Ben küçükken bahçemizde genelde oturduğumuz yerin hemen yanından tarlalara küçük bir su akardı. Bir gün yine oturuyoruz dayımlarda var. Baktım suyun üstünde bir karınca akıntıya kapılmış gidiyor. İçimdeki lanetli ses onu ordan çıkarıp öldür dedi. Bende hemen harekete geçtim. Meğer dayım beni izliyormuş. Karıncayı incitmeden bi yaprakla alıp sudan çıkardım. Sabırsız dayım biraz dursa yeğenini tanıyacaktı ama sabredemedi ve sesli bir şekilde, aferin yeğenime merhametli yeğenim gibi bir şeyler söyledi. Tabi bütün gözler takdirle bana döndü ve günün kahramanı ilan edildim (!). Ama sonrası yok öldürmüşte olabilirim zavallıyı. Allah affetsin..
Mutluluktan ve eğlenceden korkma durumu.
Gerçekten mutlu olmaktan korkar olduk. Birileri gelip, çomak sokma eylemini gerçekleştirecek diye...
Sanırım bu durum bende var gibi... Herhalde bgv
Özellikle Hacettepe Üniversitesi yönetimi bu Türkçe karşılığın kullanılmasına çok dikkat eder ve bütün resmi belgelerde yerleşke kelimesini tercih eder.
Çocukları bir yerlerde unutmak. 10 yaş civarındaydım, köye gitmiştik eve dönüleceği sırada bakkalda olduğumdan yokluğumu fark etmeyip gitmişler. Hatırlıyorum da annem benden daha çok üzülmüştü.