Bugünkü performansı ile sneijder’i daha da çok özleten takım, takımım.
Olsun, her gün nasıl ki bir olmazsa, bu da aynı şey işte. Sendelemiş olabiliriz, toparlanmasını da biliriz.
seçmen
Ülkesini kendi adına yönetecek kişileri seçme hakkına sahip olan kişi. Ancak bu hak, sadece ileri demokrasiler için geçerli. Çünkü bizim ülkemizde seçimler, seçmenin istediği doğrultuda olmaz. Bizde seçmene 2-3 seçenek sunulur, bunlar arasında tercih yapması istenir. Seçeneklerinizin olması, özgür iradeniz olduğunu göstermez. Seçmene seçenek sunulması özgürlük değil, dayatmadır. Çünkü seçmen, seçeneğini kendi yaratmalıdır.
Bizim ülkemizi ele alalım:
Sosyal devlete inanan, muhafazakâr bir seçmen olduğunuzu düşünün. Muhafazakâr olduğunuz için ak partiyi düşünüyorsunuz ama zengini koruyan politikalarıyla partinin sosyal devlet anlayışı size uymuyor.
Ya da devletini seven bir solcusunuz. Solcu olduğunuz için chp uygun görünüyor ama yönetimdeki mandacı zihniyet ve organik bağ oluşturulan terör örgütü partisiyle olan sıkı ilişkiler, Atatürk'ün milliyetçilik ve devletçilik ilkesiyle çelişiyor.
Milliyetçilik demişken.. Varsayalım bu defa vatanına gönülden bağlı, milliyetçi bir kürtsünüz. Mhp çatısı altında "sen de bizim kardeşimizsin" diyorlar ama dahi anlamındaki ayrı yazılan "de" yaralıyor kalbinizi. Hiç bir zaman onlardan biri olamayacaksın doğduğun coğrafyadan ötürü.
İdeolojiyi bir kenara bırakıp, "ulen ekmek aslanın ağzında" diyerek rasyonalizme yanaşıyorsun. Bakıyorsun ki önünde iyi parti var. Hop! Amerikadaki fetöcü hainler bu partiye destek yağdırıyor sosyal medyadan..
Sağa sola bakınıyorsun, Ahmet hoca bakıyor "hay maşallah atom karınca" diyorsun ama meclis kürsüsündeki vallahlı billahlı bağlılık yemini geliyor gözünün önüne.. "kendi davasına ettiği yemini bozana güvenilmez" diye düşünüyorsun.
"Başka kim kaldı?" derken tonton bir gence dönüyor yüzün. Adamın ekonomi bilgisi de var, "hah bu!" derken fetöcü khk'lılara vaatlerde bulunarak, nato ve ab boyunduruğuna, imf prangasına sinyal çakarak o da kendini soğutuyor.
"Lan yok mu başka?" diyor seçmen, bulduğu tüm diğer alternatifler yüzde 1'i zor geçiyor.
Zaten seçim sistemi de aslen bir sistem sayılmaz. Çünkü kelimenin özündeki anlam, sonuç elde etmeye yarayan düzenler bütünü demek. Yani sonuç elde edemiyorsan, zaten buna sistem denmiyor. Seçmen tutup yüzde 0,1'lik bir partiye oy atma tercihini gerçekleştirse bile, meclis çatısı altında tercihinin sonucu görünmüyor. Bir baraj altında kaldığından, onun tercihi sanal seçenekler arasındaki yüzdelik dağılımdaki orana yansıtılıveriyor. Ne oldu? Bizim seçmen, seçemedi. E oy vermese? Suç. Boş oy atsa? Suç. Siyaset seçmene alternatif sunamıyor diye seçmen iradesini meclise yansıtamayacak mı? Otursun oturduğu yerde o da.. Kararsız, salak zaten canımı sıktı bgv
Bizim ülkemizi ele alalım:
Sosyal devlete inanan, muhafazakâr bir seçmen olduğunuzu düşünün. Muhafazakâr olduğunuz için ak partiyi düşünüyorsunuz ama zengini koruyan politikalarıyla partinin sosyal devlet anlayışı size uymuyor.
Ya da devletini seven bir solcusunuz. Solcu olduğunuz için chp uygun görünüyor ama yönetimdeki mandacı zihniyet ve organik bağ oluşturulan terör örgütü partisiyle olan sıkı ilişkiler, Atatürk'ün milliyetçilik ve devletçilik ilkesiyle çelişiyor.
Milliyetçilik demişken.. Varsayalım bu defa vatanına gönülden bağlı, milliyetçi bir kürtsünüz. Mhp çatısı altında "sen de bizim kardeşimizsin" diyorlar ama dahi anlamındaki ayrı yazılan "de" yaralıyor kalbinizi. Hiç bir zaman onlardan biri olamayacaksın doğduğun coğrafyadan ötürü.
İdeolojiyi bir kenara bırakıp, "ulen ekmek aslanın ağzında" diyerek rasyonalizme yanaşıyorsun. Bakıyorsun ki önünde iyi parti var. Hop! Amerikadaki fetöcü hainler bu partiye destek yağdırıyor sosyal medyadan..
Sağa sola bakınıyorsun, Ahmet hoca bakıyor "hay maşallah atom karınca" diyorsun ama meclis kürsüsündeki vallahlı billahlı bağlılık yemini geliyor gözünün önüne.. "kendi davasına ettiği yemini bozana güvenilmez" diye düşünüyorsun.
"Başka kim kaldı?" derken tonton bir gence dönüyor yüzün. Adamın ekonomi bilgisi de var, "hah bu!" derken fetöcü khk'lılara vaatlerde bulunarak, nato ve ab boyunduruğuna, imf prangasına sinyal çakarak o da kendini soğutuyor.
"Lan yok mu başka?" diyor seçmen, bulduğu tüm diğer alternatifler yüzde 1'i zor geçiyor.
Zaten seçim sistemi de aslen bir sistem sayılmaz. Çünkü kelimenin özündeki anlam, sonuç elde etmeye yarayan düzenler bütünü demek. Yani sonuç elde edemiyorsan, zaten buna sistem denmiyor. Seçmen tutup yüzde 0,1'lik bir partiye oy atma tercihini gerçekleştirse bile, meclis çatısı altında tercihinin sonucu görünmüyor. Bir baraj altında kaldığından, onun tercihi sanal seçenekler arasındaki yüzdelik dağılımdaki orana yansıtılıveriyor. Ne oldu? Bizim seçmen, seçemedi. E oy vermese? Suç. Boş oy atsa? Suç. Siyaset seçmene alternatif sunamıyor diye seçmen iradesini meclise yansıtamayacak mı? Otursun oturduğu yerde o da.. Kararsız, salak zaten canımı sıktı bgv
kalamış
bildiğim kadarıyla, müzik tarihimizde ayrı bir ekole imza atmış değerli bestecimiz münir nurettin selçuk'un en sevdiğim eseri.
Yok başka yerin lûtfu ne yazdan ne de kıştan
Bir tatlı huzur almaya geldim Kalamış'tan
Yok zerre teselli ne gülüşten ne bakıştan
Bir tatlı huzur almaya geldim Kalamış'tan
İstanbul'u sevmezse gönül aşkı ne anlar
Düşsün suya yer yer erisin eski zamanlar
Sarsın bizi akşamda şarap rengi dumanlar
Bir tatlı huzur almaya geldik Kalamış'tan
Fethettiniz ay parlayarak sen gülerekten
Gündüz koya sen gel gece kalsın aya nöbet
Ses çıkmıyor artık ne kürekten ne yürekten
Emret güzelim istediğin şarkıyı emret
Bir tatlı huzur almaya geldik Kalamış'tan
Yok başka yerin lûtfu ne yazdan ne de kıştan
Bir tatlı huzur almaya geldim Kalamış'tan
Yok zerre teselli ne gülüşten ne bakıştan
Bir tatlı huzur almaya geldim Kalamış'tan
İstanbul'u sevmezse gönül aşkı ne anlar
Düşsün suya yer yer erisin eski zamanlar
Sarsın bizi akşamda şarap rengi dumanlar
Bir tatlı huzur almaya geldik Kalamış'tan
Fethettiniz ay parlayarak sen gülerekten
Gündüz koya sen gel gece kalsın aya nöbet
Ses çıkmıyor artık ne kürekten ne yürekten
Emret güzelim istediğin şarkıyı emret
Bir tatlı huzur almaya geldik Kalamış'tan
haksızlık
ZUlme/haksızlığa ses çıkarmayan dilsiz Şeytandır. Haklıysan kimseye boyun eğmeyeceksin.
hakan ergün
genç bir anadolu rock sanatçısı. en son gibi gibiyim cover çalışması ile hızlı bir çıkış yakalamıştır.
başarılar dilerim.
başarılar dilerim.
yüceltmek
Yükseltmek, yüce bir duruma getirmek
acınacak
Üzüntü duyulacak, merhamet edilecek
kondisyon
Şart, durum anlamlarında bazı terimlerde kullanılır.
haklıyken özür dileyen insan
Bazen tamam der insan inandığın için değil yorulduğun için
head and shoulders
Kepeği önlenmesiyle ünlenmiş amerikan menşeili şampuan.
