köpeğin hedefi mahallenin huzurunu bozan benim. Yerden bi dal bulup "höt! hayt!" sesleri çıkarıyorum. Köpek ince daldan korkmayınca bana bi atak yaptı. Saldırıyı geri püskürteyim derken park halindeki bir aracın aynasını yerinden çıkarmış oldum. O sırada bir kaç mahalleli saldırgan köpeği dövmeye geldiler ellerinde sopalarla. Bu defa köpeğin hayatı tehlikedeydi. Mahalleliye "yav tamam sopalık bişey yok, vurmayın hayvana" dedim. Meğer mahalleli dediğim sopalı kişiler de aynası kırılan arabanın sahipleriymiş. Sakinliğimi koruyorum ki dayağın büyüğü gelmesin. "Abi öderim" filan derken bir kaç polis hengameye doğru geldi. Ellerindeki sopaları görürse olay çıkardı. "Abi polis geliyor atın sopaları" dedim. Adamlar koşan polisleri görünce sopaları sağa sola attılar. Ben de dönüp polislere "tamam abi sorun yok" dedim. Meğer onlar da benim için geliyorlarmış. Konteyner etrafında şüpheli birinin çanta koyup uzaklaştığı ihbari gelmiş. Hakikaten yavru kediyi alırken köşeye bıraktığım çantamı o an hatırladım. "Abi çanta benim içinde kirli çamaşırlarım var" dedin ikna olmadılar. Prosedür gereği beklemem gerekiyormuş. Yarım saat sonra imha ekibi olay yerine intikal etti. Mahalleli çevreyi sardı. Severler, olay olsun yeter ki mahallede. Efendim polis çantamı açıyor, gördün di mi bomba filan yok. "Hadi dağılın" de git de mi? Çantama elini sokuyor, bi çıkarıyor kirli donum.. Çantadan öyle bi çıkarışı var ki sanki düğünde takı anonsu yapıyor. "Damadın amcasından iki adet çeyrek altın" der gibi donumu kaldırıp gösteriyor ekibe. Bir don, iki atlet derken olay bitiyor. Polis "taam taam hadi dağılın" diyor, mahalleli "zaaaaa saalak saalak" modunda bakışlar atıyor filan.. O sırada yaşlı bi teyze yaklaştı dedi ki "oğlum kedileri seviyorsan sana bi yavru vereyim"
"Lan.. teyze.. dat.. düt.." dedim cevap bile veremeden eve girdim. Bi daha hayvansever olursam iki olsun.
sehven
Unutarak, dalgınlığına gelerek yapılmış yanlışlıktır.
soğuk hava deposu
Gülmesini bilmeyen insanlar içinde kullanılan tabir.
ayrı
Yerleri bir olmayan.
küresel ısınma nedeniyle ilk memeli türün tükenmesi
Küresel ısınmadan dolayı nesli tükenen ilk memeli türü olduğunu sanmıyorum. Neye göre küresel ısınmadan kaynaklı? Öncelikle bu soru cevaplanmalı. Zaten her hafta nesli tükenen canlılar arasına yenileri ekleniyor. Hiçbirinin nedeni tek bir nedene indirgenemez.
cahil cesareti
Herkesin psikolog, sosyolog, eğitimci, siyasetçi, asker ve ekonomist olduğu, her şeyi bildiğini sandığı ama aslında hiçbir şey olmasa da çok bir şey de bilmediği bir gündemin içindeyiz.
Bir söz vardır; cahil her şeyi bilir, alim ise bazı şeyleri bilir. Cahil bilmediği halde biliyormuş gibi yapıp düşüncesizce hareket ederken alim ise bildiği konuda düşünerek hareket eder. Bilmiyorsa da öğrenmek için bir arayışa girer. Bizi özetleyen bir ifade olarak cahil-alim kıyaslaması yapıp insanları ve düşüncelerini küçümseme eğiliminde olmayacağız. Elbette herkes, ben ve siz dahil düşüncelerimizi özgürce ifade edebilmeliyiz.
Fakat bilmediğimiz konularda değil de bilgi sahibi olduğumuz konularda fikir sahibi olmalıyız. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan herkes hata yapmaya, yanlış kararlar almaya mahkumdur. Aldığı yanlış kararların neticesinde daha çok zarar ve maliyetle karşılaşma olasılığı daha yüksektir. Her şeyi bilemeyeceğimizi öğrendiğimiz zaman kendi sınırlarımız içerisinde daha başarılı olacağımızı düşünürüm. Bazı şeyleri bilebiliriz fakat bilmediğimiz konularda bilmediğimizi kabul edip bunu belirtmek gerekmektedir. “Bu konuda bilgi sahibi değilim” diyebilmek de önemli bir medeni cesarettir. Her konuda uzmanlık taslayan aslında hiçbir konuda uzman değildir.
Türk Dil Kurumu (TDK) da “Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıptır” atasözünü açıklarken bu konuya vurgu yapmıştır. TDK Güncel Türkçe Sözlükte “insanın her şeyi bilmemesi kusur değildir ama bilmediği bir işi sorup öğrenmeden yapmaya kalkışması kusurdur” olarak açıklaması da alanında bilgili kişilerden yardım alınmasının önemini hatırlatmaktadır. Bir konu hakkında yeterli araştırma ve okuma yapmadan fikir sahibi olup harekete geçmek yerine sorup, öğrenip, araştırıp ve okuyup öyle harekete geçmeliyiz. Bu konuda yapılmış bir araştırma sonuçları da Cahil Cesareti konusunda bildiklerimizi gözden geçirmemize neden olmaktadır. Sosyal Psikologlar Justin Kruger ve David Dunning'in, kendilerine 2000 yılında Nobel Ödülü kazandıran çalışmaları da oldukça ilgi çekicidir. Literatüre “Dunning-Kruger Etkisi”* olarak geçen teorileri ise özetle şöyle:
“Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır. Metin çözme, araç, gereç kullanma, oyun oynama gibi çeşitli alanlarda yapılan araştırmaların sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır:
¾ Niteliksiz insanlar, ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark etmezler.
¾ Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedirler.
¾ Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamakta da acizdirler.
Hatta aynı araştırmanın sonucunda niteliksiz insanların nitelikleri belli bir eğitim ile artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerini farkına varmaya başlarlar. Cahil Cesareti olgusu da cahil-alim, niteliksizlik veya niteliklilik konusunda düşüncelerimizi tekrar gözden geçirmemiz konusunda bize yol göstermektedir. Bugün bilgi sahibi olmadığı halde cahil cesareti ile olması gerekenden daha fazla yerde olanların bunu hak edip etmedikleri ise ayrı bir tartışma konusudur.
Kişisel görüşüm ise cahil cesareti ile hareket edenlerin nihayetinde yaptıkları işin verimli ve sağlıklı olmayacağıdır. Her halükarda cehaletle baş edecek olan kesinlikle emeğe ve bilgiye olan saygıdır.
Bir söz vardır; cahil her şeyi bilir, alim ise bazı şeyleri bilir. Cahil bilmediği halde biliyormuş gibi yapıp düşüncesizce hareket ederken alim ise bildiği konuda düşünerek hareket eder. Bilmiyorsa da öğrenmek için bir arayışa girer. Bizi özetleyen bir ifade olarak cahil-alim kıyaslaması yapıp insanları ve düşüncelerini küçümseme eğiliminde olmayacağız. Elbette herkes, ben ve siz dahil düşüncelerimizi özgürce ifade edebilmeliyiz.
Fakat bilmediğimiz konularda değil de bilgi sahibi olduğumuz konularda fikir sahibi olmalıyız. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan herkes hata yapmaya, yanlış kararlar almaya mahkumdur. Aldığı yanlış kararların neticesinde daha çok zarar ve maliyetle karşılaşma olasılığı daha yüksektir. Her şeyi bilemeyeceğimizi öğrendiğimiz zaman kendi sınırlarımız içerisinde daha başarılı olacağımızı düşünürüm. Bazı şeyleri bilebiliriz fakat bilmediğimiz konularda bilmediğimizi kabul edip bunu belirtmek gerekmektedir. “Bu konuda bilgi sahibi değilim” diyebilmek de önemli bir medeni cesarettir. Her konuda uzmanlık taslayan aslında hiçbir konuda uzman değildir.
Türk Dil Kurumu (TDK) da “Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıptır” atasözünü açıklarken bu konuya vurgu yapmıştır. TDK Güncel Türkçe Sözlükte “insanın her şeyi bilmemesi kusur değildir ama bilmediği bir işi sorup öğrenmeden yapmaya kalkışması kusurdur” olarak açıklaması da alanında bilgili kişilerden yardım alınmasının önemini hatırlatmaktadır. Bir konu hakkında yeterli araştırma ve okuma yapmadan fikir sahibi olup harekete geçmek yerine sorup, öğrenip, araştırıp ve okuyup öyle harekete geçmeliyiz. Bu konuda yapılmış bir araştırma sonuçları da Cahil Cesareti konusunda bildiklerimizi gözden geçirmemize neden olmaktadır. Sosyal Psikologlar Justin Kruger ve David Dunning'in, kendilerine 2000 yılında Nobel Ödülü kazandıran çalışmaları da oldukça ilgi çekicidir. Literatüre “Dunning-Kruger Etkisi”* olarak geçen teorileri ise özetle şöyle:
“Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır. Metin çözme, araç, gereç kullanma, oyun oynama gibi çeşitli alanlarda yapılan araştırmaların sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır:
¾ Niteliksiz insanlar, ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark etmezler.
¾ Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedirler.
¾ Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamakta da acizdirler.
Hatta aynı araştırmanın sonucunda niteliksiz insanların nitelikleri belli bir eğitim ile artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerini farkına varmaya başlarlar. Cahil Cesareti olgusu da cahil-alim, niteliksizlik veya niteliklilik konusunda düşüncelerimizi tekrar gözden geçirmemiz konusunda bize yol göstermektedir. Bugün bilgi sahibi olmadığı halde cahil cesareti ile olması gerekenden daha fazla yerde olanların bunu hak edip etmedikleri ise ayrı bir tartışma konusudur.
Kişisel görüşüm ise cahil cesareti ile hareket edenlerin nihayetinde yaptıkları işin verimli ve sağlıklı olmayacağıdır. Her halükarda cehaletle baş edecek olan kesinlikle emeğe ve bilgiye olan saygıdır.
doğu türkistan
Doğu türkistan'da ki müslüman türk kardeşlerimizin namusu dini zalim çin tarafından ayaklar altına alınıyor.
Doğu türkistan kan ağlıyor türkmenler kan ağlıyor.
Doğu türkistan kan ağlıyor türkmenler kan ağlıyor.

sivas'ta kırmızı civa yakalanması
bilhassa gizemli maddelere ilgisi bulunan insanların ilgisini çeken haberdir. kırmızı civa ve varlığı hakkında halen bir çok komplo teorisi bulunmaktadır. genelde nükleer silahlarda kullanılan bu maddenin Sivas'ta bir otomobilde yapılan aramada 10,5 gram halinde ele geçirildiği belirtilmiş. dünyanın en pahalı maddelerinden birisi olduğu için haber oldukça ilgi çekmiş durumda.

kaynak

kaynak
uzak durulması gereken insanlar
din tüccarları (allah ıslah etsin).
